Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Şırnak ve ilçelerinde gerçekleştirdiği saha çalışmasının ardından kronikleşen altyapı, ulaşım ve istihdam sorunlarını ve vatandaşların taleplerini TBMM’de gündeme getirdi.

Genel Başkan Yardımcımız ve Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, memleketi Şırnak ve ilçelerindeki köy ve mahallelere yaptığı ziyaretlerin detaylarını kamuoyuyla paylaştı.

Vatandaşlarla bir araya gelerek sorun ve sıkıntıları birinci ağızdan dinleyen Demir, Şırnak ve ilçelerinde gerçekleştirdiği 5 günlük yoğun saha çalışmasının ardından tespit ettiği tüm kronik sorunları TBMM gündemine taşıdı.

Demir, Şırnak’ın çevre il ve ilçelerle olan ulaşım ağındaki sorunlar başta olmak üzere 12 yıldır bitmeyen ve çalışmaları durma noktasına gelen Şırnak-Van yolundan Roboski Sınır Kapısı vaadine, ulaşım, alt ve üst yapı ile ilçelerdeki doğal gaz eksikliğine, işsizlik sorununa ve baraj tehdidine kadar birçok sorunu ve vatandaşların taleplerini gündeme getirdi.

50 yıllık güvenlik sorununun ağır bilançosu

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde son 50 yıldır yaşanan güvenlik sorununun ve şiddet olaylarının ağır bilançosunu hatırlatan Demir, “Çok ciddi göçler yaşandı ve bölgedeki birçok köy halen tamamen boş. Şu an halkın çözülmesini büyük bir umutla beklediği çok sayıda kronik sorunla boğuşuyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Kırsalda görev yapan kamu personeline pozitif ayrımcılık yapılmalıdır”

Kırsal alanlardaki altyapı ve yaşam standartlarının yetersizliği nedeniyle Şırnak'a atanan öğretmen, doktor ve imam gibi memurların bölgede kalmak istemediğini ve kısa sürede istifa ettiklerini ya da tayinle ayrıldıklarını belirten Demir, şu çözüm önerisinde bulundu:

“İnsanımızın hizmet alabilmesi için zorlu coğrafyada görev yapacak kamu personeline pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. Teşvik edici unsurlar ve maaş artışları ön plana çıkarılarak memurların bu bölgeye seve seve gidip hizmet etmesi sağlanmalıdır.” dedi.

“Şırnak için yatırım ve pozitif ayrımcılık zamanı”

Bölgede sağlanan huzur ortamının tarihi bir fırsat sunduğunu vurgulayan Demir, “Geçmişte güvenlik sorunları mazeret olarak sunulabilirdi ama artık bahanelerin arkasına sığınma dönemi bitmiştir. Şırnak’ın kronikleşen altyapı, ulaşım ve istihdam sorunları için acilen pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır.” çağrısında bulundu.

“Halkın çözülmesini beklediği birçok sorun var”

Türkiye'nin kritik bir süreçten geçtiğini belirten Demir, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 50 yıldır süren güvenlik krizinin 100 bine yakın can kaybına, köy boşaltmalarına ve büyük göç dalgalarına yol açtığını ve halkın acil çözüm beklediğini ifade ederek şunları söyledi:

“50 yıldan beri özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde güvenliğe dair çok ciddi sıkıntılar yaşandı. 100 bine yakın insanımız canından oldu, şehirlerimiz, köylerimiz yıkıldı, yakıldı ve boşaltıldı. Çok ciddi göçler oldu. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde birçok köy halen boş. Bu sıkıntılar bize çok ciddi bir sorun olarak döndü. Şu an boğuştuğumuz, çözülmesi gereken ve halkın çözülmesini beklediği birçok sorun söz konusudur.”

“Yetkililer toplumun beklentisini karşılasın, sorunlara el atsın”

Memleketi Şırnak merkez ve ilçelerinde 4-5 günlük bir saha çalışması gerçekleştirdiğini, Uludere'den Silopi'ye kadar halkla doğrudan temas kurarak bölgedeki ciddi sorunları ve talepleri bizzat yerinde gözlemlediklerini belirten Demir, çözülmesi gereken acil sorunlara işaret ederek, “Şırnak'ta, Şırnak kırsalında; Uludere, Beytüşşebap, Güçlükonak, Cizre, Silopi, İdil ve benzeri yerlerde gezdik. Halkla temaslar kurduk ve sorunları bizzat yerinde gördük. Çok ciddi dönüşler geldi, çok ciddi sorunlar iletildi ve biz de çoğuna şahit olduk. Bunları kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz ki yetkililer toplumun beklentisini karşılasın, sorunlara el atsın.” ifadelerini kullandı.

Bölgede sağlanan sükûnet ortamının halkta büyük bir umut oluşturduğunu ifade eden Demir, altyapı-üstyapı ve ekonomik eşitsizliklerin giderilmesi için yetkililere çağrıda bulunarak mevcut durumu büyük bir fırsat olarak nitelendirdi.

 “İşsizlik sorunu acilen çözülmelidir”

Şırnak'ta çok ciddi işsizlik sorunu olduğunun altını çizen Demir, “Malum Şırnak, Şanlıurfa'dan sonra en fazla genç nüfusun olduğu ilimiz ve çok ciddi bir işsizlik söz konusu. Sadece 4 bin nüfuslu bir köyde 100'den fazla genç kardeşimizin işsiz olduğu tespit edildi. Bunlar evlenemediklerini, geleceğe umutla bakamadıklarını ve yaşantılarını kuramadıklarını dile getirdiler. Oysa bu sorun sadece gençlerin sorunu değil, birçok köyde hatta şehir merkezlerinde bile bu sorun söz konusu. Bütün bunların karşısında Şırnak'ta var olan imkanları, sonrasında oluşan istihdam imkanlarını da göz önüne aldığımızda bu işsizlik sorununun bütün illerden önce Şırnak'ta çözülmüş olması gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

“Şırnak ülke ekonomisinin lokomotifidir”

Şırnak’ın Türkiye ekonomisine sağladığı yüksek katma değere dikkat çeken Demir, en yoğun dış ticaret merkezlerinden biri olan Habur Sınır Kapısı'nın ve kentteki zengin kömür rezervlerinin bölge için stratejik bir güç olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Gabar ve Cudi'de tespit edilen, çıkarılan petrol de hepimizin malumu; Türkiye'nin en büyük petrol sahası şu an için Şırnak'tadır. Bütün bunlar çok geniş istihdam sahaları, iş imkanları sunuyor. Binlerce insan bu işlerde istihdam ediliyor ama bu istihdam edilen insanların büyük bir kısmı, hatta çoğunluğu dışarıdan getirilen insanlar ve halen gençlerimiz o bölgede işsiz. Şerefiye diye tarif edilen merkeze bağlı Kayaboyu köyü, Gabar'ın eteklerinde ve 50'den fazla petrol kuyusunun yer aldığı, açıldığı köyünden geçici olarak 5-6 tane işçi istihdam edilmiş, onların dışında herhangi bir istihdam söz konusu değil ki 50 tane petrol kuyusunun yer aldığı bir köyden söz ediyoruz.”

 “Şırnak'ın çevre illerle bağlantısı patika yollara emanet”

Şırnak’ın çevre il ve ilçelerle olan ulaşım ağındaki sorunlara ve tehlikelere de dikkat çeken Demir, bariyersiz uçurumlar ve tek şeritli yollar nedeniyle vatandaşların can tehlikesi yaşadığını belirterek, “Şırnak merkezin çevre ilçelerle ve çevre illerle çok ciddi ulaşım sorunları var. Var olan yollar patika yollar, çok ciddi sıkıntılı yollar. 2 bin 300-2 bin 400 metre yükseklikte yapılan, dağların başından geçen tek şeritli, uçurumlarla dolu, hiçbir yerinde bariyerin olmadığı ve vatandaşların ciddi can tehlikesi yaşadığı bir yoldan söz ediyoruz.” dedi.

Demir, 12 yıldır bitmeyen ve çalışmaları durma noktasına gelen Şırnak-Van yolunun da acilen tamamlanmasını istedi.

Üç ilçede doğal gaz yok: Taşımalı sistem önerisi

Şırnak’ın Güçlükonak, Beytüşşebap ve Uludere ilçelerinde doğal gaz eksikliği yaşandığını belirten Demir, ağır kış şartlarıyla mücadele eden halkın taleplerine kulak verilmesini ve boru hattı yapılamıyorsa bile acilen "taşımalı doğal gaz" sisteminin devreye konulmasını isteyerek şunları söyledi:

“Şırnak'ın Güçlükonak, Beytüşşebap ve Uludere ilçelerinde doğal gaz yok. Buralarda malum kış çok sert geçer. Yollar aylarca kapalı kalıyor ve çok ağır kış şartlarında insanlar yaşamlarını idame etmek durumundadır. Bu dönemde halen Güçlükonak, Beytüşşebap ve Uludere ilçelerinde doğal gaz yok. Israrla ve şiddetle bu ilçelerin doğal gaz talepleri var. Boru hatlarıyla bu ilçelerimize doğal gaz götürülemiyorsa bile alternatif bir çözüm anlayışı olarak taşımalı bir sistemle bu ilçelerimize doğal gazın götürülebileceği ve halkın istifadesine sunulabileceği ifade ediliyor ki bu ciddi alternatif bir seçenektir. Bunun ivedilikle değerlendirmeye alınması gerekir.”

 “Vatandaşlarımız çok ciddi mağduriyet yaşıyor”

Güçlükonak, Beytüşşebap ve Uludere ilçelerindeki ağır yaşam koşulları ve mahrumiyetlerin kamu personeli krizine yol açtığını ifade eden Demir, bölge halkının en temel hizmetlerden mahrum kaldığına dikkat çekerek, “Güçlükonak bizim küçük ilçelerimizden bir tanesi; ulaşım çok ciddi sıkıntı, altyapı-üstyapı neredeyse yok. Vatandaşlarımız çok ciddi bir mağduriyet yaşıyor. Güçlükonak, Beytüşşebap, Uludere ve diğer kırsal alanlarda var olan bu sorunlar nedeniyle öğretmen ve sağlık çalışanları gibi memurlar o bölgelere gidip hizmet vermek istemiyor. Gidenler ya kısa bir süre içerisinde ayrılmak durumunda kalıyor, ya istifa etmek zorunda kalıyor ya da tanıdık birisinin hatırı üzerine kendi bölgesi, memleketi ve köyüyse ancak gidip hizmet verebiliyor. Onun dışında bugün o bölgeye memurlarımızı dahi gönderemiyoruz.” diye konuştu.

Güçlükonak ile Şırnak Havalimanı arasındaki ulaşım sorununa da dikkat çeken Demir, Güçlükonak’ın havalimanına sadece 10 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen vatandaşların Dicle Nehri nedeniyle Cizre üzerinden kilometrelerce dolanmak zorunda kaldığını ifade etti.

“Çözüm sadece tek bir köprü”

İki bölgeyi ayıran Dicle Nehri üzerine kurulacak tek bir köprünün ilçenin tüm ulaşım sorununu çözeceğini belirten Demir, bu basit ama kritik projenin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ederek, “Güçlükonak malum Göksu Barajı'nın kenarındadır ve ulaşım çok ciddi bir sıkıntıdır. Şırnak Havaalanı, Güçlükonak'ın hemen 10 kilometre yan tarafında ama Güçlükonak ile havaalanı arasında Dicle Nehri geçmektedir. Dicle Nehri ile Güçlükonak arasına sadece bir köprünün yapılması bütün bu sorunları çözebilecek bir icraat, bir proje olur ama maalesef bu bile esirgenmiş. Bu köprünün ivedilikle yapılması talep ediliyor.”şeklinde konuştu.

“Taşdelen köyü baraj tehdidi altında”

Çevresine inşa edilen beş barajın ortasında kalan ve bentlerindeki çatlaklar nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Uludere ilçesindeki Taşdelen köyünün acilen güvenli bir yere taşınmasını isteyen Demir, şöyle konuştu:

“Köyün üst kısmına Elektrik üretme amaçlı üç tane, alt kısmına da iki tane baraj inşa edilmiş. Çok keskin, derin bir vadinin içerisinde inşa edilen köy, zamanında yine çeşitli gerekçelerle devlet tarafından buraya taşınmış. Ancak sonrasında üç tane baraj inşa edilmiş ve bu barajların bentleri çok ciddi sıkıntı. Bazılarında çatlaklar var. Ciddi bir sel felaketinde ve küçük bir heyelan durumunda; bu barajlardan herhangi birisinin patlaması bütün köyün yok olmasına sebep olabilecek bir sonuç doğuracaktır.”

“Devletin istimlak bedellerini ödeyerek köylüye yeni ev imkânı sunmalı”

Taşdelen köyünde geçen kış yaşanan sel felaketine ve baraj çatlaklarına dikkat çeken Demir, AFAD'ın köylüyü kendi imkânlarıyla ev yapmaya zorlamasını eleştirerek, “Bütün taleplerimize ve yetkililerin hepsine hemen hemen ulaşmış olmamıza rağmen, çeşitli projeler sunulmuş ancak bu köydeki insanların can güvenliğinin sağlanması, köyün taşınması noktasında bir icraat yapılmıyor. AFAD kapsamında köyün nakledilip yer değiştirilmesi önlerine konulmuş ama bu durumda herkesin kendi evini yapması istenmiş. Köylülerin zaten var olan evlerini terk ederek başka bir yerde yeni bir hayat kurma, yeni bir ev yapma imkânları söz konusu değildir. Dolayısıyla devletin istimlak bedellerini ödeyerek köylüye yeni ev imkânı sunması gerekir.” çağrısında bulundu.

"Roboski’ye verilen sınır kapısı sözü tutulsun"

Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski ve Gülyazı köylerinin 28 Aralık 2011’de Roboski Katliamı’nın yaşandığı bölge olduğunu anımsatan Demir, “O bölgede insanların geçim kaynağı bir dönem için sınır ticareti idi. Roboski'den Irak tarafına, Kürt bölgesine gidip geçimlerini sağlamak amacıyla ticaret yapan insanlar malum bombalandı. Bu köy o katliamı yaşadı. Katliam sonrasında oraya giden yetkililerin, hatta bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızın ve muhterem hanımefendinin köylülere verdiği bir söz vardı: ‘Bu köyde size bir sınır ticareti kapısı açacağız. Eskisi gibi geçimlerinizi sağlayabilmeniz için ortam, imkân oluşturacağız. Sınır kapısı kuracağız." Ama bugüne kadar yapılmadı. Roboski'nin, Gülyazı'nın ve o çevredeki köylülerin ısrarla sınır kapısı açılması talepleri var.” dedi.

“Hayatın idamesi noktasında sınır ticaretine şiddetle ihtiyaç var”

Coğrafi mesafenin çok kısa ve altyapının hazır olmasına rağmen sınır kapısının açılmamasının halkı büyük bir ekonomik sefalete sürüklediğini vurgulayan Demir, “Her türlü altyapı imkânı söz konusudur, mesafe uzun değildir, çok kısadır. Bu bölgede yaşayan insanların o sınır kapısına şiddetle ihtiyacı var. Çünkü hayvancılık çok zor şartlarda yapılıyor, tarım imkânı yok, geçim imkanları neredeyse sıfır noktasında ve hayatın idamesi noktasında bu sınır ticaretine şiddetle ihtiyaç var ama maalesef şimdiye kadar bu kapı açılmadı. Bir an önce bu kapının açılması talebi söz konusudur ki inşallah verilen sözler tutulur, bu kapı açılır.” şeklinde konuştu.

“Elektrik faturasına yetmeyen 'Terör Mağduru' maaşı”

Roboski Katliamı’nda hayatını kaybeden 34 kişinin ailelerine bağlanan “terör mağduru” maaşlarının düşüklüğüne dikkat çeken Demir, anne ve babaya ödenen toplam 3 bin 800 liralık ödeneğin bir elektrik faturasına bile yetmediğini belirterek şöyle konuştu:

“Terör mağduru statüsüne alınan bu insanlara bir maaş bağlandı. O katliamda vefat edenlerden her birisinin annesine bin 900, babasına bin 900 ve toplamda ise 3 bin 800 lira gibi bir ödenek veriliyor. Bu parayla hiç kimsenin geçinmesi söz konusu değil. Aileler, ‘Ya bu parayı da bizden alın, istemiyoruz; biz sadaka peşinde değiliz ya da maişetimizi sağlayabileceğimiz bir maaş statüsüne çekilsin.’ diyorlar.”

“Başaran’da sağlık ocağı yok”

Çevresindeki yerleşim yerleriyle birlikte yaklaşık 10 bin nüfusa hitap eden stratejik konumdaki Başaran köyünde halen bir sağlık ocağının bulunmadığına dikkat çeken Demir, köylülerin arsa tahsis etmeye hazır olmasına rağmen başvuruların yanıtsız kaldığını belirterek bu çağda yaşanan mahrumiyetin büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı.

Kırsalda görev yapan memura pozitif ayrımcılık ve teşvik çağrısı

Şırnak kırsalına öğretmen, doktor ve imam gibi kamu görevlilerinin gitmek istemediğini belirten Demir, “Memurların kırsala gidip insanlarımıza hizmet edebilmesi için farklı şartların oluşturulması lazım. Hayat şartlarının düzeltilmesi, imkânların arttırılması lazım. Bununla birlikte oraya gidip hizmet verecek olan memurlara pozitif bir ayrımcılık yapılması, maaşlarının arttırılması ve teşvik edici unsurların ön plana çıkarılması lazım. Memurlarımızın oraya seve seve gidip hizmet etme ortamının oluşturulması lazım.” dedi.

Huzur ortamıyla birlikte meralarına kavuşan bölge halkının en büyük sorununun yol yetersizliği olduğunu dile getiren Demir, tarım ve hayvancılığın canlanması için köy ve tarla yollarının ivedilikle açılması gerektiğini belirtti.