Genel Başkanımız Sağlam: AİHM kararlarının çoğu siyasidir

​Genel Başkanımız Sayın İshak Sağlam, Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Davutoğlu ile yaptığı basın toplantısında, "AİHM kararının çoğunun siyasi olduğunu görüyoruz. Başörtü kararında bunu gördük. AİHM kararları hukukun üstünlüğüne dayanıyor diyemeyiz." dedi.

/ GENEL BAŞKAN / Küçült | Büyüt

Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu, Genel Başkanımız Sayın İshak Sağlam'ı, partimiz HÜDA PAR Genel Merkezinde ziyaret etti.

İki lider ziyaretin ardından ortak bir basın açıklaması yaparak gündemdeki konulara değindi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Genel Başkanımız Sağlam'ı ziyaret etme sebeplerinden birinin iade-i ziyaret, diğerinin ise hazırladıkları güçlendirilmiş parlamenter sistem hakkında öneri ve görüş ifade etmek olduğunu aktaran Davutoğlu, Meclis'teki 2021 bütçe görüşmelerini eleştirdi.

Sağlam: Siyasi partiler yardımlaşırlarsa icra makamındakiler de yolsuzluklara girmezler

Genel Başkanımız Sağlam da konuşmasının başında Davutoğlu'nun ziyaretinden duyduğunu memnuniyeti ifade etti.

Siyasi partilerin ülke yararına faaliyet gösteren kurumlar olduğunu söyleyen Sağlam, "Sandık olmadığında da dayanışma içinde olmaları gerekir. Hepsinin ortak paydası ülkeye hizmettir.  Bu nedenle ülkelerin gidişatının iyi olmadığı zamanlarda siyasi partiler yan yana gelirler. İktidar partisinin içinde olduğu veya olmadığı durumlarda neticede diğer bütün partiler konsensüs şeklinde bir araya gelirlerse bunun iktidar için de baskı aracı olduğuna inanıyoruz. Bu önemli bir husus. Vatandaşların siyasete katılımını yüksek düzeyde tutacaktır. Siyasi partiler bu yardımlaşmayı yaparlarsa icra makamındakiler de yolsuzluklara girmezler. Ülke meseleleriyle ilgili sayın başkanla ilgili birçok konuda ortak noktaya vardık. Bu görüşmelerin devam etmesi bizce de çok önemlidir. Biz bunun ülkenin yararına ve hayrına olduğuna inanıyoruz." diye konuştu.

İki liderin konuşmasının ardından gazetecilerin sorularına geçildi.

Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğu hakkında AİHM'nin verdiği karara ilişkin bir soruya Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, bazı hukuk ilkelerinin kişiler üzerinde konuşulduğunda sapmalara yol açtığını söyledi.

Davutoğlu, suçlamayla karşılaşan kişi yargılanırken istisna yoksa tutuklu yargılanmaması gerektiğini vurguladı.

“Uluslararası yönelişimizin Avrupa birliği değil İslam ümmetiyle olması gerektiğine inanıyoruz”

Genel Başkanımız Sağlam da aynı soruya şöyle yanıt verdi:

Dosya ve AİHM'nin verdiği karar hakkında ayrıntılı bilgiye sahip değilim. Özel meseleyle ilgili görüş bildirmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Devletler biraz zorunluluktan bir de çağın gereği uluslararası kuruluşların içinde bulunurlar. Devletler rotalarını bu şekilde çizerler. Türkiye Cumhuriyeti de rotasını ilk günden batıya dönmüştür. AİHM Türkiye Cumhuriyetine göre uyulması gereken bir karar olarak önümüzde duruyor. Madem uluslararası sözleşmelere uymuşsunuz gereğini yapmışsınız. Hukukçu olarak yıllarca AİHM dosyalarını takip ettim. Kararlarının çoğunun siyasi olduğunu görüyoruz. Başörtü kararında bunu gördük. AİHM kararları hukukun üstünlüğüne dayanıyor diyemeyiz. Yasal olarak zorunlu olsa dahi ruhen kararların sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Uluslararası yönelişimizin Avrupa birliği değil İslam ümmetiyle olması gerektiğine inanıyoruz. Biz İslam kültürünü taşıyoruz. İstanbul Sözleşmesi de uluslararası alanda imza attığımız bir sözleşmedir. Ama biz bunun yanlış olduğunu düşünüyoruz. Batı medeniyetiyle bizim medeniyetimiz arasında gen uyuşmazlığı var. Ülkemizin her gelen karara uyan mekanizmadan çıkması lazım.

Genel Başkanımız Sağlam ile Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmesi

Sağlam, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptıkları görüşmenin içeriğini ilişkin bir soruya, "Külliyede Kürt meselesini konuştuk. Biz bu meseleleri konuşurken isimlendirmeleri var. Bazıları Kürt sorunu, bazıları Kürt meselesi diyor. Biz isimlendirmeye takılmıyoruz. Vatandaşlarımızın çoğunun, kültürel haklarının tanınmadığı konusunda şikâyetleri var. 40 yıldır bu dile getiriliyor. Ülke insanının enerjisini harcayan, 50 bin insanın katledildiği, ülke ekonomisinin heba edildiği bir süreç yaşıyoruz. Biz temel insani haklar açısından baktığımızda; her insanın bu ülkede yaşama, birinci sınıf vatandaş olarak bilinme hakkı var. Bizim talebimiz bunun anayasal güvence altına alınmasıdır. Hükümetlere bağlı olarak bozulmasına karşıyız. Türklerin ve Kürtlerin ilk günden beri oluşturduğu bir devlet var. Bir süre sonra bir kısmının inkâr edildiği, katliama uğradığı bir süreç yaşandı. Zihinler nesilden nesile aktarılıyor. Ülke insanının bir kısmı yaşadığı bu katliamlardan dolayı anayasada tanınmak istiyor. Her platformda dile getiriyoruz. Görüşmenin önemli bir kısmı bununla ilgili geçti. Herkesin isimlendirmesi farklı olabilir. Bir sorun var ve bunun çözülmesi konusunda kimsenin şüphesi yoktur." yanıtı verdi.

Sağlam, yeni bir çözüm sürecinin başlatılacağı yönündeki iddialar hakkındaki bir soruya da, "Kürt meselesi, temel insan hakları konusunda yeni bir oluşuma değil yeni bir zihniyete ihtiyaç var. Anayasayı önümüze koyarak ne gerekiyorsa bunu anayasaya alın. Kimseyi muhatap almayın. Herkes huzur içinde yaşasın. Ama bir kısım elinde silahla dolaşırken silah bıraksınlar diye Kürtlerin istediği hakların pazarlık konusu yapılmasına da karşıyız." şeklinde karşılık verdi.

"Anayasanın mutlaka değişmesi, sivil bir anayasanın yapılması lazım"

Parlamenter sistem ve Cumhurbaşkanlığı sistemi tartışmalarına değinen Sağlam, "Referandumda en büyük argümanımız 12 Eylül Anayasası'nın değişmesiydi. Hâlâ o yoldayız. Bu anayasanın mutlaka değişmesi, sivil bir anayasanın yapılması lazım. Bütün halkın kendini içinde gördüğü bir anayasa olması lazım.  Cumhurbaşkanlığı sistemi bizim bugüne kadar denemediğimiz bir sistemdi. Parlamenter sistemde sıkıntılar var. Parti başkanının bütün vekilleri tayin ettiği, içinde hükümeti çıkardığı sistemdi. Yine tek kişinin egemenliğinin olduğu bir sistemdi. 12 Eylül anayasasının oluşturduğu bir sistemden dolayı 2 başlılık oluyordu. Şimdi de aynı yerdedir. Cumhurbaşkanlığı sistemi de denenmediği için onun sistem olarak insanlık onuruna aykırıdır gibi bir düşüncemiz yoktur. İsimlere çok takılmıyoruz. Türkiye’de hukuk devleti inşa edelim. Adı ne olursa olsun hukukun üstünlüğünün olduğu bir sistem getirelim. Yetkileri kurumlara paylaşalım, denetlenebilir olsun. Denetlenebilen, icra makamının denetimden kaçamayacağı bir sistem istiyoruz." diye konuştu.

Asgari ücret

Bir gazetecinin asgari ücret görüşmelerini hatırlatması üzerine Sağlam, asgari ücretlinin vergiden muaf tutulması gerektiğini vurguladı.

HÜDA PAR GENEL MERKEZİ

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI