İç Gündem Değerlendirmesi (14.05.2019)

Partimizin 14 Mayıs 2019 tarihli iç gündem değerlendirmesi;

/ GÜNDEM DEĞERLENDİRMELERİ / Küçült | Büyüt

Genel Merkezimiz tarafından yapılan iç gündem değerlendirmesinde; işsizlik ve enflasyon, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi, barış ve ibadet ayı Ramazan ile süresiz nafaka zulmü konuları ele alındı.

İŞSİZLİK VE ENFLASYON

Türkiye’nin toplam kırmızı et üretimi, yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre %16,5 oranında düştü. Et üretiminin bu oranlarda düşmesi, Türkiye’de halkın alım gücünün bir yıl içinde ne kadar zayıfladığını ve hayvancılığın ne kadar gerilediğini ortaya koyması açısından önemlidir.

Ekonomik kriz, her gün daha da büyüyor. İşsizlik ve hayat pahalılığında rakamlar alarm noktasını aşmış bulunmaktadır. En tehlikelisi de ikisinin birlikte yükselmesidir. Ekonomik krizin bu iki canavarını besleyen temel faktör ise; üretememedir. Dışa bağımlılık, istihdamın bitmesi, üreten kuruluşların da kepenk kapatması ekonominin açmazlarıdır. Bunun için dışa bağımlılıktan kurtulmak ve kalıcı çözümler üretmek gerekir. Tarım ve hayvancılığın ölmesinin en önemli nedeni; çok yüksek girdi maliyetleridir. Bu noktada etkin adımlar atılmalıdır. Yüksek enflasyonun çok çeşitli sebepleri olmakla beraber, üretim aşamasındaki yüksek maliyetler, bunların en önemlilerinden bir tanesidir. Öyleyse bu hususa odaklanılmalı, üretici kesimin yükü hafifletilmelidir. Unutulmamalıdır ki üretici enflasyonu da er veya geç tüketiciye yansımaktadır. Derinleşen sıkıntılardan kurtulmak için sıradanlığın ötesinde, topluma güven verecek adımlara ihtiyaç vardır.

İSTANBUL SEÇİMLERİNİN YENİLENMESİ

YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin iptali yönündeki kararı ile seçimlerin 23 Haziran’da yenilenmesi kesinleşmiştir. İptal başvurusunda bulunan siyasi bileşenler ile iptali haksızlık olarak değerlendiren diğer bileşenler arasında yaşanan tartışmalar ve karşılıklı suçlamalar, öyle anlaşılıyor ki seçim gününe kadar devem edecektir.

İptal kararının tartışılan hukukilik niteliği ile seçimlerin şaibeli olup olmaması hususları her ne şekilde olursa olsun verilen kararın bağlayıcılığı ve seçimlerin tekrarlanacak olması, toplumu kamplaşmaya itecek söylem ve tavırların bundan sonra gereksiz olduğunu ortaya koymaktadır.

İptal kararı üzerine tarafların suçlayıcı söylemleri, alışılagelen siyaset geleneği açısından belli bir noktaya kadar anlaşılabilir. Ancak söz konusu suçlama ve tartışmaların kendi mecrasından çıkarılarak durumdan vazife çıkarma girişimleri ve bunun uluslararası bir baskıya dönüştürülmesi, durumu içinden çıkılmaz bir hale sokmaktadır.

Özellikle dışarıda bulunan ve normalde hiçbir siyasi partiyle ilişkileri bulunmayan kimi şaibeli çevrelerin yaşanan tartışmaları alevlendirme girişimleri ve kimi ülkelerin yanısıra malum elçiliklerin müdahale anlamına gelen açıklamaları, kamuoyunun daha fazla kamplaşmasına ve gerilmesine sebebiyet vermektedir.

Tarafların toplumu geren ve taraf tutmaya zorlayan söylem ve davranışlardan bir an önce uzaklaşması gerekir. Hakkaniyet ve özgür iradenin tecelli edeceği adil ve şeffaf bir seçimin gerçekleşmesi durumunda bütün şaibeler ve hukuksuzluk iddiaları bitecektir. Bunun sağlanabilmesi için taraflar üzerlerine düşeni yapmalı, sağduyu, kardeşlik ve sühuletin sağlanmasına odaklanmalıdır.

RAMAZAN AYI BARIŞ VE İBADET AYI OLSUN

Barış, kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan ayının içinde bulunmaktayız. Bu ay öyle bir aydır ki farklılıklar, ayrılıklar, gayrılıklar bir aylığına da olsa ortadan kalkar.

Yurtiçinde ve yurtdışında genel anlamda İslam ümmeti olarak yaşadığımız sorunlar, karmaşalar, iç çatışmalar, ihtilaflar ve kaybolan birlik, dirlik ile beraberliğin yeniden tesisi için Ramazan ayının sosyal, siyasal ve manevi iklimine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız. Ülke olarak siyasi, ekonomik, sosyal, manevi ve ahlaki birçok sorun ve sıkıntı ile karşı karşıyayız. Seçim süreçlerinin, siyasi ve sosyal farklılıkların ciddi bir şekilde suiistimal edildiği, sağlıksız bir zeminde tartışıldığı bir ülkede yaşıyoruz.

İstiyoruz ki bu rahmet iklimi; toplumumuzun manevi sorunlarına çare olacak, bireysel ve toplumsal kırgınlık ve küskünlükleri bir tarafa bırakacak, kardeşlik bağlarını bu manevi atmosfere uygun olarak yeniden inşa edecek bir vesile olsun. Siyasi ve sosyal aktörlerin buna katkıda bulunmalarını ve Ramazanın ruhunu incitmemelerini temenni ediyoruz.

SÜRESİZ NAFAKA ZULMÜ

2001 yılında kabul edilen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda nafakaya dair yer alan ve toplumumuzun yapısı, inancı ve değerleri ile uyuşmayan düzenlemeler tartışılmaya devam etmektedir. Feminizm gibi toplumun kimyasını bozan anlayışları teşvik eden bu kanunun uygulamasına göre boşanmış kadın, yeni bir evlilik yapmadığı veya sigortalı bir şekilde çalışmadığı müddetçe boşandığı eşinden ömür boyu nafaka alma imkânına sahiptir.

Ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları göz ardı edilerek yapılan düzenleme, nafakasını ödeyemeyen birçok erkeği hapis cezası, ağır borç yükü ve maddi gelir yetersizliği sebebiyle bir daha evlenememe gibi durumlarla yüz yüze bırakmaktadır. Aldatma, gayrı meşru ilişki gibi sebeplerle bozulan evlilik akdinde dahi kusurlu tarafa nafaka verilmesi toplumsal ve ahlaki normlarla çelişmektedir. Aynı zamanda bir gelir kapısı olarak görülmeye başlanan uygulama, evlilik kurumunun esasında yer alan aile bireylerinin bir birine olan bağlılığını ve sadakati temelden sarsmaktadır. Kadını boşanmaya teşvik eden süresiz nafaka zulmü, toplumsal huzurun tesisi için sona erdirilmeli, aileyi parçalayıcı değil, aile bütünlüğünü koruyacak bir şekle kavuşturulmalıdır.

Medeni kanunun ve Aileyi koruma kanunun yanısıra; Aile ve sosyal Politikalar Bakanının dahi sınırsız nafaka düzenlemesini ısrarla savunması, Türkiye’de aile kurumunun ne kadar sahipsiz kaldığını ortaya koymaktadır. Toplumumuzun geleceği için bu yasaya el atılmalı ve salt kadını değil, aile bütününü koruyacak bir statüye kavuşturulmalıdır. Yapılacak olan yeni bir düzenlemede evliliğin bozulmasındaki etkenler, tarafların sağlık ve sosyal yaşam koşulları iyi incelenmeli, aile bütünlüğünün korunması esas alınmalıdır.

HÜDA PAR GENEL MERKEZİ

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI