Haber dosyasını indirin
İndir
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, Siirt’te yaptığı açıklamada bu yıl rekoltenin yüksek olmasına rağmen çiftçinin mağdur olduğuna dikkat çekerek, “Çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV alınmamalı” çağrısı yaptı.
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Siirt'te sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, kanaat önderleri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu; ekonomi, tarım, Kürt meselesi, siyonist işgal rejiminin Gazze'deki soykırımı ve uyuşturucu ile mücadele konularında önemli mesajlar verdi.
Konuşmasının başında Girne-Mersin seferini yaparken batan
feribotta hayatını kaybeden 8 kişi ve kaybolan 26 kişi ile Batman'daki yangında
vefat eden 3 vatandaş için taziye temennilerinde bulunan Yapıcıoğlu, kayıpların
bir an önce bulunması için dua ettiklerini belirtti.
"Siirt'in
ulaşımdan işsizliğe acil çözüm bekleyen sorunları var"
Halkın gündeminin ilk sırasında ekonomi, geçim sıkıntısı,
yüksek kiralar ve düşük asgari ücretin yer aldığını belirten Yapıcıoğlu, Siirt
özelindeki sorunlara da geniş yer ayırdı.
Siirt'teki işsizlik oranının Türkiye ortalamasının üzerinde
olduğuna dikkat çeken Yapıcıoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Çarpık kentleşme
ve kentsel dönüşümle alakalı Siirt'te sorun biraz daha ciddi ve acil. Siirt
Havaalanı bir yıla yakındır kapalı. Bakım onarım bitti bitecek denilerek birkaç
defa ertelendi, şimdi eylül ayında açılması bekleniyor. Umarım bu sefer ertelenmez.
Öte yandan her geçen gün araç sayısı artarken yollarımızın genişliği bunu
kaldırmıyor, özellikle resmi kurumların ve çarşının bulunduğu yerlerde ciddi
otopark sıkıntısı yaşanıyor. Biz icra makamı değiliz ancak memleketin
sorunlarını tespit edip çözüm önerilerimizle birlikte yetkili makamlara
ulaştırma misyonumuz var. Siirtli hemşehrilerimize böyle bir borcumuz olduğuna
inanıyoruz."
"Şiddet ortamından en çok bu bölgenin insanı
zarar gördü"
40 yılı aşkın süredir devam eden şiddet olayları ile yüz
yıla yakın süredir çözüm bekleyen Kürt meselesinde önemli dönemeçlerin
geçildiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, Meclis'te 467 oyla kabul edilen yasaya HÜDA
PAR olarak destek verdiklerini hatırlattı.
Yapıcıoğlu konuşmasının devamında, "Ümidimiz odur ki
inşallah bu saatten sonra bir daha silahlar tekrar devreye girmez, silahlar
susar ve kardeşlik konuşur. 40 yılı aşkın süredir devam eden şiddet ortamından
en çok bu bölgenin insanı zarar gördü. İşin iki farklı veçhesi hep dile getirildi;
terörsüz Türkiye ve iç cephenin tahkimi. Biz buna 'PKK'nın tasfiyesi ve
kardeşlik hukukunun yeniden tesisi' dedik. Daha önce sadece edebiyatı yapılan
kardeşliğin, inşallah bu aşamadan sonra hukuku tesis edilecektir. Çevremiz
kaynayan bir kazan; farklılıklarımızı kullanarak bizi kışkırtan küresel şer
odaklarına alan bırakmamak adına, Malazgirt ruhuyla, adalet temelinde kendi
sorunlarımızı çözüp kardeşliğimizi sağlam bir zemine oturtmak zorundayız."
şeklinde konuştu.
"Gazze'de
uçurtma uçuran çocuklar siyonistlere tehdit sayılıp engelleniyor"
İslam ümmetinin içinde bulunduğu dağınıklığın Gazze'deki
soykırıma zemin hazırladığını belirten Yapıcıoğlu, kurulan uluslararası barış
kurullarının ikiyüzlülüğünü sert sözlerle eleştirdi. Günde 600 kamyon yardım
girmesi gerekirken bu sayının 150'ye düşürüldüğünü ve Gazze'ye tek bir inşaat
malzemesinin sokulmadığını ifade eden Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:
"Gazze yıkılmış durumda ve soykırım devam ediyor. Savaş
uçaklarının masumların üzerine bomba yağdırması herhangi bir güvenlik tehdidi
oluşturmuyor, zira orada ölenler Müslüman çocuklar. Onların kanı ucuzdur,
ölüyorlarsa ölsünler diyorlar. Ancak o daracık şeritte çocukların kağıttan
uçurtma uçurması siyonistlerin güvenliğini tehdit ediyormuş. Barış kurulu,
uçurtma uçurulmasının engellenmesini istiyor. Bu olay bile ümmet olarak
vahdetimizi sağlama konusunda ne kadar acele etmemiz gerektiğine dair çok ciddi
bir uyarıdır."
"Siyonist işgal
rejiminin sıradaki hedefi Türkiye'dir"
Siyonistlerin saldırganlıklarına dikkat çeken Yapıcıoğlu,
Türkiye'nin açık bir hedef haline geldiğini vurguladı:
"Düşman bizim kafamıza vura vura 'Dağınık olduğunuz
müddetçe hiçbir şey yapamayacaksınız ve sonunda birer birer hepinizi hedef
haline getireceğiz' diyor. Nitekim niyetlerini gizleme ihtiyacı da
hissetmiyorlar. Siyonist yönetimin en yetkilileri, Filistin, Lübnan, Suriye,
Katar, İran ve Irak'tan sonra sırada Türkiye'nin olduğunu söylüyorlar. Eğer
fırsat bulurlarsa bunu yapacaklarından kimsenin şüphesi olmasın. Biz dağınık
olduğumuz müddetçe bizi hedefe koyup saldırma cüretini gösterecekler."
"Faiz bütün
iktisadi hastalıkların temelidir"
Hükümetin ekonomi ve faiz politikalarına yönelik uyarılarda
bulunan Yapıcıoğlu, enflasyonla mücadelenin yanlış bir zeminde yürütüldüğüne
dikkat çekti.
Fiyatların artış sebebinin talep fazlalığı değil, üretim
maliyetleri olduğunu belirten Yapıcıoğlu, "Merkez Bankası politika faizini
kademeli olarak %50'ye çıkardı. Amaç piyasadaki parayı çekip talebi kısmaktı.
Ancak maliyetten kaynaklı bir enflasyon varken talebi kısarsanız esnafı
batırırsınız, üretimi azaltırsınız. Nitekim %30-40 bandındaki enflasyon faiz
artışından sonra %170'lere kadar çıktı. Şimdi tekrar %32 bandında 'yapışkan
enflasyon' olarak kaldı, el frenini çekti ve aşağı inmiyor. Ekonomi yönetimine
çağrımızdır: Bu politikanızı gözden geçirin. Yüksek faiz beladır. Faiz sadece
enflasyonun değil, işsizliğin ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin de
sebebidir. Kapitalist teorinin dayattığı bu faiz politikasından bir an önce
vazgeçmemiz gerekir." değerlendirmesinde bulundu.
"Uyuşturucuya
bulaşan kamu görevlisine katlanarak ceza verilmeli"
Uyuşturucu ile mücadelenin mevcut yasalarla ağır aksak
ilerlediğini belirten Yapıcıoğlu, daha caydırıcı cezalar için Meclis'e kanun
teklifi verdiklerini hatırlattı.
Özellikle suça bulaşan kamu görevlileri için özel düzenleme
istediklerini belirten Yapıcıoğlu, "Eskilerin bir sözü vardır; hırsız
evden olursa kapı kilit tutmaz. Eğer kamu görevlileri arasında bu suça
bulaşanlar varsa mutlaka ibret olsun diye cezasının katlanarak verilmesi
gerekir. Gençlerimizi uyuşturucu baronlarının tuzaklarından kurtarmak için acil
adımlar atılmalıdır." ifadelerini kullandı.
"Çiftçinin
kullandığı mazottan ÖTV alınmamalıdır"
Tarım sektöründeki sıkıntılara da değinen Yapıcıoğlu, bu yıl
rekoltenin yüksek olmasına rağmen tarladaki fiyatlar ile market rafları
arasındaki uçurumun çiftçiyi mağdur ettiğini söyledi.
Gıda fiyatlarının düşmesi için üreticinin desteklenmesi
gerektiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, "Deniz araçlarında kullanılan mazottan
ÖTV alınmıyor. Çiftçilerden de alınmamalı. Ayrıca mevzuata göre milli
gelirimizin %1'inin çiftçiye destek olarak ayrılması gerekirken, şu an dörtte
biri oranında destek veriliyor. Vatandaşın ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşması bir
haktır ve bu hakkı temin etmek devletin yükümlülüğüdür" diyerek sözlerini
tamamladı.
Yapıcıoğlu, Siirt
Valisi Kemal Kızılkaya'yı ziyaret etti
Basın toplantısının ardından Siirt İl
Başkanlığımızda yeni üyelerle bir araya gelen Yapıcıoğlu, daha sonra Siirt
Valisi Kemal Kızılkaya'yı ziyaret ederek kentin gündemine ilişkin
değerlendirmelerde bulundu. Yapıcıoğlu, Siirt Emlakçılar ve Müteahhitler
Derneği'ni de ziyaret ederek dernek üyeleriyle sohbet etti.





