Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Bingöl’de gerçekleştirdiğimiz aday tanıtım programında konuştu: “Belediyenin imkânları ve parası belediye başkanının reklamını yapmak için harcanmayacak. Belediyenin parası belediye başkanının, belediye meclisinin ya da orada ki memurların kendi şahsi malları değildir. Milletin malıdır ve milletin malı son kuruşuna kadar millete hizmet için harcanacak.”

Bingöl’de Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu'nun katılımıyla 31 Mart yerel seçimleri için Aday Tanıtım Programı gerçekleşti.

Düzenlenen programda, Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, 1 büyükşehir, 3 il ve 10 ilçe ve 1 belde olmak üzere toplam 15 belediye başkan adaylarımızı açıkladı.

Okunan Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu bir konuşma gerçekleştirdi.

Yapıcıoğlu konuşmasında Gazze’de yaşananlara, HÜDA PAR’ın belediyecilik anlayışına ve 12 Şubat’ta sona erecek seçmeli dersler hakkında açıklamalarda bulundu.

Gazze’de son dönemlerde en temel ihtiyaç olan temiz su ve gıda yokluğundan dolayı ölümlerin başladığına dair haberlerin geldiğini belirten Yapıcıoğlu, konuşmasına Gazze’de yaşanan soykırıma değinerek başladı.

“Gazze’ye ölüm yağıyor
Bir avuç siyonistin, Filistin’de her türlü ahlak, hukuk ve savaş kuralını ihlal ederek insanlık adına ne varsa ayakları altına aldığını ifade eden Yapıcıoğlu, işgal çetesinin dünyanın gözünün içine baka baka zulümlerine, katliamlarına ve soykırımına devam ettiğini söyledi.
Gazze’ye ölüm ve ateş yağdığını ifadeden Yapıcıoğlu, “Türkiye’de seçim sathı mahalline girildi. Türkiye’de artık seçimler konuşuluyor. Keşke bu satha girilmiş olmasından dolayı Gazze unutulmuş olmasaydı. Keşke orada kardeşlerimizin üzerine bombalar yağmaya devam ederken, keşke oradaki kardeşlerimizin arasından açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan ölümler devam ederken sadece onları konuşabilseydik. İçimiz yanıyor fakat pratik olarak çok fazla bir şey yapamıyoruz. Gazze’deki saldırlar bugün de devam etti. Gazze’ye ölüm yağıyor. Gazze’ye ateş yağıyor. Bütün dünyaya meydan okuyan bir avuç siyonist, her türlü ahlak, hukuk ve savaş kuralını ihlal ederek insanlık adına ne varsa ayakları altına alarak, dünyanın gözünün içine baka baka zulümlerine, katliamlarına ve soykırımına devam ediyor. Orada katledilen, şehit edilen ve yaralanan insanların sayısı 100 bini aştı. Bunların 70 binden fazlası kadın ve çocuk. Enkazın altında hala binlerce ceset var. Bu nedenle şehit sayısının tam olarak kaç olduğu bilinemiyor. O bombalarla parçalanan, şehit edilen insanların üzerine son dönemlerde en temel ihtiyaç olan temiz suyun yokluğundan ve gıda yokluğundan dolayı da ölümlerin başladığına dair haberler gelmeye davam ediyor.” İfadelerini kulandı.

“Dünya maalesef bu zulmü durdurmak için yeterince bir varlık, bir çaba ortaya koymadı”

Gazze’de yaşananları durdurmak için dünya kamuoyuna ve İslam ülkelerinin idarecilerine seslenen Yapıcıoğlu, “İnsanlık vicdanı büsbütün, topyekûn ayağa kalkması gerekirken o aciz seyirciler evet hani Ubu Ubeyde demişti ya ‘bu Aksa Tufanı ve sonrasında Gazze’de meydana gelen katliamlar dünyayı ikiye böldü. Vicdansız suçlular ve aciz seyirciler’ diye. Evet o aciz seyircilerin bir kısmı artık gözlerini ve kulaklarını da tıkamaya başladılar. Hâlbuki ki zulmün ve soykırımın varmış olduğu bu raddede, bu merhalede körlerin, sağırların duyması, görmesi ve herkesin en kudretlisinden en âcizine kadar herkesin ayağa kalkması gerekirken, sanki ölü toprağa serpilmiş gibi gözleri açık ama kör. Hakikate ve zulme kör. Artık seyircide olmak istemeyen bazı insanlar, sanki Gazze’de bu zülüm yaşanmamış , sanki yaşanmaya devam etmiyor gibi bir haleti ruhiye içerisine girdiler. Ama inşallah biz unutmayacağız ve unutturmayacağız. Dünya maalesef bu zulmü durdurmak için yeterince bir varlık, bir çaba ortaya koymadı, koyamadı. Evet gayretli insanlar bir şeyler yapmaya çalışıyorlar fakat hala bu zulmün devam etmesi de tek başına gösteriyor ki bugüne kadar yapılanlar yetersiz. Eğer yeterli olmuş olsaydı bu zülüm sona ermiş olacaktı. Bu vahşet bitmiş olacaktı. Dünya kamuoyuna seslendik. İslam ülkelerinin idarecilerine seslendik. Buradan bir kez daha seslenelim; vicdansız suçlular ve aciz seyirciler. Bu aslında güzel bir tanımlama. Ama İslam coğrafyasının yöneticilerine, bu topraklardaki idarecilere de herhalde şöyle bir sınıflandırma yapmak mümkün. Hain idareciler, korkak idareciler ve aciz idareciler. Tek tük de gayretli idareciler. Rabbim gayretlilerin sayısını artırsın. Bazılarının içi sızlıyor, kanı kaynıyor; elinde güç yok imkan yok. Bazılarının elinde güç var, imkan var ama yürek yok. Allah’u Teâlâ cesurlarımıza imkân versin. Elinde imkan olanlara da birazcık cesaret nasip etsin inşallah. ”dedi.

“Aksa Tufanı İslam ümmetine ayna tutu, bakın kedi halinize ne haldesiniz görün dedi”

Gazze’ye yardım elinin uzamasını, oradaki vahşet ve soykırım bitesini Müslümanların birliğiyle mümkün olacağını belirten Yapıcıoğlu, “Ne olur israile tepki koyarsak, ne olur israile tavır alırsak, bütün ilişkilerimizi koparırsak ne olur? Filistinlilerden beter mi oluruz? Acımızdan mı ölürüz? Endonezya’dan, Fas’a kadar, Kafkasya’dan, Yemen’e ve Güney Afrika sınırlarına kadar bütün bu İslam coğrafyası işgal mi edilir? 2 Milyar Müslümanın evi başına mı yıkılır? Ne olur? Ben size söyleyeceğim ne olacağını. Topluca hareket edebilirseniz hiçbir şey olmaz. En fazla dünyanın ticaretini ve finansını elinde tutan insanlar, ellerinde ki bu imkanları kullanarak sizin ticaretinizi birazcık kesata uğratırlar o kadar. Ekonominiz birazcık geriye gider o kadar. Peki bir tarafta ekonomik olarak zarar etmek var, öbür tarafta insan hayatını, üstelik bu insanlar günahsız bebeler, masum kadınlar, beli büküşmüş ihtiyarlar ve bu insanlar açlıktan, soğuktan ölüyorlar. Eğer biz bunlara sessiz kalsak, bunlar yokmuş gibi davransak vallahi biz bunun hesabını veremeyeceğiz. Hayatı sadece bu dünya hayattan ibaret sananlar bize bir zarar gelmesin diyenler geri dursunlar. Ama bu hayattan öte bir hayat daha var. Mutlaka Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. Hesaba çekileceksiniz. Eğer bu hesap bilinci olsaydı dünya bugün bu halde olmazdı. Eğer Müslümanlar zayıf düşürülmüş olmasaydı, bugün dünya bu halde olmayacaktı. Eğer İslam toplumsal,  sosyal, ticaret, idari hayatımızdan geri doğru itilip sadece mabetlere ve kalplere hapsedilmeseydi bugün yeryüzünde adalet hakim olacaktı. Ayna oldu Aksa Tufanı. İslam ümmetine şöyle bir ayna tuttu, bakın kedi halinize siz ne haldesiniz görün dedi. Biz mazlumlar sevinsin, zalimler titresin ve Gazze’ye yardım eli uzansın. Oradaki mezalim, vahşet ve soykırım bitsin istiyorsak safları sıklaştırıp elimizden gelen bütün gayreti ortaya koymamız gerekir.” Şeklinde konuştu.

“Mecliste sesimiz yükselmeye başlayınca bazıları hazımsızlık çekmeye başladı”
“Mayıs ayında yapılan parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önümüze bazı hedefler koyduk ve o hedeflerimizin tamamını gerçekleştirdik” diyen Yapıcıoğlu, “On iki sene önce "Dürüst Siyaset, Gerçek Adalet" şiarıyla yolla çıktık. Bu yürüyüşümüz devam ediyor. Hep şunu söyledik, asıl başarı istikamet üzere kalabilmektir. Rabbim istikametten ayırmasın. Yolla çıkarken ilk başta birileri bizi görmezden geldi. Bizi yok saydı. Sonra birleri bizi gördü.  Biz konuşulmaya başlandık. Birileri bizi küçümsemeye, önemsiz göstermeye başladı. Belediye seçimleri derken meclis seçimleri ve parlamento seçimlerinden sonra mecliste sesimiz yükselmeye başladı. Bazıları hazımsızlık çekmeye başladı. Tahammül edemiyorlar. Birileri bir taraftan korku pompalıyor, birileri bir taraftan kökümüzü kazımaktan bahsediyor. Öbürü kin kusuyor. Bir başkası tahammülsüzlüğünü, hazımsızlığını, rahatsızlığını hemen her fırsata dile getiriyor. Rabbime hamdolsun geçtiğimiz Mayıs ayıda yapılan parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önümüze bazı hedefler koyduk ve o hedeflerimizin tamamını gerçekleştirdik. Parlamentoda temsil imkanı elde edince, bizim siyaset anlamında duruşumuz ve siyasete yüklediğimiz anlam, siyaset tarzımız, muhalefet anlayışımız konusunda pratiklerimizi ortaya koyma fırsatı elde ettik. Mesela biz dedik ki doğru kimden gelirse gelsin, doğrunun yanında yer alırız, destekleriz. Yanlışı da kim yaparsa yapsın o yanlışa karşı çıkarız dedik. O biraz önce hazımsızlık çektiğini söylediğim zihniyet var ya, o zihniyetten bir tanesi, o partinin sözcülerinden bir tanesi bir ara mecliste iktidara hitaben şöyle bir cümle kurmuştu, ‘Siz dünyanın en iyi projesini getirseniz, en mükemmel işini de yapsanız biz muhalefet edeceğiz. Çünkü millet bize bu görevi verdi. Biz muhalefet partisiyiz öyleyse muhalefet ederiz’ demişti. Sonra biz biraz önce söylediğim muhalefet anlayışımızı ortaya koyduk, dedik ki doğru kimden gelirse gelsin biz doğrunun tarafında yer alırız. Aynı şahıs kaderin cilvesi, takdiri ilahi, bir yıl sonra aynı adam çıktı bu sefer iktidara hitaben, ‘siz şimdiye kadar hangi işi yaptınız da biz karşı çıktık kardeşim’ demeye başladı.” dedi.


“1 Nisan günü memleket HÜDA PAR’ın geniş manada belediyecilik anlayışıyla tanışacaktır”
Hedeflerinde insan odaklı siyaset ve adaleti gerçekleştirmek olduğunu belerterek Yapıcıoğlu;
“Allah’ın izniyle biz dedik ki eğer HÜDA PAR meclise girerse bu iktidarın da faydasına, muhalefetin de faydasına olur. Seviyeli siyaset yapmanın ne olduğunu inşallah biz pratik bir şekilde göstereceğiz. Muhalefet anlayışı böyle olmak zorunda değil. İktidar cenahında yer alanlar doğru da olsa, yanlış da olsa her şeyine alkış çalıyorlar. Biz hayır. Biz ittifak içerisinde de olsak kimsenin yanlışında eyvallah etmeyeceğiz dedik. Bu anlamıyla inşallah bir adım attık. Bir merhaleyi geçtik. Şimdi diyoruz ki HÜDA PAR’ın belediyecilik anlayışı ve pratiği nedir inşallah onu ortaya koyma ve onu gösterme zamanı gelmiştir. İnşallah 31 Mart bu işin miladı olacaktır ve inşallah 1 Nisan günü memleket HÜDA PAR’ın geniş manada belediyecilik anlayışıyla tanışacaktır. O yer Bingöl niye olmasın. Nedir HÜDA PAR’ın belediyeciliği? On iki sene önce dürüst siyaset, gerçek adalet şiarıyla yola çıktık. 2014’te, 10 sene önceki seçimlerde dürüst belediyecilik, gerçek hizmet dedik. Bizim siyasetimizin merkezinde insan var. İnsan odaklı siyaset ve hedefimizde de adaleti gerçekleştirmek var. Her şarta, her halde ve her zamanda adaleti gerçekleştirmek için bütün çabayı ortaya koymak. Nedir adalet? Her şeyi yerli yerine koymak. Her hak sahibine hakkını teslim etmek. Eğer Rabbim lütfeder biz bunu pratik olarak gösterirsek ben inanıyorum ki bu dava o kadar hızlı büyüyecek ki belki o hızın karşısında sizler bile şaşıracaksınız. İnanmak gerekir önce. İnanacaksınız ki başarasınız. Allah’ın izniyle bunu başarabileceğimize inanıyoruz.” dedi.

“Toplumun ıslahına çalışmak bizi rabbimizin rızasına götürür”
İnsan merkezli siyasete insanın canının, malının, dininin, aklının ve neslinin gerektirdiği bütün tedbirlerin alınması gerektiğini ifade eden Yapıcıoğlu “ 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıla yakın bir zaman geçti. 6 Şubat depremlerinde 11 ilimiz ciddi hasar aldı. En ciddi yıkım yaşayan illerimizden bir tanesi de Malatya’ydı. İnşallah bugün buradan Malatya Büyükşehir Belediye başkan adayımızı da ilan edeceğiz. Yine Elazığ hasar gören illerimizden birisiydi. İnsan merkezli siyasete insanın, canının, malının, dininin, aklının ve neslinin gerektirdiği bütün tedbirler alınmalıdır. Alınmak zorundadır. İnsan eşrefi mahlûkattır. Biz inanıyoruz ki Hakkın rızasına giden yollardan bir tanesi de bu uğurda sahih bir niyetle insana hizmet etmek bu yollardan bir tanesidir. Hakkın rızasını gözeterek dünyayı imar etmek, hakkın rızasını gözeterek insanlığı yüceltmek ve toplumun ıslahına çalışmak bizi Rabbimizin rızasına götürür. Biz meseleye böyle bakıyoruz. Yoksa bizim için siyasetin kendisi de, siyaset yoluyla gelinebilecek makamların kendisi de asla bir nihai hedef değildir. Biz o makamları, belediye başkanlığı koltuğunu ya da parlamentoda ki koltukları ya da başka başka siyasi nitelikli makamlardaki koltukların hiçbirisini amaç haline getirmeyiz. Ya da o makamların hiçbirisini servet toplama, şöhret olma ya da dünyalık bazı zevkler, lezzetler peşinde koşmanın aracı, vesilesi, aparatı, aleti olarak görmeyiz. İnşallah diyoruz ki, insan merkezli siyasete bu deprem kuşağında olan illerimizde, bu yerdeki kardeşlerimiz HÜDA PAR’ın belediyeciliğiyle tanışırsa insan merkezli siyasetin, Hakkın rızasını gözeterek yapılacak olan hizmetin, diğer hizmetlerden ve diğer anlayışlardan farkını net bir şekilde göreceklerdir.”

“HÜDA PAR belediyelerinde rüşvete geçit verilmeyecek”
Belediyenin imkânlarını ve parasını belediye başkanlarının reklamını yapmak için harcanmayacağını belirten Yapıcıoğlu, milletin malının son kuruşuna kadar millete hizmet için harcanacağını ifade etti.

HÜDA PAR belediyelerinde ter döken, emek veren çalışanların asgari ücret değil insani ücret alacaklarını belirten Yapıcıoğlu, “HÜDA PAR’ın belediyeciliğinde ne olacak? Birkaç cümleyle de olsa nelerin olmayacağını söyleyelim. Allah’ın izniyle HÜDA PAR’lı bir belediye yönetiminde israfa ve yolsuzluğa zinhar yol vermeyeceğim. Yolsuzluk yapan, hırsızlık yapan, adaletsizlik yapan kim olursa olsun onun gözünün yaşına bakılmayacak, mutlaka engel olunacak. HÜDA PAR’ın belediyelerinde rüşvete geçit verilmeyecek. Ve inşallah hür adayların belediye başkanları olduğu her belediyeye rüşvet alan da, veren de melundur Hadisi Şerif’i asılacak. HÜDA PAR belediyeciliğinde şu mahallede benim taraftarlarım oturuyor, şu mahallede filanlar oturuyor onlara hizmeti boş ver asıl hizmeti buraya götür anlayışı olmayacak. Zerre kadar kimseye haksızlık yapılmayacak. Kimsenin emeği de sömürülmeyecek. Ve inşallah çalışanların ücreti asgari değil, insani ücret HÜDA PAR belediyelerinde ter döken, emek veren insanlara ödenecek. İnşallah HÜDA PAR belediyelerinde az laf çok iş olacak. Belediyenin imkânları ve parası belediye başkanının reklamını yapmak için harcanmayacak. Belediyenin parası belediye başkanının, belediye meclisinin ya da orada ki memurların kendi şahsi malları değildir. Milletin malıdır ve milletin malı son kuruşuna kadar millete hizmet için harcanacak.” şeklinde konuştu.

“Milletin emaneti asla ihaneti görmeyecektir”
“Belediyeleri alırsak biz bileceğiz ki o makamlarda, o makamlardaki kişilerin harcamaya yetkili olduğu mal da bize emanettir” diyen Yapıcıoğlu; “Allah’ın izniyle HÜDA PAR belediyeciliğiyle tanışan şehirlerin sokakları güvenli ve huzurlu olacak. İnsan eşrefi mahlûkattır dedik. İnsanlara zararlı hiçbir şeyin olmasına fırsat ve izin verilmeyecek. İnsan merkezdeyse, insanın dışındaki diğer bütün mahlûkat insanın emrine amadeyse, onun hizmeti için var edilmişse o zaman var oluş amacına uygun kullanılacak. Bizim siyaset, idare ve hayat anlayışımız eğer iki kelimeyle, sadece iki kelimeyle ifade edilecek olursak muhtemelen en yakışan kelimelerden bir tanesi, tabi tevhidi ayırıyorum o bizim inancın temelidir. Onun üzerine iki tane sütün yerleştirecek olursanız, Birisi adalet kelimesidir, diğeri emanet kelimesidir. Biz bu hayatın bize emanet oluğuna inanıyoruz. Biz bu bedenin bize emanet olduğuna inanıyoruz. Biz evlatlarımızın bize emanet olduğuna inanıyoruz. Biz tabiatın bize emanet olduğuna inanıyoruz. Biz çevremizdeki bütün canlılardan mesul olduğumuza, onlardan da sorulacağımıza inanıyoruz. Eğer milletimiz teveccüh gösterir, Rabbimiz lütfederse, belediyeleri alırsak biz bileceğiz ki o makamlarda, o makamlardaki kişilerin harcamaya yetkili olduğu mal da bize emanettir. Milletim emaneti asla ihaneti görmeyecektir. Çıkın meydana halkın içine karışın. Millet sizdeki sıcaklığı, sizdeki samimiyeti ve kardeşliği görsün. Vallahi size hayran kalacaklar. Siz onları bulup onlara dokunduktan sonra sizi tanrılarsa, siz onları bırakıp gitseniz onlar size yapışacak, bizi bırakıp nereye gidiyorsunuz diye. Bu samimiyeti, sıcaklığı ve güveni siz gidin insanlara gösterin, gerisi kendi kendine gelecektir. Gittiğinizde de insanlara söyleyin, emaneti ehline veriniz. Onlar inşallah kimin ehil olduğunu bilirler.” ifadelerini kulandı.

“Kardeşliğin ölçüsünü değiştirmeye çalışmalara pirim vermeyeceğiz”
Son olarak 12 Şubat’ta sona erecek seçmeli dersler hakkında vatandaşlara çağrıda bulunan Yapıcıoğlu, bütün çocukların kendi ana dillerini seçmeleri gerektiğini vurguladı: “Dil insanın kimliğidir ya da bazılarının deyimiyle aslında insanın evidir. İnsanının yurdudur. Memleketimizde dilleri farklı farklı olan insanlar var. Ben de buraya çıkarken üç farklı dilde hoş geldiniz dedim size. Bunları çoğaltmak mümkündür. Çünkü memleketimizde farklı farklı dilleri koşuşan kardeşlerimiz de var. Ama dikkat edin kardeşlerimiz var dedim. O kelimeyi seçerek ve özenle kulandım. Çünkü bizde kardeşliğin bir ölçütü var. Nedir o? Bütün inananlar bizim kardeşimizdir. Rabbimiz Allah’u Teâla buyuruyor, ‘Müminler ancak kardeştirler.’ Biz bu ölçüyü asla değiştirmeyi aklımızdan geçirmeyiz ve bunu değiştirme hadsizliğini yapanları da hoş görmeyiz. Bizim bu farklılıklarımız, bizim ihtilaflarımız, muhtelif renklerde ve dillerde oluşumuz rahmettir bizim için. İnşallah biz onu rahmet vesilesi kılmak için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Kardeşliğin ölçüsünü değiştirmeye çalışmalara prim vermeyeceğiz. Farklı dilleri konuşan bütün kardeşlerimize de diyoruz, kendi dillerinize değer verin ve kendi dilinizi öğrenin. Şimdi okullarda farklı farklı dillerle ilgili olarak bir imkan var. Seçmeli olarak bazı vatandaşlarımızın konuştuğu diller onlara okullarda öğretiliyor. Daha önce bu sadece özel kurslarda mümkündü. Hata bir dönem yasaktı. Sokakta bile konuşmak yasaktı. Çok şükür o günler geride kaldı. Şimdi 12 Şubat’a kadar seçmeli derslerin seçilmesinin son dönemi. Biz vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Diyoruz ki, çocuklarınız kendi dilinizi unutmasın. Çocuklarınız için bu dersleri seçin. Çocuklarınıza bu dersleri seçmeleri için telkin edin. Kendi dillerini unutmasınlar inşallah.”

Genle Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, konuşmasının ardından aşağıda ismi ve aday olduğu şehri yazılı bulunan belediye başkan adaylarını kamuoyuna tanıttı.

1-MALATYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, İLKER DÖNMEZER
2-BİNGÖL İL BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, YUNUS EMİROĞLU
3-ELÂZIĞ İL BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, YASİN KAVAKLI
4-ERZİNCAN İL BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, YUSUF SEZGİN
5-YEŞİLYURT İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, ŞAHİN ARSLAN
6-BATTALGAZİ İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, HALİL YILDIRIM
7-YAZIHAN İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, FEHMİ YILMAZ
8-KOVANCILAR İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, METİN SUİÇER
9-KARAKOÇAN İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, İSMAİL KARAMAN
10-KARLIOVA İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, YAVUZ BİNGÖL
11-SOLHAN İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, NİHAT KANAT
12-GENÇ İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, RAMAZAN GÜNER
13- VARTO İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, NESİM YILMAZ
14-KORKUT İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, İBRAHİM ELİTAŞ
15-HASKÖY/DÜZKIŞLA BELDE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI, BARIŞ ONGÜR