Haber dosyasını indirin
İndir
Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Meclis’te yaptığı basın açıklamasında CHP’nin hutbe ve kadın düşmanlığıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Genel Başkan Vekilimiz ve Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Demir, CHP’nin hutbe düşmanlığıyla ilgili, “Bu halk, Müslümandır ve aileye düşmanlık yapanlara da teşhirciliği normalleştirerek kadınları istismar etmek isteyenlere de inancına dil uzatma cüretinde bulunan CHP’ye de gereken cevabı verecektir.” dedi.
“CHP'nin, kadın haklarını savunma iddiasıyla İslamî değerlere saldırması tam anlamıyla bir hedef saptırmadır”
CHP hakkında her hafta yeni bir
yolsuzluk dosyası açıldığına değinen Demir, ana muhalefet partisinin bu
dosyalara cevap veremediğine değinerek, “CHP'nin, kadın haklarını savunma
iddiasıyla İslamî değerlere saldırması tam anlamıyla bir hedef saptırmadır. Kadın haklarını savunmak; kadınları
cinsel bir obje olarak kullanan çevrelere karşı çıkmayı, aileyi ve anneliği
savunmayı gerektirir. Siyasi olarak da kadınlara
yönelik tacizin önlenmesi ve caydırıcı cezaların getirilmesi için çalışmayı
gerektirir. Bu konularda hiçbir adım attığına şahit olmadığımız CHP, nikâh
akdinin ve evliliğin tavsiye edilmesine, teşhirciliğin eleştirilmesine, ailenin
korunmasına yönelik hutbelere tepki göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
“CHP
teşkilatlarında yaşanan kadınlara yönelik taciz ve istismar olayları hakkında
söyleyecek bir sözleri var mı?”
“CHP öncelikle kendi yüzüne ayna
tutmalı, eğer bir yüzü kalırsa ondan sonra kadın hakları konusunda konuşmalıdır.” diyen Demir, “CHP
teşkilatlarında yaşanan ve bir kısmı yargıya da taşınan kadınlara yönelik taciz
ve istismar olayları hakkında söyleyecek bir sözleri var mıdır? Kadın hakları
konusuna girmeden önce parti teşkilatlarında yaşanan bu iğrençlikler konusunda
hangi adımları attıklarını, bu tip olayların yaşanmaması için ne tür önlemler
aldıklarını kamuoyuyla paylaşmalıdırlar.” dedi.
“Evlilik
müessesine yönelik saldırılar, toplumun temeline dinamit koymakla eşdeğerdir”
Toplumun inanç değerleriyle ve aile kurumuyla
ayakta durduğuna değinen Demir, “İnanç değerlerine, aile kurumuna ve evlilik
müessesine yönelik saldırılar, toplumun temeline dinamit koymakla eşdeğerdir.
Bu halk, Müslümandır ve aileye düşmanlık yapanlara da teşhirciliği
normalleştirerek kadınları istismar etmek isteyenlere de inancına dil uzatma
cüretinde bulunan CHP’ye de gereken cevabı verecektir.” şeklinde konuştu.
“Çiftçi
güvenle üretebilirse tüketici rahat eder”
Açıklamasının devamında tarım ve çiftçiliğin
önemine değinen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarım, bir ülkenin geleceği
ve bağımsızlığıdır. Çiftçi güvenle üretebilirse tüketici rahat eder; üretici
korunursa toplum da rahat bir geçim imkânı elde eder. Tarımda daha önce de
sıklıkla vurguladığımız sorunlar devam etmektedir. Planlı
tarıma geçilmeli, yarım kalan sulama projeleri tamamlanmalıdır. Toprak
Mahsulleri Ofisi ve Et ve Süt Kurumu gibi kamu
kurumları güçlendirilmelidir. Çiftçiye ucuz mazot, tohum ve gübre sağlanmalı,
destekler artırılmalı ve zamanında
verilmelidir.”
“Tarladan sofraya uzanan zincir kısaltılmalı”
Üreticinin kooperatiflerde örgütlenmesinin
teşvik edilmesi gerektiğini belirten Demir, tarım arazilerinin korunması
çağrısı yaptı.
Uzun süredir çıkarılması gündemde
olan Hal Yasası’nın temel sorunların çözülmesi halinde anlam kazanacağı vurgusu
yapan Demir, “Ayrıca ürün fiyatları şeffaf biçimde belirlenmeli, taban fiyat
tüm ürünlerde garanti altına alınmalıdır. Kayıt dışılık ve fırsatçılık son
bulmalı; alıcı ile satıcıyı buluşturacak şeffaf ve adil bir piyasa düzeni
kurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Demir, konuşmasının devamında, “Tarladan
sofraya uzanan zincir kısaltılmalı; üreticinin alın teri korunmalı, tüketici
fahiş fiyatlardan kurtarılmalıdır.” dedi.
“Çocuklarımız ne vitrin süsüdür ne de tüketimin bir nesnesidir”
Kız çocukları için üretilen kıyafetlerin fıtratlarına uygun olmadığını belirten Demir, ailelerin
bu durumdan şikâyet ettiğine değindi. “Giyimin, insanın ruhsal ve ahlaki
gelişimine olan etkisi inkâr edilemez bir gerçekliktir.” diyen Demir, “Çocuklar
için bedenin neredeyse büyük bir kısmını teşhir eden kıyafetlerin tasarlanması,
ahlaki dejenerasyon için, masum dimağlara yapılan çirkin bir operasyondur. Bu durum çocuklarımızın saf ve temiz dünyasını kirletme amacına
hizmet etmekte ve istismara kapı aralamaktadır. Çocuklarımız ne vitrin süsüdür
ne de tüketimin bir nesnesidir.” şeklinde konuştu.
“Gelecek nesillerimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur”
Çocukların ruhsal ve bedensel
olarak korunması gerektiğine vurgu yapan Demir, “Çocuk bedenlerini bir meta
olarak gören teşhirci zihniyetle mücadele edilmeli; çocuklar için yaşlarına
uygun kıyafetlerin üretilmesi adına gerekli adımlar atılmalıdır. Gelecek
nesillerimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.” dedi.
“Siyonist rejimin amacı Gazze halkını tamamen yok etmek”
Hamas’ın Gazze’de ateşkes taslağını
kabul etmesine rağmen siyonist rejimin bu
konuda farklı planları olduğunu belirten Demir, “Siyonistler,
Gazze’de kalıcı bir işgal stratejisi izlemektedir. Bu nedenle daha önceki
geçici ateşkes anlaşmalarını hep bozan taraf olmuştur. Siyonist rejimin
amacının Gazze halkını tamamen yok etmek olduğu saklanamaz bir gerçektir.”
şeklinde konuştu.
“Hükümetlerin siyonist saldırılara karşı yardım gemilerine
güvenlik desteği vermesini bekliyoruz”
“Gazze’de soykırımın durdurulması
için derhal fiilî adımlar atılmalıdır.” ifadelerini kullanan Demir, sözlerini
şöyle sürdürdü: “Bu doğrultuda ağustos ayı sonunda Gazze ablukasını kırmak
üzere yola çıkacak yüzlerce gemiden oluşan Küresel Sumud Filosu, umutların
sembolü olmuştur. Türkiye’den de 40 geminin dâhil olacağı bu organizasyonu
selamlıyor, hükümetlerin bu gemilere yasal engel çıkarmak yerine siyonist saldırılara
karşı güvenlik desteği vermesini bekliyoruz.”
“Halkının yanında durmayan hükümetler tarihe kara bir leke olarak
geçecek”
Hükümetlerin Gazze’deki soykırıma
karşı pasif ve çıkar odaklı siyaset yürüttüğüne vurgu yapan Demir, halkların bu
duruma boyun eğmediğinin altını çizdi. Demir, “Gazzeli kardeşlerine destek için
yola çıkacak Özgürlük Filosu girişiminin, karadan da milyonların sınırlara
akacağı büyük bir dayanışma hareketine dönüşeceğine inanıyoruz. Gazze’de akan
kanın durmasına ve ablukanın kırılmasına vesile olmasını ümit ettiğimiz bu
adım, tarihe onurlu bir eylem olarak yazılacaktır. Bugün halkının yanında
durmayan hükümetler ise tarihe kara bir leke olarak geçecektir.” ifadelerini
kullandı.
Önemli Gelişmeler
Karma eğitime ilişkin kanun teklifimiz July 17, 2026
