Gündem Değerlendirmesi (16.07.2019)

Partimizin 16 Temmuz 2019 tarihli gündem değerlendirmesi;

/ GÜNDEM DEĞERLENDİRMELERİ / Küçült | Büyüt

Genel Merkezimiz tarafından yapılan haftalık iç ve dış gündem değerlendirmesinde; Filistin’de insan hakları ihlalleri, Suriye’de siyasi müzakere süreci ve krizle yüzleşmesi gereken ekonomi yönetimi gibi konu başlıkları ele alındı.

FİLİSTİN’DE İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

El-Mizan İnsan Hakları Merkezi’nin hazırladığı raporda, siyonist işgal rejiminin bu yılın ilk yarısında 16 çocuğu şehit ettiği, bin 233’ünü yaraladığı, 18 yaşından küçük 410 çocuğu ise alıkoyduğu açıklandı. 30 Mart 2018’den bu yana düzenlenen büyük dönüş yürüyüşüne gerçek mermilerle müdahale eden siyonist işgal rejimi 300’den fazla Filistinliyi şehit ederken 17 bin kişiyi ise yaraladı.

Sivil gösterilere yönelik uluslararası hukuka aykırı müdahale, gayrı hukuki yerleşim yeri inşası, kara, deniz ve hava ambargosu gibi hususlarda uluslararası tüm antlaşmaları ihlal eden uygulamalara rağmen işgal rejimi, ne acıdır ki siyasi anlamda en güçlü dönemini yaşamaktadır. Uluslararası bir yaptırımla karşılaşmanın aksine,  bölge ülkeleriyle ticari ve siyasi ilişkilerini geliştirmiştir. Göçe zorlanan Filistinlilerin dönüşünü sağlayacak ve Golan dâhil, siyonist rejiminin işgal ettiği bölgelerden çekilmesini öngören çözüm planı rafa kaldırılmış ve siyonist rejim lehine yeni bir süreç başlatılmıştır. Bahreyn Çalıştayı ile ekonomik rüşvet boyutu açıklanan yüzyılın antlaşması planı, öyle görünüyor ki Filistinlilere işgal ve ambargodan daha kötü bir süreç dayatacaktır. Filistinlilerin siyasal varlığını tehdit eden ve topraklarının iskân ve güvenliğinin işgal rejimine devrini öngören bu ihanet antlaşmasına bazı bölge ülkelerinin öncülük etmelerini kabul etmek mümkün değildir.

Siyonist işgal rejimi, bazı bölge ülkeleriyle normalleşme adımlarının atılmasıyla birlikte Filistin halkına yönelik ihlallerini ve Filistin topraklarındaki illegal yayılışını hızlandırmıştır. Müslüman kamuoyunun dikkatlerinin suni düşmanlara yönlendirilmesiyle ihanet antlaşmasının hazırlıkları da hızlandırılmıştır. İşgali kalıcı ve meşru kılacak ihanet planına bazı bölge ülkelerinin ekonomik ve siyasi destek sağlaması ve işgal rejiminin yoğunlaşan ihlalleri Müslüman kamuoyu tarafından mahkûm edilmeli ve etkin tepkiler gösterilmelidir.  Filistin halkını ve topraklarını ekonomik ve siyasi olarak işgal rejiminin boyunduruğuna terk eden ithal çözüm planları reddedilmeli, işgali yok sayan ve toprakların asıl sahiplerine teslim edilmesini öngören bir plan ile yeni bir süreç başlatılmalıdır.

SURİYE’DE SİYASİ MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLAMALIDIR

2011 yılında başlayan ve en az 353 bin kişinin yaşamını yitirdiği, 5.6 milyon kişinin ülkesini terk etmek zorunda kaldığı, tüm bölgeyi ekonomik ve siyasi kaosa sürükleyen Suriye krizini sonlandırmak artık zaruri bir hal almıştır. Bu bağlamda BM’nin Suriye Özel Temsilcisi’nin Anayasa Komitesi Kurulması için Esed rejimi ile anlaşmaya yakın olduğunu açıklamasını önemli bir gelişme olarak görüyor ve müzakerelerin olumlu sonuç vermesini temenni ediyoruz.

Suriye krizinin çözümü için siyasi müzakere yolu tartışılırken ABD’nin Avrupa ülkelerinden bölgeye asker göndermelerini talep etmesi, Suudi Krallığının YPG’nin desteklenmesine dönük Arap aşiretlerle gerçekleştirdiği görüşmeler ve aşiretlere teçhizat desteğinde bulunma sözü, uzlaşıyı ve müzakere sürecini baltalamaktadır. ABD’nin Fırat’ın doğusuna yönelik bu yeni stratejisi, vekâlet savaşını devam ettireceğini göstermektedir. 

Suriye iç savaşının daha ağır tahribatlara neden olmasını önlemek için öncelikli olarak yabancı güçlerin tahliyesi, uluslararası kuruluşların denetiminde süresiz ateşkes ilanı, rejime ve muhaliflere sağlanan lojistik desteğin kesilmesi, geçiş hükümeti kurulması ve yeni sivil bir anayasanın yazılması gibi adımlar ivedilikle hayata geçirilmelidir. Bu noktada bölge ülkelerinin vekâlet savaşında çıkar odaklı politikalarını sonlandırmaları ve barış sürecinin garantörü olmaları kaçınılmazdır.

EKONOMİ YÖNETİMİ, ARTIK KRİZLE YÜZLEŞMELİDİR.

İŞKUR 2019 Haziran ayı için kayıtlı işsiz rakamlarını açıkladı. Bu verilere göre; geçen yılın aynı ayına göre kayıtlı işsizlik rakamı %68.5 artarak 2 milyon 621 bin 565’ten 4 milyon 417 bin 814 e çıktı. Mayıs ayına göre kayıtlı işsiz sayısı 333 bin arttı. Buna göre kayıtlı işsiz sayısı bir yıl içerisinde yeni bir rekora koşarak tam 1 milyon 796 bin 249’a yükselmiş oldu. Bu artış, ekonomi yönetiminin çizdiği pembe tabloların aksine içinde bulunduğumuz durumun vahametini ve gelecekte telafisi zor iktisadî ve içtimai gelişmeleri haber vermektedir.

Uzun bir süredir devam eden krizin en somut neticesi şüphesiz yüksek işsizlik rakamlarıdır. İktidar, işsizliği azaltma ve istihdam alanları oluşturma konusunda çok başarısız bir performans ortaya koymaktadır. Bugüne kadarki sözler tutulmamış, toplumsal güven kaybedilmiştir. Zira büyüme ve istihdam hususlarında pozitif gelişmelerin görüleceği yönünde yapılan açıklama ve vaatlerin sadece söylem ile sınırlı kaldığı görülmektedir.

Bu ekonomik krize, hayat pahalılığına ve yüksek enflasyon rakamlarına rağmen 11.Ekonomik kalkınma paketi adı altında gerçekleştirilmesi mümkün olmayan, toplumu manipüle etmeye ve avutmaya yönelik, hiç inandırıcı olmayan 2023’e yönelik bazı hedeflerin ortaya konulması, ekonomi yönetiminin başarısızlığının açık ifadesidir. Zira enflasyon ile mücadele, istihdam, üretim, yerli ekonomiye geçiş ile alakalı somut ve ayağı yere basan bir program uygulamaya konulmadan, çeşitli rakam oyunları ile vaziyeti iyiye yorumlamak ile hiçbir soruna çözüm bulunamadığını şimdiye kadar net bir şekilde gördük. Bu algı oyunlarından bir an önce vazgeçilmeli ve gerçeklerle yüzleşilmelidir.

HÜDA PAR GENEL MERKEZİ

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI