Haber dosyasını indirin
İndir
İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız, Zîlan Katliamı’nın yıl dönümünde yaptığı açıklamada, “Adalet, hakikat ve toplumsal barış adına devlet yetkililerini bu tarihî sorumlulukla yüzleşmeye davet ediyoruz.” dedi.
İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız, 1930 yılında Zîlan Deresi’nde yaşanan ve binlerce kişinin katledildiği Zîlan Katliamı’nın yıl dönümüne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Zîlan Katliamı başta olmak üzere geçmişte yaşanan acı olaylarla yüzleşilmesi ve mağdurlardan özür dilenmesi çağrısında bulunuldu.
“Kadın, çocuk, yaşlı ayrımı gözetilmeksizin
ağır can kayıpları meydana gelmiştir”
13 Temmuz 1930’da Van’ın Erciş ilçesi sınırlarında
bulunan Zîlan Deresi’nde, binlerce Kürt sivilin hayatını kaybettiği trajik
hadiselerin yaşandığı hatırlatılan açıklamada, “Ferik Salih Omurtak
komutasındaki 9. Kolordu tarafından yürütülen askerî harekât, dönemin Bakanlar
Kurulu tarafından alınan 8692 sayılı karar doğrultusunda gerçekleştirilmiş; çok
sayıda köy tahrip edilmiş, insanların mallarına el konulmuş ve kadın, çocuk,
yaşlı ayrımı gözetilmeksizin ağır can kayıpları meydana gelmiştir.” denildi.
Dönemin basınında yer alan haberlerin de yaşananların
vahametini gözler önüne serdiğine dikkat çekilen açıklamada, “Cumhuriyet
gazetesinin 16 Temmuz 1930 tarihli nüshasında kullanılan ‘Zîlan Deresi ağzına
kadar ceset dolmuştur’ ifadesi, hafızalarda derin iz bırakan bu acı hadisenin
boyutunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir.” ifadeleri yer aldı.
“Tarihî yüzleşmenin gerçekleştirilememesi,
adalet arayışını canlı tutmaktadır”
Zîlan’da yaşananların yalnızca bir askerî operasyon
olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanan açıklamanın devamında, şöyle denildi:
“Bu hadiseler, Cumhuriyet’in ilk yıllarında uygulanan
inkâr, asimilasyon ve olağanüstü güvenlik politikalarının yol açtığı ağır insan
hakları ihlallerinin en acı örneklerinden biri olarak toplumsal hafızadaki
yerini korumaktadır. Aradan 96 yıl geçmiş olmasına rağmen bu olaylarla ilgili
hakikatin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik beklentiler karşılanmış
değildir. Resmi arşivlerin bütünüyle araştırmacılara açılmaması, yaşanan
mağduriyetlerin giderilmesine yönelik kapsamlı adımların atılmaması ve tarihî
yüzleşmenin gerçekleştirilememesi, adalet arayışını canlı tutmaktadır.”
“Devlet yetkililerini bu tarihî sorumlulukla
yüzleşmeye davet ediyoruz”
Toplumsal barışın güçlenmesi ve ortak geleceğin güven
içinde inşa edilebilmesi için geçmişte yaşanan acılarla yüzleşilmesi gerektiği
belirtilen açıklamada, “Bu vesileyle Zîlan’da hayatını kaybeden bütün
mazlumları rahmetle yâd ediyor; adalet, hakikat ve toplumsal barış adına devlet
yetkililerini bu tarihî sorumlulukla yüzleşmeye davet ediyoruz.” ifadelerine
yer verildi.
Önemli Gelişmeler
Zîlan Katliamı ile yüzleşilmeli July 13, 2026
