Gündem Değerlendirmesi (18.05.2020)

Genel Başkanımız Sayın İshak Sağlam’ın 18 Mayıs 2020 tarihli gündem değerlendirmesi;

/ GÜNDEM DEĞERLENDİRMELERİ / Küçült | Büyüt

Genel Başkanımız Sayın İshak Sağlam, yaptığı haftalık gündem değerlendirmesinde; yüksek enerji fiyatları ve kırsal kalkınma, sağlık sektöründeki çifte standartlar, Afganistan’da sivillere yönelik saldırılar ve BM’den aşırı yoksulluk uyarısı gibi gündemin öne çıkan başlıklarını masaya yatırdı.

YÜKSEK ENERJİ FİYATLARI VE KIRSAL KALKINMA

Elektrik ile sulu tarım yapan çiftçilerin yüksek faturalar ile ilgili çözülemeyen sorunları üretim yapmalarını engellemeye devam etmektedir. Yıllardan beri bu soruna makul bir çözüm bulunamaması üzüntü vericidir. Özellikle elektrik dağıtımının özelleştirilmesinden sonra her yıl mağduriyetler yaşanmaktadır. Tam da sulama ihtiyacının olduğu dönemde elektrik dağıtım firmaları çeşitli bahanelerle çiftçinin elektriğini keserek üretim kaybına ve milli servetin heder olmasına sebep olmaktadır. Yüksek elektrik fiyatları, tarım, üretim ve sanayinin gelişmesinin en önemli engeli haline gelmiştir. Bir yıllık mahsulün tamamının dahi elektrik faturasını karşılayamadığı bir elektrik tarifesi ile halkın ve ülkenin menfaatleri korunamaz. Hükümetin yüksek enerji fiyatları konusundaki sessizlik ve duyarsızlığı daha fazla sürmemelidir.

Türkiye’deki tarım potansiyeli, makul bir tarım politikası ile değerlendirilmesi durumunda dışa bağımlılığı bitirmenin yanı sıra dış ticaret açığını dahi tek başına kapatabilecek büyüklüktedir. Salgının beklenmedik bir anda oluşturduğu kriz, bu sektörde bir fırsat kapısını da açmıştır. Atıl kaynaklar harekete geçirilmeli, yatırım önceliği sulu tarıma ve sulama alt yapısına verilmelidir. Tarıma elverişli olan toprak susuz bırakılmamalıdır. Kırsal kalkınma bir seferberlik anlayışıyla gündemde olmalı ve bu konuda dünyadaki başarılı örneklerden istifade edilmelidir. Büyük kentlerin nüfus yoğunluğunu daha fazla taşıyamadığı bu yeni dönemde istikbal, kırsal kalkınmasını tamamlayan toplumların olacaktır.

SAĞLIK SEKTÖRÜNDEKİ ÇİFTE STANDART BİTMELİDİR

Kovid-19 salgın sürecinde bazı aksaklıklar dışında ortaya konulan kriz yönetimi sağlık alanında gelinen nokta açısından önemlidir. Ancak bu seviyeye rağmen sağlık çalışanları içinde oluşturulan modern kast sistemini andıran uygulamalar halen devam etmektedir. Sağlık çalışanları arasında birden fazla statünün olması, aynı işi yapmalarına rağmen çalışanların farklı ücretler alması iş barışını ve sağlıkçılarımızın motivasyonlarını ciddi anlamda zedelemektedir. Salgın sürecinde ek ödemelerdeki iyileştirmelerin ciddi farklılıklarla çalışanlara yansıması, aynı birimde çalışanların bile birbirlerinden çok farklı ücretler alması, ek ödemelerin 3 ay tavandan yatırılma sürecini gölgelemiştir.

Adil olmayan bu uygulama, geçmişte taşeron elemanı olarak görev yaparken, yasal düzenleme ile sürekli işçi statüsüne geçirilen temizlik, veri kayıt ve güvenlik hizmeti çalışanlarını mağdur etmiştir. Sağlık hizmeti bir bütün olup, bu alanda görev yapan tüm çalışanlar yapının tamamlayıcı unsurlarıdır. Hizmet sunumunda bazı kesimleri küçümsemek, değersizleştirmek veya ötekileştirmek adil ve sosyal yönetim anlayışı ile bağdaşmaz. İşçi statüsündeki çalışanların mağduriyetlerinin giderilmesi sağlık hizmeti bütünlüğünün gereğidir. Bu anlamda mağdur edilen personeller için bir bütçe oluşturularak farklılığın giderilmesi adaletin gereğidir ve iş barışına hizmet edecektir.

AFGANİSTAN’DA SİVİLLERE YÖNELİK SALDIRILAR

Afganistan’da doğum hastanesi,  cenaze töreni ve camiden çıkan sivillere yönelik çeşitli saldırılarda aralarında hamile kadın ve çocukların da olduğu onlarca sivil katledilmiştir. ABD’nin işgalinden bu yana NATO güçlerinin saldırıları ve iç savaş ile mücadele eden ülkede yakın zamanda yabancı askerilerin tahliyesi üzerinde uzlaşma sağlanmış ve anlaşma şartlarının uygulanmasına yönelik adımlar atılmaya başlanmıştı. Ancak sivilleri hedef alan son saldırılarla süreç sabote edilmeye çalışılmaktadır.  Müslüman ülkelerde kan dökmeyi gelenek haline getiren ABD, iş birlikçilerinin provokatif eylemleriyle çekilme sürecini yavaşlatmayı hedeflemektedir.

2001’den bu yana var olan kaos, ülkenin istikrara kavuşması için öncelikli olarak iç barışın sağlanması ve silahlı faaliyetlerin sonlanmasının zaruri olduğunu ortaya koymaktadır. Afganistan başta olmak üzere İslam ülkelerindeki işgal ve istikrarsızlıkların temel sebebi ihtilaflarla gelen bölünmüşlüktür. Mübarek Ramazan ayında sivilleri hedef alan bu saldırıları lanetliyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyoruz.

BM’DEN AŞIRI YOKSULLUK UYARISI

BM, yayınladığı son raporunda Kovid-19 salgınının bu yıl dünyada 34,3 milyon kişinin aşırı yoksulluk sınırının altına düşmesine neden olacağını duyurdu. Raporda yoksulluk oranında görülecek olan bu artışın %56’sının Afrika ülkelerinde gerçekleşeceği ifade edildi. Küresel gelir adaletsizliğinin yoksulluk ve açlığa mahkûm ettiği Afrika ülkelerindeki imkânsızlıklar nedeniyle sağlık sektörü çökmüş, çeşitli salgın hastalıklarla binlerce kişi yaşamını yitirmiştir. Yeni Kovid 19 salgını yetersiz ekonomik kaynaklarla mücadele eden Afrika ülkelerini daha büyük bir krize sürüklemektedir. Salgının Afrika ülkelerinde ekonomik buhranın yanı sıra toplumsal çatışmalar doğurabilecek sosyal etkilerinin olabileceği ihtimali korkutucudur.

Pandeminin olumsuzluklarının önüne geçebilmek için bu ülkelere gerekli tıbbi destek sağlanmalı ve salgın kontrol altına alınmalıdır. Aynı zamanda ekonomik buhrana karşı başlatılan küresel destek paketlerinin genişletilmesi ve kaynaklarının kullanımının denetlenmesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde salgın sürecinin, başta Afrika ülkeleri olmak üzere yetersiz imkân ve kaynaklarla hastalıkla mücadele etmeye çalışan ülkeler için sarsıcı sonuçları olacaktır.

İSHAK SAĞLAM |HÜDA PAR GENEL BAŞKANI

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI