Haber dosyasını indirin
İndir
Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında İran’a yönelik saldırıların İslam dünyasına yapıldığını belirterek bölge ülkelerine ABD üslerinin kapatılması çağrısında bulundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) açıklamalarda bulunan Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, ABD ve siyonist işgal rejiminin İran'a saldırıları, emeklilerin eriyen bayram ikramiyelerini ve Epstein pedofili çetesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
“Bir okulun hedef
alınması sonucu bir günde 160 masum kızımız katledilmiştir”
ABD ve siyonist terör rejiminin, uyarıları dikkate almayarak
bölgeyi topyekûn bir savaşa sürüklediğini belirten Demir, Washington
yönetiminin tercihini barıştan değil, siyonist rejimin güvenliğinden yana
kullandığını vurguladı.
Saldırıların sadece İran'ı değil tüm İslam coğrafyasını
hedef aldığının altını çizen Demir, " İran’a yönelik yapılan bu saldırılar
İslam coğrafyasına yöneltilmiş açık bir saldırı ve bir devlet terörü örneğidir.
Bu saldırılarda insanlık vicdanını yaralayan yeni bir katliam yaşanmış; çocuk
katilleri tarafından bir okulun hedef alınması sonucu bir günde 160 masum
kızımız katledilmiştir. Okulların, hastanelerin, sivil yerleşim yerlerinin,
özellikle çocukların hedef alınmasını 'başarı' olarak sunan ve bununla övünen
bu vahşi zihniyet, bölgeyi bilinçli şekilde kan gölüne çevirmektedir."
ifadelerini kullandı.
"Uluslararası
hukuk fiilen ortadan kalkmıştır"
Gazze'deki soykırıma ve İran’a saldırılara karşı sessiz
kalan uluslararası topluma sert tepki gösteren Demir, " Birleşmiş
Milletler sistemi bir kez daha iflas etmiştir. Uluslararası hukuk fiilen
ortadan kalkmış, küresel düzen güçlünün hukukuna teslim edilmiştir. Dünya bugün
adalet ilkeleriyle değil, iki haydut gücün dayattığı kuralsızlıkla
ilerlemektedir." dedi.
“Türkiye, saldırılara
karşı hazırlık yapmalı”
Bölge ülkelerine çağrı yapan HÜDA PAR Milletvekili Demir,
ABD ve işgal rejiminin bölgede dost olmadığını ve geçici olduklarını
hatırlatarak şunları kaydetti:
"Bölge ülkeleri, ABD’nin veya işgal rejiminin çıkarları
için değil; kendi halklarının ortak çıkarları ve bölgenin istikrarı için
siyasi, askeri ve ekonomik iş birliklerini artırmalıdır. Başta Türkiye olmak
üzere tüm bölge ülkeleri bu saldırgan stratejiler karşısında her türlü
hazırlıklarını yapmalıdır. İran’a yönelik saldırılar başarılı olursa hedefin
Türkiye başta olmak üzere bölge ülkeleri olacağı unutulmamalıdır.
ABD’nin askeri üsleri bölge için kaos üretmektedir. Bu üsler
bölgesel barışı korumamakta; aksine bölgeyi savaşların, suikastların ve
istikrarsızlığın merkezine dönüştürmektedir. Bölge ülkeleri ortak bir irade
ortaya koyarak ABD askeri üslerinin kapatıldığını ilan etmeli ve dış müdahaleye
dayalı güvenlik anlayışına son vermelidir."
"Emeklinin
bayram ikramiyesi en az 18.000 TL olmalıdır"
Ekonomik gelişmelere de değinen Demir, yaklaşan bayram
öncesi emekli ikramiyelerinin reel olarak ciddi biçimde eridiğine dikkat çekti.
Önceki yıllarla kıyaslama yapan Demir, "2018 yılında
asgari ücret 1.603 TL, en düşük emekli maaşı 1.250 TL iken ikramiye 1.000 TL
olarak belirlenmişti. Yani ikramiye asgari ücretin yaklaşık %62’sine denk
geliyor ve emekli bir maaşa yakın ikramiye alıyordu. Bugün asgari ücret 28.075
TL, en düşük emekli maaşı ise 20.000 TL'dir. 2018 yılındaki oranın
korunabilmesi için, 2026 yılı itibarıyla bayram ikramiyesinin en az 18.000 TL
olması gerekmektedir." şeklinde konuştu.
“Bayram ikramiyeleri
memurlara verilen maaş artışları oranında artırılmalı”
Emekli bayram ikramiyelerinin sabit bir tutar olarak
belirlenmesinden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Demir, “Bayram ikramiyeleri;
her yıl yeniden değerleme oranında ya da altı ayda bir memurlara verilen maaş
artışları oranında otomatik olarak artırılmalı, böylece ikramiyenin satın alma
gücü kalıcı şekilde korunmalıdır. Sosyal adaletin sağlanması için emeklilerin
uğradığı bu kayıplar bir an önce telafi edilmelidir.” dedi.
"Epstein çetesi,
siyonizmin şantaj ve ifsad sistemidir"
Açıklamasının son bölümünde dünyayı sarsan Epstein
belgelerine değinen Demir, dünya elitlerinin bu sapkınlık adasında şantajla
esir alınıp siyonizme hizmet etmeye mecbur bırakıldığını söyledi.
Küresel çapta sermaye, siyaset, medya ve akademi dünyasından
birçok ismin bu sapkınlık adasında buluştuğunu belirten Demir, "Epstein;
çocuk avcılığı, çocuklara tecavüz, şeytani ritüellerle katledilen çocukların
etlerini yiyip kanlarını içmek şeklinde bir hayat biçiminin adı olmuştur.
Sapkınlık adasında yolları kesişen dünya elitleri şantaj karşılığı esir
alınmış, siyonizme hizmet etmeye mecbur bırakılmışlardır." ifadelerini
kullandı.
“İlahi okuyan
çocuklara gösterdikleri tepkinin çeyreğini Epstein’a göstermediler”
Küresel pedofili çetesinin "cinsiyet eşitliği" ve
"cinsel yönelim" maskesi altında yürüttüğü sosyal ifsad projelerine
karşı toplumu uyaran Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çocuklar kaçırılıyor, tecavüze uğruyor, şeytani
ayinlerde öldürülüyor. Peki, her fırsatta aile kurumunu tecavüz aracı olarak
ilan edip ‘kimsenin namusu değiliz, bedenimiz bize ait’ deyip sokaklara
fırlayan bu kesimler ne yapıyor? Hiçbir şey! Gündemlerine alabiliyorlar mı?
Asla! Okulda ilahi okuyan çocuklara gösterdikleri tepkinin çeyreğini bile
Epstein sapkınlığına gösteremiyorlar.”
“Epstein fedaileri
için durum bundan böyle hiç de parlak olmayacak”
“Siyonizmin şantaj ve fonlama sistemi açığa çıktı” diyen
Demir, “Epstein ifsad sisteminin kirli yüzü deşifre oldu. Pedofili çetesi için
deyim yerindeyse sokak başlarında torbacılık yapan sözde “kadın özgürlükçüsü”
Epstein fedaileri için de durum bundan böyle hiç de parlak olmayacaktır.”
diyerek sözlerini noktaladı.





