Genel Başkanımız Yapıcıoğlu Gümüşhane'de esnaf ve basın ile buluştu

Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Karadeniz Bölgesine giden Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, Gümüşhane’de esnaf ve basın mensuplarıyla buluştu. Burada yerel ve iç gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

/ GENEL BAŞKAN / Küçült | Büyüt

Yapıcıoğlu, mültecilere yönelik dışlayıcı açıklamalarından dolayı CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'a tepki göstererek “Birileri ısrarla yabancı düşmanlığını körüklemeye çalışıyor” dedi.

Yabancı uyruklu kişilerin su faturası ve katı atık vergisi ücretlerine 10 kat zam yapacağını açıklayan CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın milleti temsil etmediğini söyleyen Yapıcıoğlu, “Bu memleketin insanının gönlü geniştir, misafirperverdir, darda kalanı sorunlarıyla başbaşa bırakmaz” dedi.

Artvin ve Rize’de bazı temaslarda bulunduğunu söyleyen Yapıcıoğlu, “Geçtiğimiz hafta Rize ve Artvin‘de bir sel felaketi yaşandı. Maalesef can kayıpları da yaşandı. İbni Haldun’un ‘Coğrafya kaderdir’ sözü meşhurdur. Bir anlamda Karadeniz’in sahil kesimi için bu aşırı yağışlar geldiğinde, seller veya toprak kaymaları bir kader halini aldı adeta. Bu seferki sadece maddi hasarla sınırlı kalmadı, can kayıpları da vardı. Bu nedenle sel felaketinde zarar gören vatandaşları ziyaret etmek, onlara ‘geçmiş olsun’ temennisinde bulunmak, yaşanan can kayıpları nedeniyle ailelere baş sağlığı dilemek ve oluşturduğu hasarı yerinde görmek amacıyla bir seyahatimiz oldu, bazı temaslarımız oldu.” diye kaydetti.

“Ahmed Ziyaüddîn-i Gümüşhanevi Hazretlerinin manevi huzurunda bulunmak bir şereftir”

Gümüşhane’nin manevi iklimine ve yaşanan sıkıntılara değinen Yapıcıoğlu, “Oradan dönerken de Gümüşhane’den transit geçmeye gönlümüz elvermedi. Gümüşhane’ye bu üçüncü gelişim. Gümüşhane’nin manevi havasını solumak istedik. Memleketlerimizin manevi dayanakları vardır, bunlardan bir tanesi de Ahmed Ziyaüddîn-I Gümüşhanevi Hazretleridir. Onun memleketinde onun manevi huzurunda bulunmak bizim için bir şereftir. Gümüşhane yetiştirdiği zatlarla, belki dualarıyla memlekete ciddi anlamda katkısı olan bir yer ama hak ettiği payı almıyor.

Son yapılan istatistiklere göre nüfusu azalan tek ilimiz Gümüşhane’dir. Hem arazi yapısı hem de geçim kaynaklarının sınırlı oluşu nedeniyle göç veren bir ilimiz. Gümüşhane’den birçok vatandaşımız Batı’ya gidiyor. Bu nedenle nüfus düşüyor yoksa kimse göç etmezse belki Gümüşhane’nin nüfus artışı Türkiye ortalamasının üzerinde olacak illerimizden birisi olurdu. Bunun en başındaki sebeplerden bir tanesine işsizliktir. Maalesef memleketin her tarafında genç işsizlik, aşağı yukarı genel anlamdaki işsizliğin iki katı ama bazen bölgelerdeki işsizlik sayısı daha fazla, Gümüşhane’de bu yörelerden bir tanesi. Bu nedenle burada iş bulamayan gençlerimiz Gümüşhane‘yi terk edip Batı’ya doğru gidiyor. Daha önceki dönemlerde de buraya uğradığımızda esnafın durumunun da iyi olmadığını bizzat müşahede ettik. Özellikle de Pandemi döneminde pek çok yerde olduğu gibi buradaki esnaf kesimi de sıkıntı çekti. Ümit ediyorum bütün memleketlerde olduğu gibi Gümüşhane’nin sorunlarını da elverdiğince ülke gündemine getirmeye ve varsa bize aktarılacak bir şey çözüm makamında bulunan kişilerden bunu çözümünü talep etme noktasında elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

“Oransal olarak en düşük maaş alanlara bir miktar seyyanen zam yapılmalıdır”

Kamu çalışanlarıyla ilgili toplu sözleşme görüşmelerine de değinen Yapıcıoğlu, “Vatandaşın gündemde geçim sıkıntısı var, ekonomik zorluklar var ama siyasetin gündemi farklı. Gündemdeki konulardan bir tanesi kamu çalışanlarıyla ilgili toplu sözleşme görüşmeleri var. Kamu çalışanlarının, memurların, emeklilerin ne kadar zam alacakları ile ilgili. Büyüme rakamlarıyla ilgili güzel tablolar çiziliyor, önemli bir oranda büyüme gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Fakat hükümet tarafından kamu işçilerine teklif edilen zam, bu büyüme oranının çok çok altında hatta enflasyon oranının altında. Bu vesileyle hükümete çağrımız şudur; mutlaka seyyanen zam yapılmalı. Yani oransal olarak en düşük maaş alanlara bir miktar seyyanen zam yapılmalıdır. Şu anda açlık sınırı 3 bin 500 TL’nin üzerine çıktı. Ne demek açlık sınırı? Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcamasına gereken para 3 bin 500 TL’den fazla. Bunun kirası, faturaları da eklenince çok fazla oluyor. Toplu Sözleşme Görüşmeleri devam ederken geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşların derdine derman olacak bir oranda zam yapmaları çağrısında bulunuyoruz.”

“Virüsün yeniden PİK yapmaması için, dördüncü kez zirveye tırmanması lütfen herkes dikkatli olsun”

Covid-19 salgını sürecini de değerlendiren Yapıcıoğlu şöyle devam etti:

“Halkın gündemdeki diğer bir konu ise Koronavirüs salgını. İnişli çıkışlı bir seyir izliyor, maalesef tedbirlerin gevşemesinden sonra özellikle yaz başından bu yana epey bir rahatlama olmuştu. Daha önce biliyorsunuz geçen sene Karadeniz bölgesi haritada kırmızıya bürünmüştü, en yüksek oran Karadeniz bölgesindeydi. Fakat alınan tedbirlerle hızla bu aşağıya düştü ama tedbirlerin gevşemesi ile Türkiye genelinde tekrar yükselmeye başladı. Bütün vatandaşlara şu çağrıda bulunmak istiyorum; lütfen sadece bu sizin sağlığınızı ilgilendiren bir mesele değildir, eğer hep beraber dikkat etmezsek bu virüs yeniden geniş alanlara yayılırsa, çok sayıda kişi kaparsa ve yeniden bir kapanma gelirse bu kapanma da çok sayıda insan etkilenecektir. Bu da kul hakkıdır. Yani siz dikkatsiz bir davranışınızla binlerce esnafın iflas etmesine sebebiyet verebilirsiniz. Siz bir kaç kişiye hastalık bulaştırırsanız, sizin hastalık bulaştırdınız kişiler işinden gücünden olabilir. Bu anlamda vatandaşlara yönelik çağrımız yineliyorum, yeniden bunun bir PİK yapmaması için, dördüncü kez zirveye tırmanması lütfen herkes dikkatli olsun.”

“Birileri ısrarla yabancı düşmanlığını körüklemeye çalışıyor”

Son olarak gündemdeki mülteciler konusuna dair de görüşlerini sunan Yapıcıoğlu, “Önce Afganistan ile başladı, sonra Bolu Belediye Başkanının yabancılarla –özellikle Suriyelilerle- ilgili yapmış olduğu açıklamalar sosyal medyada ciddi şekilde tartışıldı. Bu memleketin insanının gönlü geniştir, misafirperverdir, darda kalanı sorunlarıyla başbaşa bırakmaz. Müslüman, Müslüman’a zulmetmez ve onu düşmana teslim etmez. Şimdi ülkesi işgal altında olan, iç savaşa sürüklenen ve çok ciddi şekilde zulümler yaşayan bölgelerden -turistik amaçla değil- zorunlu olarak kaçıp gelmiş insanlara yardım etmek, onlara kucak açmak bizim hassasiyetlerimizdendir. Ama birileri ısrarla yabancı düşmanlığını körüklemeye çalışıyor. Benim kanaatimce bunlar kendilerine oy verenler dâhil, bu milleti temsil etmemektedir. Bu milletin inancında darda kalanı sorunlarıyla başbaşa bırakmak gibi bir şey yoktur. Bu vesileyle buradan o sözleri sarf eden, ötekileştiren, nefret suçu diye tarif edebilecek bazı hareketlerde bulunan belediye başkanını esefle karşıladığımı belirtmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

HÜDA PAR GENEL MERKEZİ

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI