Haber dosyasını indirin
İndir
Parti Sözcümüz Serkan Ramanlı, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında borsada patlak veren yatırım fonu krizine ilişkin ekonomi yönetimine “Trilyonluk fon piyasasındaki bu riski neden önleyemediniz?” sorusunu yöneltti.
Parti Sözcümüz ve Batman Milletvekilimiz Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında; borsada yaşanan fon krizine, okul kantinlerindeki denetim eksikliğine, Afganistan-Pakistan gerilimine ve Yemen'deki çatışmalara dair değerlendirmelerde bulundu.
"İşlemleri
durdurulan 223 fonun toplam büyüklüğü yaklaşık 1,1 trilyon lira”
Türkiye’de yatırım fonları üzerinden borsada
yaşanan gelişmelerin ciddi bir denetim ve güven sorununu ortaya çıkardığını
belirten Ramanlı, "7 portföy yönetim şirketine ait 223 fonun işlemleri
durdurulmuş, 131 fon için tasfiye süreci başlatılmıştır. İşlemleri durdurulan
223 fonun toplam büyüklüğü yaklaşık 1,1 trilyon liraya, tasfiye kapsamındaki
fonların büyüklüğü ise yaklaşık 826 milyar lira düzeyindedir. Bu tablo,
meselenin boyutunu açıkça ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.
“Ekonomi
yönetimini güçlü yapısal tedbirleri almaya çağırıyoruz”
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK)
açıklamalarına göre, düşük dolaşımlı hisselerdeki ekonomik gerçeklikle
açıklanamayacak fiyat hareketlerinin 2025’in son çeyreğinde gözlemlendiğini ve
konunun 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nin gündemine geldiğini
hatırlatan Ramanlı, "Neden daha erken ve etkili tedbirler alınmadı? Küçük
esnafın en küçük vergi yükümlülüğünü dahi kılı kırk yararak denetleyen ekonomi
yönetimi, trilyonluk fon piyasasındaki bu riski neden önleyemedi? Ekonomi
yönetimini şeffaf bir inceleme yapmaya, sorumluları tespit etmeye ve piyasayı
güvenli hale getirecek güçlü yapısal tedbirleri almaya çağırıyoruz."
şeklinde konuştu.
"Okul
kantinlerinde öncelik kâr değil, çocukların sağlığı olmalıdır"
Okul kantinlerinin ticari bir işletme
mantığıyla yönetilemeyeceğini vurgulayan Ramanlı, kantinlerde temel ölçütün
çocukların sağlığı ve güvenliği olması gerektiğini ifade etti. Ekonomik krizin
ailelerin alım gücünü düşürdüğünü belirten Ramanlı, "Bir öğrenci
teneffüste sağlıklı bir gıdaya ulaşabilirken başka bir öğrencinin bunu
alamaması, eğitim ortamında göz ardı edilmemesi gereken bir fırsat
eşitsizliğidir. Dar gelirli öğrencilerin sağlıklı beslenmeden mahrum kalmaması
için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ücretsiz veya destekleyici sağlıklı okul
öğünü gibi modeller yaygınlaştırılmalıdır." dedi.
“Türkiye’nin
Afganistan İslam Emirliği yönetimini resmî olarak tanıması, bölgesel barışa
katkı sunacaktır”
Türkiye’den Afganistan İslam Emirliği’ne
gerçekleştirilen üst düzey ziyaretin bölgesel iş birliği açısından memnuniyet
verici olduğunu belirten Ramanlı, “Bu temasların Afgan halkının yaşadığı insanî
ve ekonomik krizlerin kalıcı olarak aşılmasına zemin oluşturmasını ümit
ediyoruz. Özellikle Batılı ülkelerce bloke edilen Afganistan varlıklarının
iadesi konusunda uluslararası toplum nezdinde aktif bir diplomatik girişime
ihtiyaç vardır. Türkiye’nin bu konuda etkin bir rol üstlenmesi ve Afganistan
İslam Emirliği yönetimini resmî olarak tanıması, bölgesel barış ve kalkınmaya
önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
“Türkiye,
iki İslam ülkesi arasındaki sorunların çözümü için arabulucu olarak inisiyatif
almalıdır”
Afganistan-Pakistan
hattında tırmanan gerilime de değinen Ramanlı, Türkiye'nin Pakistan ile olan
Mekke Savunma İttifakı ilişkilerinin arabuluculuk rolünü gölgelememesi
gerektiğini belirterek, "Türkiye, tarihsel ve kardeşlik bağlarına yakışır
şekilde, bloklaşmaların veya bölgesel ittifakların sınırlandırıcı etkisinden
uzak durarak, birbirine komşu iki İslam ülkesi arasındaki sorunların çözümü
için yapıcı, adil ve aktif bir arabulucu olarak inisiyatif almalıdır.
Türkiye’nin diplomatik gücünü ve tarihsel sorumluluğunu kullanarak bölge barışı
için daha cesur, yapıcı ve doğrudan adımlar atmasını bekliyoruz.” çağrısında
bulundu.
"Yemen’in
sorunları dış müdahalelerle değil, diyalogla çözülmelidir"
Yemen'deki çatışmalara ilişkin artan bilgi
kirliliği ve dezenformasyona dikkat çeken Ramanlı, yeni cepheler açılmasının
Yemen halkının yaşadığı insani krizi daha da derinleştireceğini söyledi.
Ramanlı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugün ihtiyaç duyulan şey, 2023 sonunda şekillenen ateşkes ve siyasi
çözüm iradesine yeniden dönülmesidir. Yemen’in siyasi ve güvenlik sorunları dış
müdahalelerle değil, Yemenli tarafların kendi aralarında yürüteceği kapsayıcı
diyalog ve müzakere süreciyle çözülmelidir. Türkiye, bölge ülkeleriyle
geliştirdiği diplomatik ilişkilerden yararlanarak aktif bir kolaylaştırıcılık
rolü üstlenmelidir."
Önemli Gelişmeler
Çocuklarımızı şiddete iten sebepler araştırılmalı September 22, 2026
