Gündem Değerlendirmesi (09.11.2020)

Genel Başkan Vekilimiz Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu’nun 9 Kasım 2020 tarihli gündem değerlendirmesi;

/ GÜNDEM DEĞERLENDİRMELERİ / Küçült | Büyüt

Genel Başkan Vekilimiz Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, yaptığı haftalık iç ve dış gündem değerlendirmesinde; yerli üretim, deprem hazırlıkları, torba yasası, Kabil Üniversitesi saldırısı, İslam karşıtlığına karşı Müslümanların kenetlenmesi ve ABD seçimleri gibi gündemin öne çıkan başlıklarını masaya yatırdı.

YERLİ ÜRETİMİ ARTIRMAYA ODAKLANMALI

Ekonominin sağlıklı işlemesi, enflasyona baskı yapan unsurların kontrol edilmesine bağlıdır. Cari açığın kapatılması için ihracat ile ithalatın dengelenmesi de bu unsurlardan biridir.  Petrol, doğalgaz ve bazı yüksek teknoloji ürünleri gibi yerel imkânlarla tedarik edilemeyen ürünlerin oluşturduğu cari açık öteden beri ekonominin kamburlarındandır. Ancak ülkede üretilebilecek birçok tüketim maddesinin de dışarıdan karşılanması, cari açığı büyütmektedir. Aynı zamanda milli servetin dışarıya akmasına ve hayatın daha da pahalılaşmasına sebep olmaktadır.

TÜİK’in yayınladığı Eylül ayı dış ticaret verilerine göre bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %4,8 artarken, ithalatın artış oranı %23 olarak gerçekleşti. Üretim yerine iç talebin karşılanması adına kaynakların ithalata ayrılması, yerli üreticiyi zorda bırakacağı gibi, oluşturacağı istihdam daralmasıyla da işsizliği artırmaktadır. Dış ticaret rakamları ve ithalat kalemleri; üretim yerine ithalata dayalı tüketim ekonomisinin sürdürüldüğünü göstermektedir. Bu model, ülkeyi hep dışa bağımlı halde tutacaktır. Yerli üretimi artırmaya odaklanmalı, üretime katkısı olmayan ölü yatırımlar öncelik olmaktan çıkarılmalıdır. İthalata akıtılan kaynaklar yerli üretimde alt yapı, kalite ve verimlilik için harcanmalıdır.

DEPREM HAZIRLIKLARI BİR AN ÖNCE TAMAMLANMALIDIR

Türkiye'nin nüfusunun %95'i deprem kuşakları üzerinde yaşamaktadır. Sanayi tesislerinin ise %75'i bu kuşaklar üzerine kurulmuş durumdadır. Elazığ, Malatya ve İzmir depremlerinde olduğu gibi 6 büyüklüğünde bir deprem dahi büyük zararlara yol açan bir afete dönüşebilmektedir. Nüfusun yoğun olduğu, ekonomi ile sanayinin merkezi Marmara Bölgesi'nde 21 yıl önce meydana gelen Gölcük depremi tecrübesine ve beklenen depremin Türkiye'nin en stratejik bölgesinde olacağı bilinmesine rağmen yeterli önlemin alınamamış olmasının izahı yoktur. 21 yıl kaybedildi ama o kadar zamanımız kalmamış olabilir. Muhtemel depremler için hâlâ savunmasız durumdayız. Ne İstanbul ne de ülkenin geri kalanı için ciddi bir hazırlık söz konusudur. Daha fazla canımızı yitirmemek için harekete geçilmelidir. Tüm ülkeyi depremlere yeterince hazırlamak hükümetin öncelikli meselesi olmalıdır.

Risk analizleri tamamlanmalı, dayanıksız yapıların güçlendirilmesi ve tehlike arz eden binaların yeniden yapılması süreci hızlandırılmalıdır. Devlet desteğinin olmaması, dar gelirli insanımızı deprem karşısında çaresiz bırakmaktadır. Toplanan deprem vergileri çürük binalarda yaşayan yoksul insanlar için harcanmalıdır. Zayıf binalar tespit edilerek güçlendirilmeli veya devlet tarafından yeniden inşa edilmek üzere yıkılmalıdır. Vatandaşın canını öncelemeyen politikalara son verilmelidir. Kaçak yapılaşmanın en önemli teşvik unsurlarından birisi olan imar affı ile ruhsat verilen binalar mutlaka ciddi bir denetimden geçirilmelidir. Kentsel ve Kırsal dönüşüm projeleri ülkenin tamamına yayılarak mümkün olan en kısa zamanda tamamlanmalıdır. İhmal nedeniyle bundan sonra yaşanacak can kayıplarından devletin sorumlu olacağı bilinmelidir.

TORBA YASA DERHAL GERİ ÇEKİLMELİDİR

Şu an TBMM’nin gündeminde olan ‘İş Kanunu’, ‘Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ gibi çeşitli kanunlarda değişiklik öngören torba yasaya haklı tepkiler görmezden gelinmemelidir. Söz konusu yasa değişikliği, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için her alanda belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesini öngörmektedir. Böylece işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları gibi temel hak ve alacakları, işverenlerin insafına terk edilerek mali güvenceleri ortadan kaldırılmaktadır.

İş hayatını ilgilendiren yasa değişikliklerinde sermaye sahiplerini koruyup işçilerin haklarının göz ardı edilmesi uygulamalarına son verilmelidir. İşçiler ve işçi örgütlenmeleri, kendileri hakkında yapılan yasal düzenlemeler konusunda seslerini duyuramamaktadır. İşçi ve emekçinin sermaye sınıfına ezdirilmesi artık son bulmalıdır. Meclisin gündemindeki yasa değişikliği gerçekleşirse işçilerin özlük hakları gasp edilecek ve bu düzenleme kayıt dışı çalışmayı teşvik edecektir. Hukuki güvenceden yoksun kalacak olan işçi, işverenin insafına terkedilmektedir. Bu yasa derhal geri çekilmelidir. Başta iktidar olmak üzere tüm siyasileri, işçileri sermaye karşısında güçlendirecek ve insan onuruna yaraşır bir biçimde yaşamalarını teminat altına alacak düzenlemeler yapmaya davet ediyoruz.

KABİL ÜNİVERSİTESİ SALDIRISI

Afganistan’da Kabil Üniversitesi’ne düzenlenen saldırıda 22 kişi hayatını kaybetti. Ülkede 2001’den bu yana devam eden çatışmalar bugüne kadar on binlerce sivilin ölümüne sebebiyet verdi. Yakın zamanda ABD askerlerinin bölgeden çekilmesini öngören anlaşmanın imzalanmasının Afganistan’da barışı ve istikrarı sağlaması beklenirken ülkedeki kaosun daha da artması manidardır. Son olarak Kabil Üniversitesi’ne düzenlenen saldırı, Afganistan’da istikrarın istenmediğini, dış müdahalenin devamının arzulandığını göstermektedir.

Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanmasının temel yolu, yabancı askeri güçlerin ülkeyi terk etmesidir. Afganistan yönetimi ve Taliban arasındaki müzakereler süresiz ateşkes ortamında gerçekleşmeli ve hâkimiyet arzusuna değil halkın güvenliği ve refahına öncelik verilmelidir. Aksi takdirde, işgalin ve ülkede yabancı silahlı güçlerin varlığının sonlanması mümkün olmayacaktır. Kabil saldırısında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, masum sivilleri hedef alan her türlü saldırıyı lanetliyoruz.

MÜSLÜMANLAR ORTAK DEĞERLERİMİZ ETRAFINDA KENETLENMELİDİR

İslam dinini ve Hz. Muhammed’i hedef alan sözde karikatür dergisi Charlie Hebdo karşıtı eylem Almanya yönetimi tarafından engellendi. ‘Liberal Avrupa’da fikir özgürlüğünü koruma’ gerekçesiyle söz konusu protestoya getirilen yasak, Almanya’nın ikiyüzlü politikalarını ortaya koymaktadır. Sözde liberal Avrupa’da İslam karşıtı her türlü söz ve eylem hatta hakaret etmek serbest bırakılırken barışçıl kınama eylemleri ‘fikir özgülüğüne müdahale’ olarak değerlendirilmektedir. Sadece 2019’da Müslümanlara karşı 871 saldırının gerçekleştiği Almanya’da Başbakan Merkel, ‘İslamcı terör ortak düşmanımız’ açıklaması yaparak İslam’a ve Müslümanlara yönelik bakışını ortaya koymuştur.

Bazı Avrupa ülkelerinde devlet politikası haline getirilmek istenen İslam düşmanlığı Müslümanların fikir ve ibadet özgürlüğü ile dini sembollerini özgürce kullanabilmelerini engelleyecek boyuta gelmiştir. İslam dünyasında yaşanan ihtilaflardan cesaret alan devlet yöneticileri Müslümanlara yönelik nefretlerine yasal kılıf uydurmakta, Müslümanlara karşı adeta ‘devlet terörü’ uygulamaktadır. Son yaşananlar Müslümanların hukuki haklarını muhafaza edecek ve haksızlıklara karşı ortak tavırlar geliştirecek bir güç birliğinin zaruretini ortaya koymuştur.  Müslümanlar körüklenen İslam düşmanlığına karşı tek ses olmalı ve ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmelidir.

ABD SEÇİMLERİ

ABD, tarihinin 46. Başkanı’nı seçmek için geçen hafta sandık başına gitti. Demokratların adayı Joe Biden ile Cumhuriyetçilerin adayı mevcut başkan olan Donald Trump yarıştı. Şu ana kadar alınan kesin olmayan sonuçlardan Biden’in kazandığı anlaşılmaktadır.

ABD'de asıl olan sistemdir. Sistem de Amerika'nın menfaat ve çıkarlarını önceleyerek, dünyanın diğer ülkelerine zulüm yaymaktadır. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler de bu sistemin iki parçasıdır. İşbaşına gelen başkanların dili, dini, ırkı, rengi ne olursa olsun Amerika’nın emperyalist politikaları devam edecektir. ABD’nin İslam coğrafyasına, ezilen mazlum halklara, Kudüs ve Filistin Davası’na yönelik temel politikaları değişmediği müddetçe hangi başkan gelirse gelsin bir şey değişmeyecektir.

ZEKERİYA YAPICIOĞLU - HÜDA PAR GENEL BAŞKAN VEKİLİ

 

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI