“Sosyal Adalet İçin İslami İktisat Modeli Zorunludur”

İktisat İşleri Başkanlığımız tarafından yapılan açıklamada, “Bugünkü iktisadi sorunların kaynağı gayri İslami, insanı merkeze almayan ekonomik sistemdir” denildi.

/ BASIN AÇIKLAMALARI / Küçült | Büyüt

Covid-19 salgın süreci beklenen küresel ekonomik krizi tetiklemiş, yürürlükteki kapitalist modelin kırılgan yapısını bir kez daha gözler önüne sermiştir. İktisadi sistem krizinin aşılması noktasında alternatif arayışlar başlamışken, krizlerin anası kapitalizm de yeni güncellemelerle krizi aşmanın yollarını aramaktadır.

Oysa Kapitalist sistem temelde bir sermaye terörüdür. Sermaye tekelleşmesine gidip üretime dayalı reel ekonomiyi kredi-faiz-borç sarmalına mahkûm etmektedir. Bu sistem emek sarf etmeden paradan para kazanmanın adıdır. Faizin eksene alındığı bu modelde üretime dayalı reel sektörler krizlerle pençeleşirken, tekelleşen sermaye için bu krizler ne yazık ki fırsata dönüşmektedir. Son süreçte üretim ve istihdamın ön planda olduğu sektörler zor duruma düşerken faiz-borç sarmalını daha da derinleştirecek olan “Kredi paketleri”nin “imdat”larına yetişmesi buna örnektir. Darda kalan kesimleri faize dayalı borçlanmaya mecbur bırakmak kısa vadede çözüm gibi görünse de orta ve uzun vadede yeni krizlere davetiye çıkaran tipik bir tefecilik örneğidir.

Uluslararası finans kuruluşları bu uygulamayı darda kalan ülkelere karşı yürütürken, ülkeler de bunu kendi işletmelerine uygulayarak kriz sistemine katkı sunmaktadırlar. Bu arada “Kurtuluş İslami ve insani bakış açısındadır” şeklinde çeşitli vesilelerle bugüne kadar yaptığımız çağrılar da makes bulmaya devam ediyor. Parti programımızda belirttiğimiz ve Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Konferansı'na katılan Sayın Cumhurbaşkanı’nın da ifade ettiği gibi bugünkü iktisadi sorunların kaynağı gayri İslami, insanı merkeze almayan ekonomik sistemdir. Dünyanın çeşitli bölgelerindeki kargaşa, isyan ve gösterilerin temel sebebi, sömürüye ve sadece küçük bir kesimin çıkarlarına hizmet eden iktisadi düzendir.

Bu gerçeklerin her gün biraz daha görülür olması döngünün kırılması adına ümit vericidir. Şimdi toplumsal ve kurumsal dönüşüm için adım atma zamanıdır. İlk olarak; sektörel zaafları fırsata çeviren emeği sömürerek güçlenen sermaye tekeli yerine, sermayenin risk alarak emek ve işgücü ile ortaklığa yönelmesinin yolu açılmalıdır. Kamuya ait finans merkezleri bu işe öncülük etmeli, faizsiz özel finans kurumları da ellerini daha fazla taşın altına koyarak etkili alternatifler geliştirmelidirler.

Ancak unutulmamalıdır ki; çokça vurgulanan “sosyal adalet” anlayışının ikame edilebilmesi için sorunlara parça parça değil, bütünsellikle yaklaşılmalıdır. Sadece iktisadı gündeme almak yeterli değildir. Yürürlükteki sistemin tamamı gözden geçirilerek İslami ve insani değerlerimize uymayan yönler ayıklanmalıdır. “Önce İnsan, Öncelik Adalet” bunu zorunlu kılmaktadır.

HÜDA PAR İKTİSAT İŞLERİ BAŞKANLIĞI

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI