Gündem Değerlendirmesi (04.05.2020)

Genel Başkanımız Sayın İshak Sağlam’ın 4 Mayıs 2020 tarihli gündem değerlendirmesi;

/ GÜNDEM DEĞERLENDİRMELERİ / Küçült | Büyüt

Genel Başkanımız Sayın İshak Sağlam, yaptığı haftalık gündem değerlendirmesinde; hububat alım fiyatları, mağdur esnafa yardım edilmesi, İstanbul Sözleşmesi ve uyum yasalarının acilen lağvedilmesi, tıbbi yardımların hakkaniyete göre olması, AYM’nin güvenlik soruşturmasına dair yeni kararı, Afrin’deki bombalı saldırı ve Hindistan’da Müslümanlara yönelik ayrımcılık gibi gündemin öne çıkan başlıklarını masaya yatırdı.

HUBUBAT ALIM FİYATLARINA DAİR

2020 yılı hububat alım fiyatlarının Mayısın ilk haftasında açıklanacağı duyuruldu. Alım fiyatlarının zamanında açıklanması, piyasadaki arz ve talep koşulları açısından doğru bir politikadır. Ancak bu fiyatlar belirlenirken; girdi maliyetleri, çiftçilere etkin destek olma ve tarımın teşvik edilmesi hususları göz önünde bulundurulmalıdır. Öncelikle çiftçilerimiz hayat pahalılığına ve enflasyona ezdirilmemelidir. Öyle bir tarım politikasına ihtiyaç vardır ki; hem enflasyonu dengelemeli hem de çiftçiden devlete, mahsulü tüketime hazırlayan sanayiciden tüketiciye kadar bütün tarafların memnuniyeti sağlanmalıdır. Tarım sektörüne devletin etkin katkısının sağlanması hem üreticiyi korur hem de enflasyona ve hayat pahalılığına sebep olmaz. Arz ve talep dengesi çok önemlidir. Bu nedenle ihtiyaç duyulan bütün temel gıda ürünlerinin yeteri kadar yetiştirilmesinin sağlanması ve en kısa zamanda dışa bağımlılığın tamamen sonlandırılması hedeflenmelidir. Böyle bir politika arz güvenliği, ucuzluk ve bolluğun sağlanması için de gereklidir. Koronavirüs salgını gıda güvenliğinin sağlanması ve tarımda kendine yeterli olmanın ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

MAĞDUR ESNAFA YARDIM EDİLMELİDİR

Salgına ilişkin tedbirlerin alındığı ilk günden beri restoran, pastane, çayhane, berber gibi on binlerce küçük ve orta ölçekli esnafın işyerleri ya tamamen kapatıldı ya da önemli oranda işleri azaldı. Yaklaşık iki aydan beri kapalı bulunan bu esnaflarımıza yönelik şimdiye kadar ciddi bir destekte bulunulmamıştır. Açıklanan düşük faizli kredi paketleri bu kesimin mağduriyetini gidermekten uzaktır. Bunun yanında inancı gereği faizli muamelelerden kaçınan vatandaşların bu hassasiyet ve mağduriyetleri hiç dikkate alınmamıştır. KOBİ’lere yönelik bu duyarsızlık devam ederse salgın sonrasında bunların büyük bir kısmı belki bir daha kepenklerini açamayacaktır. Bu kesimlerin kiraları, masrafları ve geçimleri dikkate alınarak doğrudan bir gelirin aktarılması bir zorunluluktur. Öte taraftan sağlık tedbirleri ile devam eden hayatın akışı arasındaki denge korunmalıdır. Mağduriyetlerin daha fazla büyümemesi için yavaş yavaş hayatın normale dönmesine yönelik gerekli çalışma ve programlar yapılmalıdır.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE UYUM YASALARI ACİLEN LAĞVEDİLMELİDİR

Türkiye’de uzun süredir cinsel sapıklıkları teşvik edici faaliyetler yürütülmektedir. Bu tür faaliyetlerin batı ülkelerinin sağladığı ciddi fonlarla desteklendiği de sır değildir. En son Diyanet İşleri Başkanı’nın şahsında okuduğu hutbe üzerinden doğrudan İslam’a saldırmaya cüret edilmesi durumun vardığı boyutların vahametini bir kez daha göstermiştir.

İktidar partisinin bazı Baro idarecilerinin inanç ve ahlaki değerlerimize hakaret ve düşmanlıklarına karşı ortaya koyduğu tepki, hakaret ve düşmanlıklarının bu raddeye ulaşmasındaki sorumluluğunu örtemeyeceği bilinmelidir. Hükümet, içine düştüğü bu çelişkili durumdan bir an önce kurtulmalıdır.

Sapıklığı özendirici faaliyetlerin bu denli siyasi, ekonomik ve sosyal destek bulması, netice itibariyle İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun başta olmak üzere mevzuatta bu ve benzeri sözleşmeler gereği yapılan yasal düzenlemelerin oluşturduğu imkân ve dokunulmazlık sayesinde olmuştur. Bu noktadan sonra hükümetin sorumluluğu; milletimizin inancına, ahlakına, örfüne taban tabana zıt bu sözleşmenin altına attığı imzasını çekmek ve uzantısı yasalardan bir an önce milleti kurtarmaktır. Bu yönde atılacak bir adım, aynı zamanda hükümet açısından içerisine düşülen çelişkiyi de bertaraf edecektir. Aksi halde oluşan bu fiili durum, hükümetin alnında kara bir leke olarak kalmaya devam edecektir.   

TIBBİ YARDIMLAR HAKKANİYETE GÖRE OLMALIDIR

Bütün dünyayı etkisi altına alan salgınla başa çıkmak bütün insanlığın yardımlaşma ve dayanışmasıyla mümkündür. Çok güçlü ekonomik ve sanayi altyapısına sahip ülkeler dahi bu yükün altından kalkamamış, başka ülkelere muhtaç olmuşlardır. Salgının başından itibaren Türkiye’den 116 ülke yardım talebinde bulunmuş, bunlardan 50’den fazlasının talebine olumlu cevap verilmiştir. Zor günlerde ya insanlıkta ya da dinde kardeş olduğumuz halkların yardım taleplerinin karşılıksız kalmaması önemlidir. Bununla birlikte dünyanın süper güçlerinden ziyade öncelik, sürekli zor durumda olan, fakir ve mağdur halklara verilmelidir.  Muhasara altında olan Yemen, Gazze ve ölümden kaçan insanların barındığı mülteci kamplarına yardımlar sembolik değil, asgari ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmalıdır.

Dünyanın en büyük ülkelerine bu kadar cömert davranan Türkiye’nin kendi vatandaşlarını maskesiz bırakmasının ise bir izahı yoktur. Halen devletin maske ulaştırmadığı milyonlarca insan vardır. Kaldı ki ulaştırılanların dahi tek kullanımlık beş tane maske ile on gün boyunca kendini virüsten koruması mümkün değildir. Bedava dağıtılacak diye satışı da yasaklanan maskeye vatandaşlar ulaşamamaktadır. Tedbirlerin en önemli halkalarından birini oluşturan maske, en rahat ulaşılabilen malzeme olmalıdır. Bu nedenle muhtarlıklar, market zincirleri veya farklı alternatifler devreye sokularak ya ücretsiz ya da çok düşük bir ücret ile acilen satışa sunulmalıdır.

AYM’NİN GÜVENLİK SORUŞTURMASINA DAİR YENİ KARARI

Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde güvenlik soruşturmasına ilişkin vermiş olduğu yeni bir kararla, önceki içtihatlarını pekiştirmiş ve güvenlik soruşturması usulünün hukuka aykırılığını bir kez daha vurgulamıştır. 4045 sayılı kanunun 1. Maddesine eklenen ikinci fıkrayı iptal eden 19 Şubat 2020 tarihli AYM kararının gerekçesi geçtiğimiz Salı günü yayınlandı. Buna göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi anayasaya aykırı bulunmuş ve iptaline karar verilmiştir. İptal edilen hüküm ile  güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlere, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge alma, mahkemelerce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak tutulan kayıtlara ulaşma, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını alma yetkisi verilmişti.

OHAL döneminde getirilen güvenlik soruşturması uygulaması, suiistimal edilerek bir fişleme aracı olarak kullanıldı. Bu nedenle binlerce insan hak ettikleri görevlerine atanmadığı gibi aileleri ve yakınları da etiketlenerek ‘Suçun Şahsiliği’ ile ‘Masumiyet Karinesi’ ilkeleri ihlal edilmiştir. Güvenlik soruşturmalarında elenenler, özel sektörde de iş bulma güçlüğü yaşamış veya kimi işverenler tarafından iş bulma güçlükleri bahane edilerek sömürülmüştür. Mevcut mevzuatta, memuriyete engel suçlar açık bir şekilde belirtilmiştir. Bundan farklı bir yol ve yöntem aramak hukuki değildir. Teyide muhtaç istihbarat notlarından ziyade, kişilere yönelik kesinleşmiş mahkeme kararlarının esas alınması gerekir. Güvenlik soruşturmaları defteri, bir kez daha açılmamak üzere kapatılmalı ve kamu görevlerinde sadece liyakat ve ehliyet gözetilmelidir. Bunun yanı sıra güvenlik soruşturmasının getirildiği tarihten beri mağdur edilenlerin kazanılmış haklarının iadesine yönelik de bir düzenleme yapılmalı, görevlerinden alıkonulan insanların görevlerine iadeleri kolaylaştırılmalıdır.

AFRİN’DEKİ BOMBALI SALDIRI

 Afrin şehir merkezinde 28 Nisan’da gerçekleştirilen bombalı saldırıda 11’i çocuk 40'tan fazla sivil hayatını kaybederken 47 sivil ise yaralandı. Sivil yaşam alanlarının hedef alınması kabul edilemez. Afrin saldırısıyla sivilleri hedef alan tetikçileri ve iç savaşı olabildiğince uzatmaya yönelik politika izleyenleri lanetliyoruz. Suriye sorununun bölge ülkelerinin garantörlüğünde siyasi yöntemlerle çözülmesi ve tüm Suriye topraklarının siviller için güvenli hale gelmesi sağlanmalıdır. Siyasi çözüm yollarını baltalamaya yönelik saldırıları şiddetle kınarken Afrin saldırısı sonucu hayatını kaybetmiş olanlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyoruz.

HİNDİSTAN’DA MÜSLÜMANLARA YÖNELİK AYRIMCILIK

Yeni Vatandaşlık yasasıyla Müslümanlara yönelik ayrımcılığı körükleyen ve aşırı sağcı milislerin şiddet eylemlerini destekleyen Hindistan yönetimi son olarak Müslümanları salgın hastalığı yaymakla suçlamaktadır. Devletin kullandığı ayrıştırıcı dil nedeniyle Müslümanların tedavisi engellenmekte ve Müslümanlar aşırı sağcı milislerin saldırılarına maruz kalmaktadırlar. Dini özgürlük haklarını çiğneyen ve ülkede yaşayan 200 milyon Müslümana karşı devlet terörü işleyen Hindistan’a karşı uluslararası kuruluşların ve İslam ülkelerinin sessizliği yönetimi cesaretlendirmekte ve hak ihlalleri artarak devam etmektedir. İslam İşbirliği Teşkilatı, insan hakları kuruluşları ve İslam ülkelerinin Asya’da Müslümanlara yönelik soykırım girişimlerine karşı ivedilikle harekete geçmesi ve Hindistan Yönetimine karşı somut caydırıcı adımlar atması gerekmektedir.

Hindistan’ın yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de salgın hastalığın yayılışı ile Müslümanların ilişkilendirilmesi, İslam karşıtlığının yönetimler tarafından körüklenmesinin bir sonucudur. Azınlığın dini özgürlüklerini ellerinden alan ve şiddet eylemlerini körükleyen rejimlere karşı Müslümanların hukuki ve siyasi haklarını muhafaza eden küresel bir kurumun olmayışı ise en büyük eksikliktir. İhtilaflardan cesaret alan nefret ve ayrımcılık hareketine karşı İslam ülkelerinin bir araya gelmesi zaruridir.

İSHAK SAĞLAM | HÜDA PAR GENEL BAŞKANI

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI