Haber dosyasını indirin
İndir
Genel Başkan Yardımcımız ve Dış İlişkiler Başkanımız Hüseyin İmir, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda önceki gün kabul edilen “1974 işgalinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” başlıklı sözde karar metninin, tarihî gerçekleri çarpıttığını vurguladı.
Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiği sözde karar metni ile ilgili yazılı bir açıklama yapan İmir, metnin Kıbrıs'taki tarihî gerçekleri çarpıtmasının yanı sıra Kıbrıslı Müslümanların maruz kaldığı zulmü yok saydığının ve siyasi saiklerle hazırlanmış bir iftira vesikasından ibaret olduğunun altını çizdi.
“Siyasi
saiklerle hazırlanmış bir iftira vesikasından ibarettir”
İmir,
“Avrupa Parlamentosu (AP) Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (FEMM)
Komitesi tarafından hazırlanan ve Türkiye’yi hedef alan ‘1974’teki işgalin
Kıbrıslı kadınlar üzerindeki etkileri’ başlıklı sözde karar metni, tarihî
gerçekleri çarpıtan, Kıbrıslı Müslümanların maruz kaldığı zulmü yok sayan ve
siyasi saiklerle hazırlanmış bir iftira vesikasından ibarettir. Ortaya çıkan
tablo AB’nin ve bağlı kurumlarının Kıbrıs meselesine ve Doğu Akdeniz
jeopolitiğine yönelik taraflı yaklaşımını açıkça ortaya koymuştur.” dedi.
“Kıbrıslı
Müslüman kadın ve kız çocuklarının uğradığı sistematik vahşet, göç ve soykırım
girişimleri neden bu metinde yer almamıştır?”
Söz
konusu kararın, soykırımcı siyonist işgal rejimi ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi
(GKRY) arasında planlanan enerji ve boru hattı projeleriyle ilgili gelişmelerin
hemen ardından gündeme getirilmesinin de manidar olduğunu ifade eden İmir, “Türkiye’nin
Doğu Akdeniz’deki varlığını ve meşru haklarını gasp etmek isteyen malum
çevreler, bir kez daha uluslararası kurumları kendi kirli çıkarlarına alet
etmiştir. Sözde tarihsel inceleme yapmaya aniden merak salan AP Kadın Hakları
Komitesi’ne soruyoruz; Yunanistan’ın bizzat silahlandırdığı EOKA’nın insanlık
dışı saldırılarıyla, ‘Kanlı Noel’ katliamlarıyla, kadın, çocuk, yaşlı demeden
acımasızca katledilen Kıbrıslı Müslümanlar bu kınamalarınızın neresindedir?
Kıbrıslı Müslüman kadın ve kız çocuklarının uğradığı sistematik vahşet, göç ve
soykırım girişimleri neden bu metinde yer almamıştır?” diye sordu.
“Gazze’de
siyonist rejim tarafından katledilen 38 binden fazla kadın ve çocuk için neden
kör, sağır ve dilsizsiniz?”
Batı’nın
sözde insan hakları savunuculuğunun, söz konusu Müslümanlar olduğunda her zaman
olduğu gibi askıya alındığına dikkat çeken İmir, “Geçmişte yaşanan acıları
görmezden gelip taraflı bir tavır takınan bu riyakâr koro, bugün Gazze’de
gözlerimizin önünde siyonist rejim tarafından katledilen 38 binden fazla kadın
ve çocuk için neden kör, sağır ve dilsizdir? Hakikatin ve adaletin yanında
durmak yerine siyasi hesaplarla tarihî hakikatleri çarpıtan tek taraflı siyasi
metinleri reddediyor; o günden bugüne kadar İslam dünyası aleyhine çalışan,
zulme arka çıkan bu zihniyetten dost olmayacağı konusunda bir kez daha
uyarıyoruz.” ifadelerini kullandı.




