Adına kayıtlı herhangi bir mesken bulunmayan vatandaşların konut edinimde tapu harcından muaf tutulmasına dair kanun teklifimiz

GENEL GEREKÇE

Anayasanın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan "sosyal devlet" ilkesi, devletin toplumdaki ekonomik ve sosyal açıdan zayıf kesimleri korumasını, gelir dağılımındaki adaletsizlikleri gidermesini ve vatandaşlarına insanca bir yaşam düzeyini garanti etmesini şart koşar. Sosyal devletin en somut tezahür alanlarından biri de kişilerin barınma ihtiyacının güvence altına alınmasıdır.

Anayasa'nın " Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5. maddesi; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamayı, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmayı devletin temel ödevi olarak saymıştır.

Bu doğrultuda Anayasa'nın "Konut Hakkı" başlıklı 57. maddesi; "Devlet, şehirlerin özelliklerini ve Çevre şartlarını gözeten bir planlama sınırları içinde, konut ihtiyacım karşılayacak tedbirleri alır...” hükmünü amirdir. Bu hüküm devlete sadece yeni konut yapma veya edindirme yükümlülüğü yüklememekte; aynı zamanda kişinin barınma ihtiyacım karşılayan meskenini, ağır mali yükler veya vergi baskısı sebebiyle kaybetme ya da geçim sıkıntısına düşme riskine karşı koruma sorumluluğu da vermektedir.

Öte yandan, Anayasa'nın "Vergi Ödevi" başlıklı 73. maddesinde yer alan "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.” ilkesi uyarınca; vergilendirmede "ödeme gücü" ve "sosyal adalet” esas alınmalıdır.

Mevcut Emlak Vergisi Kanununda, tek meskene sahip muhtaç, emekli, dul ve yetimler gibi belirli kesimlere sıfır oranlı emlak vergisi imkânı tanınmış olsa da; tek bir meskende fiilen ikamet eden veya birden fazla meskene sahip olmakla birlikte barınma ihtiyacını tek bir mesken üzerinden karşılayan vatandaşlarımız bu muafiyetten yararlanamamaktadır.

Ticari bir kazanç elde etme amacı taşımayan, tamamen asgari yaşam standardı ve barınma hakkı kapsamında kullanılan brüt 200 m2'yi geçmeyen tek meskenlerin vergilendirilmesi, adaletli vergilendirme ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Kanun Teklifi ile; tek meskene sahip olanların brüt 200 m2'yi geçmeyen bu meskenleri ile, birden fazla meskene sahip olanların fiilen ikamet ettiklerini beyan ve tevsik ettikleri brüt 200 m2'yi geçmeyen tek meskenleri emlak vergisinden muaf tutulmaktadır.

Düzenlemeyle; düşük ve orta gelirli vatandaşlarımızın en temel ihtiyacı olan barınma hakkının kullanılmasının desteklenmesi ve vergi yükünün adaletli dağılımının temini amaçlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE I-Madde ile barınma ihtiyacını karşılayan, brüt yüzölçümü 200 m2 'yi geçmeyen tek meskene sahip olanların bu meskeni ile birden fazla meskene sahip olanların fiilen ikamet ettiklerini beyan ve tevsik ettikleri brüt yüzölçümü 200 m2 'yi geçmeyen tek meskeni emlak vergisinden muaf tutulmaktadır. Böylece konut edinme hakkının kullanılması desteklenmekte ve söz konusu vergilendirmede sosyal amacın dikkate alınması sağlanmaktadır.

MADDE 2- Yürürlük maddesidir.

MADDE 3- Yürütme maddesidir.

1319 SAYILI EMLAK VERGİSİ KANUNUNDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE I- 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları” ibaresinden sonra gelmek üzere "ile brüt yüzölçümü 200 m2 'yi geçmeyen tek meskene sahip olanların bu meskeni” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

”aa) Brüt yüzölçümü 200 m2 'yi geçmeyen tek meskene sahip olanların bu meskeni ile birden fazla meskene sahip olanların fiilen ikamet ettiklerini beyan ve tevsik ettikleri brüt yüzölçümü 200 m2 'yi geçmeyen tek meskeni.”

MADDE 2-Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3-Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Çerez Politikası

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.