Haber dosyasını indirin
İndir
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, Bursa 5. Olağan Kongremizde yaptığı konuşmada, uyuşturucu tehlikesine ve toplumsal yozlaşmaya dikkat çekerek, kamu alımlarında uyuşturucu testinin şart olması gerektiğini belirtti.
Bursa İl Başkanlığımızın 5. Olağan Kongresinde, Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu'nun katılımıyla coşkulu bir atmosferde gerçekleştirildi. Halkın yoğun bir katılım sağladığı kongrede konuşan Yapıcıoğlu, siyonizmin katliamları, kapitalist sömürü düzeni, Batı medeniyetinin iflası, Kürt meselesi ve kardeşlik hukukuna dair önemli mesajlar verdi.
"Dürüst Siyaset, Gerçek Adalet" sloganıyla
Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda düzenlenen kongre, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle
başladı. Kongreye, Genel Başkan Yardımcımız Mahmut Şahin, Genel İdare
Kurulu Üyelerimiz Hasan Sabaz ve Mehmet Eşin ile siyasi parti temsilcileri, sivil
toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.
"Hırsız
evden olursa kapı kilit tutmaz"
Konuşmasında toplumdaki yozlaşmaya ve her geçen gün artan
uyuşturucu tehlikesine geniş yer ayıran Yapıcıoğlu, geçtiğimiz günlerde bir
belediyede yapılan testlerde 213 işçiden 129'unun uyuşturucu testinin pozitif
çıktığını hatırlattı.
Bu durumun korkunç bir tablo olduğunu vurgulayan
Yapıcıoğlu, "Eskilerin bir sözü var: Hırsız evden olursa kapı kilit
tutmaz. İnsanlarımızın, özellikle gençlerimizin kötü alışkanlıklardan
kurtulması için tedbirler alınmalı. Aileyi korumak anayasal bir görevdir. Peki,
bunları yapmakla görevli olanların bazıları bu işe müptela olmuşsa gençliğimizi
nasıl koruyacaksınız? Biz bir kanun teklifi verdik. Dedik ki; özellikle
uyuşturucu satışını ve kullanımını kolaylaştıran kişi eğer kamu görevlisiyse
bunun cezasını katlamak lazım. Uyuşturucuya müptela olmuş birisi tedavi olup
kurtulmadan kamuda görevlendirilmemeli. Şu kamuya alımlarda uyuşturucu testini
bir şart olarak getirsek diyoruz. Biz bu kadar iradesiz, zayıf, hevesine düşkün
bir millet değiliz.” dedi.
Sınırsız hürriyetin hürriyet olmadığını belirten
Yapıcıoğlu, uyuşturucu veya dijital ekran bağımlısı olan bir kimsenin gerçekte
özgür olamayacağının altını çizdi.
"Siyasetin
hedefi insan onurunu korumak olmalıdır"
Siyasetlerinin merkezine "insan" ve
"adalet" kavramlarını aldıklarını belirten Yapıcıoğlu, "2012
yılında dürüst siyaset, gerçek adalet diyerek yola koyulduk. İnsan eşref-i mahlûkattır
ve yaratılmışların en değerlisidir. Siyasetin ve gelinebilecek bütün makamların
hedefi insanlığın onurunu korumak; onun canını, malını, dinini, aklını ve
neslini muhafaza etmek olmalıdır. Bütün peygamberlerin gönderiliş amacı
insanlar arasında adaleti tesis etmektir." şeklinde konuştu.
"Batı
medeniyeti insanlığın sonunu getiriyor"
Batı felsefesinin "büyük balık küçük balığı
yutar" anlayışıyla hayatı bir çatışma alanı olarak gördüğünü ifade eden
Yapıcıoğlu, İslam inancında hayatın temelinin dayanışma, diğerkâmlık ve
kardeşlik olduğuna dikkat çekti. Batı'nın düştüğü ahlaki çöküntüye değinen
Yapıcıoğlu, kürtaj ve ötanazi uygulamalarını sert bir dille eleştirerek,
"Anne karnındaki çocukları katletme hakkını kendilerine tanıdılar. Hatta
doğduktan sonra anne-baba istemiyorsa ötanazi uygulanmasını konuşuyorlar.
Amerika'da kendi doğurduğu üç masum yavrusunu boğarak öldüren cani bir kadın
için toplanıp özgürlük kampanyası başlattılar. Bir taraftan doğumları
engelliyor, diğer taraftan sapık ilişkileri yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Bu
yaklaşım insanlığın sonunu getiriyor." dedi.
Ayrıca teknolojik tahakküme de değinen Yapıcıoğlu, akıllı
telefonlar aracılığıyla insanların kameralarına, mikrofonlarına ve dosyalarına
erişilerek küresel bir gözetleme ve kölelik sistemi kurulduğunu dile getirdi.
"Ekonomide
makinist değişse ne olur? Makas değişikliği yapmak lazım"
Türkiye'deki ekonomik sıkıntılara, gıda fiyatlarındaki
artışa ve gelir adaletsizliğine değinen Yapıcıoğlu, "Kapitalist düşünceye
göre mülkiyet hakkını elinde bulunduran yarı tanrıdır, hiçbir şeyi olmayan
garibana ise insan muamelesi yapılmaz. Oysa inancımıza göre mülk dilediği gibi
kullanılamaz; israf edilemez, stoklanıp çürümeye terk edilemez, fiyatı
yükselsin diye çöpe dökülemez. Kapitalizm bir sömürü düzenidir. Sürekli kriz
üretiyor, çünkü olmayan şeyi satıyor. Balonlar oluşuyor, sonra patlıyor. Kriz
olmadığında en tatlı kârları para satanlar kazanıyor, kriz dönemlerinde
kârlarını katlıyorlar. Makinist değişse ne olur? Ray aynı, tren aynı. Biz
diyoruz ki makas değişikliği yapmak lazım. Bu sömürü düzeninden çıkmak lazım. Yoksa
hep kalabalıklar çalışır, asgari ücretli ezilir, birileri de yer." şeklinde
konuştu.
“Bu
savaş siyonizmin Gazze'ye karşı savaşı değil; siyonizmin insanlığa açtığı
savaştır”
Siyonist işgal rejiminin Gazze'deki soykırımına da geniş
yer ayıran Yapıcıoğlu, siyonizmin kötülük yapmaktan öte bizzat "kötülüğün
kendisi" olduğunu vurguladı.
Siyonizmin insanlık dışı zihniyetine ilişkin konuşan
Yapıcıoğlu, "Siyonist düşünce, kendisi gibi olmayanı insan bile kabul
etmez, onu sömürülecek bir binek olarak görür. Utanmadan hamile kadınların
resimlerini çizip 'bir atış, iki vuruş' diyerek masum yavruları hedef
alıyorlar. Çocuk hastanelerini yasaklı silahlarla vurup, kuvözdeki bebekleri
çürümeye terk ettiler. Güya garantör ülkeler var, ateşkes imzalandı ama her gün
İHA'larla keşif yapıp katliam yapıyorlar. Çocuklar uçurtma uçurunca bile bunu
'güvenliğe tehdit' sayıyorlar. Bu savaş siyonizmin Hamas'a veya Gazze'ye karşı
savaşı değil; bir Yahudi-Arap veya Yahudi-Müslüman savaşı da değil. Bu,
siyonizmin insanlığa açtığı savaştır. Bütün insanlık siyonizme karşı omuz omuza
vermek zorundadır." çağrısında bulundu.
"Çanakkale
ruhunu yeniden kuşanırsak memleketin her sorununun üstesinden geliriz"
Gündemdeki "Terörsüz Türkiye" ve PKK'nın
tasfiyesi sürecine dair de konuşan Yapıcıoğlu, sadece şiddetin son bulmasının
meselenin kalıcı çözümü için yeterli olmadığını söyledi.
Yapıcıoğlu, "Memlekette devam eden bir süreç var.
Resmi makamların ifadesiyle “Terörsüz Türkiye” süreci, biz de diyoruz ki
PKK'nın tasfiyesi süreci. Ancak süreç sadece o şiddet parantezinin kapanmasıyla
kalmamalı. Kardeşlik hukukunun da tesis edilmesi gerekir. Sadece edebiyatını
yapmakla yetinemeyiz. Gerçek manada kardeşliğimizi tesis edersek, Malazgirt
ruhunu, Çanakkale ruhunu yeniden kuşanırsak Allah'ın izniyle memleketin her
sorununun üstesinden geliriz." dedi.
"Bizde
şoför koltuğundan kalkan arabadan inmez"
Partimizin dava anlayışı, iki dünyalı siyaset tasavvuru
ve parti içi kardeşlik hukuku hakkında da mesajlar veren Yapıcıoğlu, partimizde
makam ve mevki kavgası olmadığını vurguladı.
Arkalarında büyük bir sermaye olmadığını ve güçlerini
haklılıktan aldıklarını belirten Yapıcıoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:
"Bizde kongrelerde sandalyeler havada uçuşmaz,
yumruklar sıkılmaz. Önceki Genel Başkanımız İshak Bey şu an Genel Başkan
Yardımcısı olarak çalışmaya devam ediyor. Bizde şoför koltuğundan kalkan
arabadan inmez. Bu bir bayrak yarışıdır, hayırda yarışmaktır. Ahdinizi
bozmayın. Kervan menzile ulaşana dek durmak yok, yorulmak yok."
Bursa İl Başkanımız Zeki Aras güven tazeledi
Tek listeyle girilen seçimde mevcut İl Başkanımız Zeki Aras, tüm
delegelerin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi.
Önemli Gelişmeler
Bayram Ali Öztürk hoca dosyası yeniden ele alınsın September 4, 2026
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu Bursa İl Kongresimize katılacak September 3, 2026
