Gündem Değerlendirmesi (03.08.2021)

Genel Merkezimizin 3 Ağustos 2021 tarihli gündem değerlendirmesi

/ GÜNDEM DEĞERLENDİRMELERİ / Küçült | Büyüt

KONYA KATLİAMI BÜTÜN YÖNLERİYLE BİR AN ÖNCE AYDINLATILMALIDIR

30 Temmuz 2021 tarihinde Konya’nın Meram ilçesinde Dedeoğlu ailesine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıda aynı aileden dördü kadın 7 kişi hunharca katledildi. Dedeoğlu ailesi, 12 Mayıs 2021 tarihinde de bir grup tarafından saldırıya uğramış, 6 kişi yaralanmıştı. Olayın faillerinin bir kısmı kısa süreliğine tutuklanmış, ardından ikisi hariç diğerleri serbest bırakılmıştı. Zulmen katledilen vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına, sevdiklerine ve bütün halkımıza sabırlar diliyoruz. Menfur saldırıyı ve faillerini şiddetle kınıyoruz.

Katliamın asıl sebepleri, adli ve idari makamlar tarafından kamuoyunu tatmin edecek yeterlilikte ortaya konulamamıştır. Bunu fırsat bilen bazı çevreler, birtakım iddia ve emarelerden yola çıkarak katliam hadisesinin tamamen etnik çatışmadan kaynaklandığını farklı platformlar üzerinden dile getirerek süreci provoke etmeye çalışmaktadır. Ülkenin etnik boyutlu gerginliklere sürüklenmemesi için olayın çok hızlı bir şekilde ve bütün yönleriyle tamamen aydınlatılması büyük önem arz etmektedir. Meram’da gerçekleştiren katliam, gün geçtikçe büyüyen ve acı olayların yaşanmasına neden olan güvenlik zafiyetini de ortaya çıkarmıştır. İki aile arasında yaşanan olayların büyüyebileceği bilinmesine rağmen etkili bir güvenlik ve koruma tedbiri alınmamıştır. Katliamın failleri ve azmettiricileri ile olayda ihmali olan kamu görevlileri hakkında yargılama yapılarak caydırıcı şekilde cezalar verilmeli ve bir an önce adaletin tesisi sağlanarak kamu vicdanı da rahatlatılmalıdır.

TÜRKİYE’DE EĞİTİM SİSTEMİ VAHİM BİR DURUMDADIR

28 Temmuz 2021 Çarşamba günü, üniversitelere girişte uygulanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı. Sonuçlara göre bu yıl sınava toplamda 2 milyon 416 bin 974 kişi katılmış, ancak bir milyona yakın öğrenci 150 puan barajını geçemeyerek başarısız olmuştur. Ayrıca 217 bin 504 öğrenci matematikten, 312 bin öğrenci ise fen derslerinden sıfır çekmiştir. Neredeyse her iki öğrenciden birinin 150 puan barajını aşamaması, eğitim sisteminin içinde bulunduğu vahim durumu göstermektedir.

Eğitim anlayışının başarısızlığını gösteren bu sonuçlar, “İnsan” yetiştirme merkezli eğitim ve öğretim anlayışını zorunlu kılmaktadır. Erdemi, bilimi, ahlakı, teknolojiyi öncelemesi ve bu sahaya yatırım yapması gereken eğitim sistemimizin ezbere dayalı ve sınav endeksli bir anlayışta ısrar etmesini anlamak mümkün değildir. İlk günden beri eğitim sistemindeki uygulamalardan şikayetçi olan Ak Parti hükümetlerinin onca yıla rağmen bir arpa boyu yol alamadıkları görülmektedir. Bir bütün olarak milli eğitim camiasının ideolojik hesaplaşma ve kadrolaşma sahasına dönüştürülmesinin bedelini geleceğimiz olan çocuklarımız ödemektedir. Hükümet acilen bir uzmanlar kurulu oluşturmalı, eğitim sistemini ideolojik dayatmalardan arındırmalı, ahlaklı, erdemli, donanımlı, değerleri ile barışık nesillerin yetiştirilmesini sağlayacak yeni bir sistemin inşa sürecini hızlı bir şekilde başlatmalıdır.

MÜLTECİLER VE CHP ZİHNİYETİNİN İNSANLIKLA İMTİHANI

Bolu Belediye Başkanı’nın kentte yaşayan yabancı uyruklu kişilerin su faturası ve katı atık vergisi ücretlerine 10 kat zam yapılacağına dair açıklaması, ırkçılıktır ve açık bir yabancı düşmanlığıdır. Savaştan kaçarak zor şartlarda yaşamaya çalışan sığınmacıları temel ihtiyaç olan suyla dahi tehdit etmek insanlık dışı bir zihniyettir ve asla kabul edilemez. Yabancı düşmanlığını körükleyen açıklamalara karşı mutlaka hukuki adımlar atılmalıdır. Mülteciler, kendi ülkelerinde huzur ve sükûnet sağlanana kadar bizim misafirlerimizdir. Ev sahipliği yapmak inanç ve kültürümüzün bize yüklediği bir vazife olmasının yanı sıra en önemli insani sorumluluğumuzdur.

Son günlerde Afganistan üzerinden gelen yeni göç dalgası da büyüme eğilimindedir. Türkiye’de 4 milyona yaklaşan kayıtlı sığınmacı nüfusunun yanı sıra ülkeye yönelik yeni bir göç dalgası hem sosyolojik hem ekonomik sorunları beraberinde getirecektir. Bu anlamda Türkiye’nin insani tutumundan taviz vermeden mülteci politikasını güncellemesi gerekmektedir. Göç anlaşmasına rağmen sorumluluğunu yerine getirmeyen AB ve mülteci krizinde tüm sorumluluğu Türkiye’ye yükleyen BM adım atmaya zorlanmalıdır. Öte taraftan Türkiye, göç veren bölgelerde güvenli geri dönüşün sağlanması için çalışma yapmalı, istikrar için katkı sunmalıdır.

ORMAN YANGINLARI

28 Temmuz Çarşamba günü Antalya Manavgat'ın farklı noktalarında çıkan orman yangınlarını, kısa bir süre içerisinde Mersin, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Muğla, Kastamonu, Manisa, İzmir, Balıkesir, Diyarbakır ve daha birçok yerdeki yangınlar izledi. 30’dan fazla ilde 100’den fazla noktaya yayılan yangınlar birçok yerde meskûn mahallere de sıçradı. Bazı yerlerde maalesef vefat eden vatandaşlarımız oldu. Binlerce dekar orman küle döndü. Yangınların bazı yerlerde doğal sebeplerle çıktığı bilinse de birçok noktada eş zamanlı olarak yangın çıkması sabotaj ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Ancak bu konuda kesin deliller olmadan herhangi bir kişi veya kesimi sabotaj ile suçlamaktan şiddetle kaçınılmalıdır.

Yangınlarda zarar gören bütün halkımıza ve Türkiye’ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, bu tür acı olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz. Ormanların yanması veya yakılması ile memleketin ciğeri yanıyor. Ülkede yaşayan bütün canlılar için ağır bir felaket olan bu afetler ekolojik dengeyi de yıkıma uğratıyor. İster siyasi ister ekonomik nedenlerle olsun, kasıtla ormanların yakılması tek kelime ile vahşettir. İnsanlığın ortak mirası ve hayatın menbaı olan ormanların kasıtlı olarak yakılması, insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Bu tür afetlerin tahribatını en aza indirmek için gerekli bütün tedbirler alınmalıdır. Kasıtla yakmanın hukuki karşılığı caydırıcı hale getirilmeli ve etkili müdahale için uçak ve helikopter dahil, yeteri kadar ekipman hızla tedarik edilmelidir.

FRANSA’DA İSLAM DÜŞMANLIĞI

İslam düşmanlığının merkezi haline gelen Fransa’da bir imam,  okuduğu ayet ve hadislerin “Cumhuriyet değerlerine aykırı” görülmesi gerekçesiyle geçtiğimiz günlerde görevinden alındı. Müslümanların yaşam tarzına, camilerde verilen vaazların içeriğine ve hatta Allah’ın kelamına dahi müdahale etmeye kalkan Fransa, İslam’ı istediği gibi değiştirerek ‘Fransa İslam’ı oluşturmaya çalışmaktadır.

Fransa’nın İslam düşmanlığını yasal hale getirmesine karşın Müslümanların tepkisizliği anlaşılabilir değildir. İslam’a ve Müslümanlara savaş açan devletler İslam ülkeleri tarafından ‘müttefik’ kabul edilmekte, İslam karşıtı eylem ve söylemleri kınamaktan dahi aciz kalmaktadırlar. Bu acziyet ve tepkisizlik İslam düşmanlarının elini güçlendirmekte, ırkçı rejimlerde yaşayan Müslümanların hayatını daha da zorlaştırmaktadır. İslam ülkelerinin yöneticileri Allah’ın kelamına savaş açan Fransa ve diğer İslam düşmanı ülkelere karşı bir an önce harekete geçmeli, İslam’a yapılan bu düşmanlık karşılıksız kalmamalıdır.

TUNUS’TA GASP EDİLEN HALKIN İRADESİ İADE EDİLMELİDİR

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in bir darbeyle, Meclis'in tüm yetkilerini dondurması, milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırması ve başbakanı görevden almasının üzerinden bir hafta geçti. Said, kendisinin atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını söylemesine rağmen halen bir başbakan atanmamış ve ülkenin normale dönmesi için bir adım atılmamıştır. Bu durum büyük endişelere neden olmaktadır.

Yapılan uygulamalar halkın iradesinin gaspı ve “Arap Baharı” ile birlikte diktatörlüğe karşı halkın kazanımlarının boşa çıkarılması çabasıdır. Kays Said, bu adımlarıyla kendisine verilen oylara da ihanet etmektedir. Tunus’un istikrarı, sorunların çözüme kavuşturulması ve diktatörlüğe açılan kapıların kapanması için ülke bir an önce 25 Temmuz öncesine dönmelidir. Meclis Başkanı Raşit Gannuşi’nin Meclisi toplamasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Zira Meclis, halkın iradesinin yönetime yansımasıdır. Bu darbeyi bir kez daha kınıyor ve Tunus halkının haklı taleplerini destekliyoruz.

HÜDA PAR GENEL MERKEZİ

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI