Brüt alanı iki yüz metrekareyi geçmeyen tek konuta sahip olanların emlak vergisinden muaf tutulması için hazırladığımız kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunduk.

Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu ile Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç ve Batman Milletvekilimiz Serkan Ramanlı'nın imzasını taşıyan “Emlak Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunuldu.

Düşük ve orta gelirli vatandaşların barınma hakkını desteklemek ve vergi yükünü adaletli dağıtmak hedefiyle 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair hazırladığımız kanun teklifiyle, brüt 200 metrekarenin altındaki tek konut sahiplerinden emlak vergisi alınmaması amaçlanıyor.

“200 metre karenin altında konutu olanlar emlak vergisi ödemesin”

TBMM'ye sunduğumuz teklifle, her hangi bir gelir veya statü şartı aranmaksızın, brüt yüzölçümü 200 metrekareyi geçmeyen tek mesken sahibi tüm vatandaşların emlak vergisinden muaf tutulması öngörülüyor.

Teklif, birden fazla konutu olan vatandaşları da kapsıyor. Öngörülen düzenlemeyle birden fazla evi bulunan kişiler, fiilen oturduklarını beyan ve ispat ettikleri brüt 200 metrekarenin altındaki tek bir konutları için emlak vergisi ödemeyecek. Ticari kazanç amacı güdülmeyen bu konutlar, ikamet şartı sağlandığı takdirde vergi dışı bırakılacak.

Kanun teklifinin genel gerekçesinde Anayasa'nın “sosyal devlet”, “devletin temel amaç ve görevleri” ile “konut hakkı” maddelerine atıfta bulunuldu.

“Barınma hakkı sosyal devletin güvencesindedir”

Barınma ihtiyacının anayasal bir hak olduğuna dikkat çekilen gerekçede, “Anayasanın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan ‘sosyal devlet’ ilkesi, devletin toplumdaki ekonomik ve sosyal açıdan zayıf kesimleri korumasını, gelir dağılımındaki adaletsizlikleri gidermesini ve vatandaşlarına insanca bir yaşam düzeyini garanti etmesini şart koşar. Sosyal devletin en somut tezahür alanlarından biri de kişilerin barınma ihtiyacının güvence altına alınmasıdır. Anayasa’nın ‘Devletin temel amaç ve görevleri’ başlıklı 5. maddesi; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamayı, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmayı devletin temel ödevi olarak saymıştır.” denildi.

“Devletin konut ve barınma hakkını koruma sorumluluğu var”

Devletin vatandaşı sadece konut sahibi yapmakla kalmaması, aynı zamanda ağır vergi yükleri altında bu konutunu kaybetme riskine karşı da koruması gerektiği vurgulanan gerekçenin devamında, şu ifadelere yer verildi:

“Anayasa'nın ‘Konut Hakkı’ başlıklı 57. maddesi; ‘Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama sınırları içinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır.’ hükmünü amirdir. Bu hüküm devlete sadece yeni konut yapma veya edindirme yükümlülüğü yüklememekte; aynı zamanda kişinin barınma ihtiyacını karşılayan meskenini, ağır mali yükler veya vergi baskısı sebebiyle kaybetme ya da geçim sıkıntısına düşme riskine karşı koruma sorumluluğu da vermektedir.”

“Vergilendirmede ‘ödeme gücü’ ve ‘sosyal adalet’ esas alınmalıdır”

Ağır mali yükler ve vergi baskısının vatandaşların barınma hakkını zedelediğine dikkat çekilen gerekçede, “Anayasa'nın ‘Vergi Ödevi’ başlıklı 73. maddesinde yer alan ‘Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.’ ilkesi uyarınca; vergilendirmede ‘ödeme gücü’ ve ‘sosyal adalet’ esas alınmalıdır.” ifadelerine yer verildi.

“Adaletli vergilendirme sağlanmalıdır”

Mevcut emlak vergisi muafiyetinin yalnızca muhtaç, emekli, dul ve yetim gibi belirli kesimlere tanındığı hatırlatılarak, bu durumun adaletli vergilendirme ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edilen gerekçede, “Mevcut Emlak Vergisi Kanununda, tek meskene sahip muhtaç, emekli, dul ve yetimler gibi belirli kesimlere sıfır oranlı emlak vergisi imkânı tanınmış olsa da; tek bir meskende fiilen ikamet eden veya birden fazla meskene sahip olmakla birlikte barınma ihtiyacını tek bir mesken üzerinden karşılayan vatandaşlarımız bu muafiyetten yararlanamamaktadır.” denildi.

Gerekçede, Ticari kazanç amacıyla kullanılmayan, tamamen asgari yaşam standardı ve barınma hakkı kapsamında kullanılan brüt iki yüz metrekareyi geçmeyen tek meskenlerin vergilendirilmesinin, adaletli vergilendirme ilkesiyle bağdaşmadığına vurgu yapıldı.

“200 metrekarenin altındaki konutlar emlak vergisinden muaf tutulmaktadır”

Kanun teklifi ile getirilmesi amaçlanan yeni düzenlemenin kapsamı ve uygulama kriterleri ise şu şekilde açıklandı:

“Kanun teklifi ile tek meskene sahip olanların brüt 200 metrekareyi geçmeyen bu meskenleri ile birden fazla meskene sahip olanların fiilen ikamet ettiklerini beyan ve tevsik ettikleri brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskenleri emlak vergisinden muaf tutulmaktadır.”

Düzenlemeyle, düşük ve orta gelirli vatandaşların en temel ihtiyacı olan barınma hakkının kullanılmasının desteklenmesi ve vergi yükünün adaletli dağıtılmasının amaçlandığına dikkat çekildi.

iki yüz metrekarenin altında konut sahibi olanların emlak vergisinden muaf tutulmasına yönelik kanun teklifimizin tam metni şu şekilde:

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1-Madde ile barınma ihtiyacını karşılayan, brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların bu meskeni ile birden fazla meskene sahip olanların fiilen ikamet ettiklerini beyan ve tevsik ettikleri brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni emlak vergisinden muaf tutulmaktadır. Böylece konut edinme hakkının kullanılması desteklenmekte ve söz konusu vergilendirmede sosyal amacın dikkate alınması sağlanmaktadır.

MADDE 2- Yürürlük maddesidir.

MADDE 3- Yürütme maddesidir.

1319 SAYILI EMLAK VERGİSİ KANUNUNDA

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “(a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların bu meskeni” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“aa) Brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların bu meskeni ile birden fazla meskene sahip olanların fiilen ikamet ettiklerini beyan ve tevsik ettikleri brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni.”

MADDE 2-Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3-Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.