Belediyelerin birer emanet olduğunu ve partisinin belediyecilik anlayışını paylaşan Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu: “Bizim birinci hedefimiz, adaleti tesis etmektir. Biz milletimizin hizmetine talibiz, biz bu hizmeti Rabbimizin rızası için yapıyoruz. O makamlara aday olarak gösterilmiş kardeşlerimiz, oraların kendisine mülk olmadığını, olmayacağını; ancak kendisine emanet edilen bir yer olduğunu bilecek, buna göre davranacaktır.”

Belediyelerin birer emanet olduğunu ve partisinin belediyecilik anlayışını paylaşan Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu:“Bizim birinci hedefimiz, adaleti tesis etmektir. Biz milletimizin hizmetine talibiz, biz bu hizmeti Rabbimizin rızası için yapıyoruz. O makamlara aday olarak gösterilmiş kardeşlerimiz, oraların kendisine mülk olmadığını, olmayacağını; ancak kendisine emanet edilen bir yer olduğunu bilecek, buna göre davranacaktır.

Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde seçim çalışmaları kapsamında halkla buluşarak, Ergani esnafını ziyaret etti.

 Ergani İlçe Teşkilatımızın önünde halkla buluşan Yapıcıoğlu ve belediye başkan adayları, büyük bir teveccühle karşılandı.

Ergani İlçe Başkan Adayımız Sayın Hasan Haksever, ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Sayın Faruk Dinç, birer konuşma yaptı.

Yapılan konuşmalardan sonra Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, vatandaşlara hitap etti.

“Ehil ve liyakatli adaylarla milletimizin, hemşehrilerimizin karşısına çıktık”

Yerel seçimlere liyakatli adaylarla yola çıktıklarını belirten Yapıcıoğlu, “Pazar günü seçim var. Bu maratonun başında aday belirleme konusunda çok dikkatli davrandık. Biz tıpkı Yusuf (as) gibi Yusuf ahlaklı, milletin malını koruyacak, onu kendi malından daha iyi koruyacak, ehil ve liyakatli adaylarla milletimizin, hemşehrilerimizin karşısına çıktık. Rabbim mahcup etmesin inşallah.” dedi.

“Toplumu germelerine izin vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz”

Seçimlerde her hangi bir projesi olmayan bazı partilerin kışkırtıcı dil kullandıklarını belirten Yapıcıoğlu, “Bu Pazar seçimdir, biz seçime gidiyoruz; sermayesi buzdan olanlar, buzdan sermayeleri eriyecek diye korkunca, sanki seçime değil, savaşa gidiyormuşuz gibi bir dil tutturdular, etekleri tutuştu. Ama biz, bu toplumu germelerine, bu milletin çocuklarını birbirlerine karşı kışkırtmalarına fırsat vermedik, izin vermedik, inşallah bundan sonra da vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“İnsan merkezli bir siyaset anlayışıyla meselelere bakıyoruz”

Partimizin siyasete bakış açısının insan merkezli olduğunu belirten Yapıcıoğlu, “Kardeşlerimiz takip etmişsinizdir, takip edenler görmüştür, biz ilk günden beri kendimizi anlattık, yapmaya niyetli olduğumuz projelerimizi anlattık, siyasette yerel yönetimlerde milletimize hizmetkar olmak için çıktığımız bu yolda temel ilkelerimizi anlattık. Bizi diğerleri ilgilendirmiyor, biz kendimizi anlatırız, biz kendimize bakarız, kardeşlerimize dedik ki; biz doğru olalım, eğri belasını bulur, inşallah biz dosdoğru siyasetimizi yapmaya devam edeceğiz, ilk günden beri dürüst siyaset, gerçek adalet dedik. İnsan merkezli bir siyaset anlayışıyla meselelere bakıyoruz, siyasetin merkezinde insan olmalı, insana hizmet olmalıdır, diyoruz.” şeklinde konuştu.

“Sizin içinizden, sizin bildiğiniz, sizin aranızdan çıkan; geçmişiyle, çocukluğuyla, gençliğiyle bildiğiniz kardeşlerimizi aday gösterdik”

Siyasetin en temel amacının adaleti tesis etmek olduğunu ve partisinin belediye başkan adaylarını halkın içinde bilinen, güvenilir adayları tercih ettiklerini belirten Yapıcıoğlu, “Biz, milletimize en iyi hizmeti kim yapabilir diye düşündük; kardeşlerimizi eleklerden geçire geçire aday çıkardık. İşte Ergani Belediye Başkan Adayımız Hasan Haksever kardeşimiz, işte Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Faruk Dinç kardeşimiz, sizin içinizden birisi, sizin bildiğiniz, sizin aranızdan çıkan, geçmişiyle, çocukluğuyla, gençliğiyle bildiğiniz kardeşlerimizi aday gösterdik. İnşallah bu kardeşlerimiz Rabbimizin yardımıyla ve milletimizin teveccühüyle bu makamlara gelirlerse, her şeyden önce milletin malını kendi malından daha iyi koruyacak, herkesten önce kendisine teslim edilen makamı ve o makamın harcamaya yetkili olduğu bütçenin kendisine emanet olduğunu bilecek, unutmayacak. Biz yönetim anlayışımızı birkaç kelimeyle izah etmeye çalışıyoruz. Biz dedik ki; biz insanı merkeze alıyoruz, insan merkezli siyaset yapıyoruz, ‘Önce İnsan, Öncelik Adalet’ diyoruz. Bizim birinci hedefimiz, adaleti tesis etmektir. Biz milletimizin hizmetine talibiz, biz bu hizmeti Rabbimizin rızası için yapıyoruz. O makamlara aday olarak gösterilmiş kardeşlerimiz, oraların kendisine mülk olmadığını, olmayacağını; ancak kendisine emanet edilen bir yer olduğunu bilecek, buna göre davranacaktır. Biz ilk günden beridir söylüyoruz, diyoruz ki; bizimki bir parti davası değildir, bizimki koltuk davası değildir, bizimki herhangi bir koltuğa, herhangi bir makama birisini getirmek davası değildir. Bizim bir davamız vardır, biz diyoruz ki; insanlar gerçek hürriyetle bir tanışsınlar. Biz istiyoruz ki; insanlar sadece Allah’a kul olsunlar, kimse kimsenin önünde eğilmesin, kimse kimseye efendilik taslamasın, kimse kimseye kul köle olmasın. Biz istiyoruz ki; adalet, memleketin her tarafında, her insanın sonuna kadar hissettiği ve işte budur dediği bir biçimde tatbik edilsin. Biz istedik ki; herkes hakkına razı olsun, herkes hakkına kavuşsun. Bu yüzden adalet birinci öncellikli hedefimizdir, dedik. Ve biz inanıyoruz ki; siyasetin en temel amacı, adaleti yeniden tesis etmek olmalıdır. Evet yola çıktık, çıktığımız günden beri bunları tekrar ettik ve bir kez daha kardeşlerimize hatırlatma ihtiyacı hissettik. Biz dostuz, biz yapmaya geliyoruz, biz dostuz, biz imar etmeye, biz ihya etmeye, biz inşa etmeye geliyoruz. Birileri karıştırmak, birileri bozmak, birileri yıkmak için, uğraşıyor, varsın uğraşsınlar, herkes kendi zihniyetine, kendi karakterine yakışanı yapıyor. Biz inşallah, imar ve ihya için, biz inşallah, huzur, barış ve kardeşlik için, biz inşallah adalet için, gücümüzün son damlasına kadar, son nefesine kadar, mücadelemize devam edeceğiz. İnşallah Rabbim nasip ederse HÜDA PAR farkını, HÜDA PAR belediyeciliğini ve millete hizmetkar olmanın ne anlama geldiğini Ergani’de görecek, bütün herkese de gösterecek inşallah.” dedi.

“Biz yılların ihmalini tamir etmeye geliyoruz”

Partimizin belediye hizmetlerini ve projelerini paylaşan Yapıcıoğlu, “Evet biz gençlerimize, gençliğimize önem veriyoruz. Gençlerimizin sürüklenmeye çalışıldığı buhranların, içine sokulmaya çalışıldığı krizlerin farkındayız, bu kendiliğinden olmuyor. İnşallah biz gençlerimize yönelik, projelerimizle onların etrafından bir set öreceğiz ve onları gerçekten geleceğimizin umudu, geleceğimizi emanet edeceğimiz, güvenle huzurla, yarınlarımızı teslim edeceğimiz, bir gençlik haline getireceğiz. Evet, aile kurumu saldırı altındadır, biz ailelerimizi muhafaza edebilmek için, yine olanca gücümüzle sahada olacağız ve çalışacağız. Biz yılların ihmalini tamir etmeye geliyoruz. Erganili kardeşim, il olmayı bekleyen, Türkiye’deki bazı illerden daha büyük olan şu kocaman ilçenin haline bakar mısınız? Allah rızası için, yeni yapılan yerleri bir kenara bırakın, bir köyden ne kadar farkı vardır. Ergani bu kadar hizmetsizliğe yeter demelidir, diyorum.” ifadelerine yer verdi.

“Farklı farklı partileri denediniz, bir şey değişmedi diyorsunuz, o zaman gelin, iddia ediyoruz, sadece bu seferlik HÜDA PAR deyin”

Adil bir hizmetin icra edilmesi için yerel seçimlerde bu sefer partimiz HÜDA PAR’ın tercih edilmesini halktan talep eden Yapıcıoğlu, “ İnşallah Ergani hizmet görecek, ama şunu unutmasın Erganili kardeşlerim; eğer iktidarlar el değiştirdiğinde zaten benim elimden çıktı, bir dahaki sefere alternatif benim diye düşünenlere tekrar yönelirseniz, pinpon topu gibi iki uç arasında gidip gelirseniz. Bizim alternatifimiz yok, Erganili bize mecbur diyenler, size hizmet üretmeyeceklerdir, bugüne kadar üretmedikleri gibi, ama siz alternatifsiz olmadığınızı göstereceksiniz, gösterebilirsiniz, gösterirseniz, o zaman hizmet ayağınıza gelecek, o zaman kıymete bineceksiniz, siz kendinize hizmetleri bu şekilde istiyorsanız, Allah’ın izniyle bu sefer HÜDA PAR deyin. Bütün Erganili kardeşlerime diyorum; evet daha önce belki oy verdiği partilerde umduğuna bulamayanlar vardır, sahada dolaşıyoruz iki aydır, ben bu seçimde sandığa gitmeyeceğim diyenler de var. Niye gitmeyeceksin? Onu da dendik, bunu da denedik, bir şey değişmedi, diyor, ya da vaatlerde bulunanlar, yetkiyi ellerine aldıklarında vaatlerini unutuyorlar, bize söz verdiklerini yerine getirmiyorlar, ya da aslında, eski tas eski hamam, kim gelirse gelsin bir şey değişmiyor, diyor. Bu nedenle biz sandığa gitmeyeceğiz diyen bir sürü insan var. Biz de onlara sesleniyoruz, diyoruz ki; madem öyle şimdiye kadar farklı farklı partileri denediniz, bir şey değişmedi diyorsunuz, o zaman gelin, bakın biz iddia ediyoruz, sadece bu seferlik HÜDA PAR deyin, farkı görün. İnşallah eğer yetkiyi teslim ederseniz, farkı öyle net bir şekilde göreceksiniz ki; bir daha siz HÜDA PAR’dan vazgeçemeyeceksiniz. Biz diyoruz ki; ey aziz milletimiz, özellikle gençliğinin inşaatlarda sürüklendiğini görüp, çaresiz gezenler. Ey iş bulamayan genç kardeşlerim, ey gelirim bana yetmiyor diyen, geçinemiyorum diyen emekli kardeşim, gelin bu kez HÜDA PAR deyin, bu sefer HÜDA PAR deyin, o zaman farkı göreceksiniz. Değişim başlasın HÜDA PAR’la. Biz inanıyoruz ki belediyelerin kaynakları yeterince vardır. Ama hizmet üretemeyenler, kaynak yok, para yok, diyorlar. Halbuki çok ciddi kaynaklar belediyelere aktarılıyor. Peki bu kaynaklar nerelere gidiyor? Sokakta dolaşın, memleketin her tarafında hangi iline hangi ilçesine giderseniz gidin, üç aşağı beş yukarı durum aynıdır, istisnaları vardır elbette. Bunca kaynağa rağmen, belediyelerin çoğu borç içinde yüzüyor, borç denizinde yüzüyorlar, ama buna rağmen hizmet yok. Niye hizmet yok? Çünkü kaynaklar israf ediliyor. Niye yok? Çünkü birilerine peşkeş çekiliyor. Niye yok? Çünkü hizmetin yapılacağına dair doğru dürüst öncelik sıralaması yapılmıyor. Biz diyoruz ki inşallah, HÜDA PAR’ın belediyesini kazandığı bütün şehirlerde ‘şehir istişare meclisleri’ kurulacak. O şehrin ileri gelenleri, sivil toplum kuruluşları, muhtarları düzenli olarak bir araya toplanacak, şehrin hangi hizmete ihtiyacı olduğuna, hangisinin öncelikle yapılması gerektiğine o şehrin halkı ile birlikte belediye başkanlarımız, belediye meclislerimiz birlikte karar verecekler ve inşallah hizmetlerimizi bu şekilde yapacağız. Kardeşlerim, evet biz gerçekten hizmet etmeye geliyoruz ve bu nedenle diyoruz ki; belediyenin malını son kuruşuna kadar millete hizmet için harcayacağız. Evet kardeşlerim önce insan dedik, öncelik adalet dedik, insanın eşrefi mahlukat olduğuna inanıyoruz. İnsana hizmet etmek Rabbimizin rızasına bizi ulaştıracaktır. Biz milletimize tepeden bakmaya değil, biz milletimize efendilik taslamaya değil, biz milletimize gerçekten hizmetkar olmaya geliyoruz. İnşallah bu makamları bize teslim ettiğinizde biz kibirlenmeyeceğiz, biz tevazu ile şefkat kanatlarımızı memleketimizin, milletimizin üzerine indireceğiz ve milletimiz, memleketimiz Allah’ın izniyle bu sefer hak ettiği hizmeti görecek, inşallah huzuru memleketimizin her bir tarafına yayacağız.” dedi.

“Zülüm devam etiği müddetçe, Gazze’yi gündemimizden çıkarmamalıyız”

siyonist işgal rejiminin zulümleri devam ettiği müddetçe, Gazze’nin gündemlerinde olacağını belirten Yapıcıoğlu, “Kardeşlerim bugün Ramazan’ının on dokuzuncu günü, Allah’u Teâlâ bizi Ramazan’a kavuşturduğu gibi Leyle’tül Kadre ve Ramazan Bayramı’na da kavuştursun, huzur içerisinde. Biraz sonra iftar sevincini yaşayacağız. Oruçlu kardeşlerimiz oruçlarını açacaklar. Allah’u Teâlâ bu iftar sevinci gibi, tutuğumuz oruçların karşılığını Rabbimizin huzurunda da yaşamayı nasip etsin inşallah. Fakat iftar edecek bir şey bulamayan kardeşlerimiz de var. İftar etmek için bir lokma ekmek, bir yudum temiz su bulamayan kardeşlerimiz var. 6 aydır Gazze’ye çok vahşi bir saldırı var, etrafı kuşatılmış. Dünyanın dört bir tarafından oraya yardım gönderiliyor ama gönderilen yardımlar yetmiyor. Orada 2 milyonun üzerinde kardeşimiz var. Yardımların bir kısmı geçiyor ama hepsine yetecek kadar yardım geçmediği için bombalarla ölen kardeşlerimizin üzerine bir de açlıktan ölen kardeşlerimizin sayısı ekleniyor. Dün basına düşen en son habere göre bir çocuk daha açlıktan öldü. Bu açlıktan ölen otuzuncu çocuk. Açlık dolayısıyla artık geri dönülemez noktalara gelinen çok ciddi bir şekilde zayıflamış ve sağlığı bozulmuş birçok kardeşlerimiz var orada. İlaç yokluğundan dolayı çok basit hastalıktan insanlar ölüyor. Temiz su yok diye salgınlar orada baş göstermiş. Dünya ayakta, halklar ayakta ve sokakta ama yönetimler, atmaları gereken adımları bir türlü atmıyorlar. Bu durum bazılarında ümitsizlik oluşturuyor. Bu nedenle artık belki orayı gündeme getirmekten yorulanlar ya da biz uğraştık, gündeme getirdik, yardım topladık ama sonuç değişmedi deyip ümitsizliğe kapılanlar var. Bu nedenle Gazze gündemden düştü. Gazze pek çok kişinin gündeminde değil. Ben buradaki bütün kardeşlerime sesleniyorum ve çekim yapan kameralar aracılığıyla sesimizi bundan sonra duyacak herkese sesleniyorum: Gazze’yi gündemde tutmaya devam edin. Orada zülüm devam ediyor. Orada soykırım devam diyor. Orada kan akmaya devam diyor. Orada insanlar onar, yüzer ve iki yüzer şekilde ölmeye devam ediyor. Orada insanlar açlıktan ölmeye devam ediyor. Orada hastaneye saldırılar devam ediyor. Daha önceki gün Şifa Hastanesinin cerrahi bölümünü siyonist vahşiler ateşe verdiler. Hastaneleri basıp oradan zorla sağlık çalışanları ve doktorları çıkarıyorlar. Çıkmayanları kurşunlarla infaz ediyorlar. Bu zülüm devam etiği müddetçe biz orayı gündemimizden çıkarmamalıyız. Harekete geçmesi gerekenler harekete geçene kadar onlara baskı yapmaya devam edeceğiz. Oradaki zülüm sürdüğü müddetçe onu gündemde tutmaya devam edeceğiz. Evet biz oradaki kardeşlerimiz yardıma muhtaç olduğu sürece onlara yardım göndermek için her yolu deneyeceğiz ve elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz.  Ama kardeşlerim, bu hal hiç kimseyi ümitsizliğe düşürmesin. Siyonist kaybedecek, kaybetmeye mahkumdur ve inşallah kaybetmeye başlamıştır bile. Savaşları çok sayıda insan öldürenler kazanmıyorlar. Yetmiş beş yıldır orada direniş var. İnsanlar kendi vatanlarını, kendi mukaddesatlarını savunuyorlar. Bundan sonra da savunmaya azmetmişler. Bakınız Aksa Tufan’ından sonra bütün bu olumsuz şartlara rağmen alt yapı bitmiş, su yok, gıda yok, hastane yok, elektrik yok, ev yok ama insanlar topraklarını terk etmiyor. Ama öteki tarafta demir kubbesi olan, dünyanın süper güçlerinin desteklediği israil’in işgal ettiği topraklardaki Yahudilerden yaklaşık 700 bin tanesi israil’den kaçtı. Evet kaçtılar ve kaçacaklar. İşte bu kaçış israil’in sonunu getirecek Allah’ın izniyle. Tarih hep göstermiştir ki kan kılıca galip gelmiştir. İnşallah o aziz şehitlerin pak kanları israil’in sonunu getirecektir.” ifadelerini kullandı.

“Bu Pazar günü öyle bir sonuç çıkaralım ki; sandıktan hem biz kazanalım hem şehirlerimiz kazansın”

Yerel seçimlerde partisinin tercih edilmesini halktan talep eden Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:

“Pazar günü sandık kurulacak. Artık herkes kendi muhasebesini yapacak. Kendi hesabını, kitabını yapacak. 5 yılımızı heba etmeyelim. Bizi başından beri görmek istemeyen, bizi yok sayan ya da tepeden bakanlara gelin birbirine kenetlenmiş, inanmış ve ihlaslı insanların neler yapabileceğini gösterelim Allah’ın izniyle. Allah’ın izniyle bu pazar günü öyle bir sonuç çıkaralım ki sandıktan hem biz kazanalım hem davamız kazansın hem şehirlerimiz kazansın hem de millete tepeden bakanalar ve millete hizmet etmek gibi bir derdi olamayanlar 1 Nisan günü kalktıklarında bunu 1 Nisan şakası zannetsinler. Ama inşallah bu şaka değil bu gerçektir. Ve inşallah o sonucu çıkaracağız sandıktan. Son olarak diyoruz ki; Ya Rabbim bizleri mahcup etme. Bizi milletimize karşı mahcup etme. Bizi senin huzuruna çıktığımızda kendi huzurunda mahcup etme. Bize destek olan dostlarımızı kendi dostlarına ve akrabalarına karşı bizden dolayı mahcup etme. İnşallah mahcup olmayacaksınız. Getireceğiniz her oy bu memleketin geleceği için inşallah bir mum olacak, bir ışık olacak.”