“Alınan Kararlar İslam ümmetini tatmin edecek kararlar değildir”

Partimiz Dış İlişkiler Başkanlığından İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü İstanbul Toplantısı’na ilişkin yapılan değerlendirmede; alınan kararların İslam ümmetini tatmin edecek kararlar olmadığı vurgulandı.

     ABD Meclisinin 1995 yılında aldığı, Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını uygulamaya koyacaklarının ABD Başkanı Trump tarafından açıklanmasının ardından İslam İşbirliği Teşkilatı, İstanbul’da olağanüstü olarak toplandı. ABD yönetimi aksini iddia etse de böyle bir uygulama Kudüs’ü işgalci siyonistlerin başkenti kabul etmektir.

     Her şeyden önce; Mescid-i Aksa’nın 1969’da kundaklanması sonrası kurulan ve Kudüs’ün özgürlüğünü hedefleyen teşkilatın Kudüs ve Filistin için son derece önemli olan böylesine bir toplantısına pek çok İslam ülkesinin, düşük düzeyde katılım sağlamış olması, teşkilatın mevcut hazin tablosunu gözler önüne sermiştir.

     Venezuela’nın devlet başkanı düzeyinde katıldığı toplantıya, İİT üyesi Türkmenistan, Suriye, Benin, Guyana, Kamerun, Surinam, Gine Bissau ve Mozambik’in hiç temsilci göndermemesi bu ülkeler adına utanç tablosudur.

     İslam İşbirliği Teşkilatı’nın zirvede almış olduğu kararlar, İslam ümmetini tatmin edecek kararlar değildir.

    İslam âlemi, teşkilata üye ülkelerin Siyonist terör şebekesini devlet olarak tanımaktan vazgeçme ve tüm ilişkilerini kesme, ABD ile diplomatik ilişkilerini gözden geçirme, bir bütün olarak Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğunu kabul etme ve bunun gereği olarak da büyükelçiliklerini Kudüs’e taşıma; bağımsız Filistin Devleti’ni tanımayanların da tanıma kararı almalarını bekliyordu.

     Kudüs’te Başkonsolosluğu bulunan Türkiye’den beklenen Kudüs’te açmış olduğu başkonsolosluğu büyükelçilik seviyesine çıkarmasıdır. Bu bağlamda alınan kararlar zayıf kalmıştır.

    “Doğu Kudüs”ün Filistin’in başkenti olarak kabul edilmesi ise Kudüs-ü Şerif’in batı kısmının ve işgal altındaki Filistin topraklarının önemli bir kısmının işgalci siyonist terör şebekesine terk edilmesi anlamına gelmektedir.

Diğer taraftan zirvede;

  1. ABD’nin almış olduğu kararın reddedilerek gayrı meşru ilan edilmesi,
  2. Tüm üye Devletlerin Filistin sorununa dış siyasi gündemlerinde yüksek öncelik verilmesi çağrısı,
  3. Bütün Devletlere Diplomatik Misyonlarını Kudüs-ü Şerif’e taşımaya davet edilmesi,
  4. BM Genel Kurulu’nun sorumluluklarını yerine getirmeye davet edilmesi ve harekete geçmemesi halinde teşkilat üyesi ülkelerin bu ağır ihlali BM Genel Kurulu’nun 377 / A sayılı “Barış İçin Birleşme Kararı” çerçevesinde BM Genel Kurulu’na getirmeye hazır olduklarının teyit edilmesi,
  5. İslam Kalkınma Bankası’ndan işgal altındaki topraklarda ekonomik ve sosyal kalkınma çabalarına destek vermesinin talep edilmiş olması kararları da alınmıştır.

     İslam İşbirliği Teşkilatı’nın mevcut yapısı, şimdiye kadar ortaya koyduğu pratik ve çoğu üyelerinin ABD ve siyonistlerle ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda, bu kararların alınmış olması ilerisi için umut verici bir gelişmedir.

     HÜDA PAR olarak; teşkilata üye her bir ülkenin İslam İşbirliği Teşkilatı’nın oybirliğiyle aldığı bu kararların arkasında durmasını, uygulamaya geçmesi için samimi gayret sarf etmesini; bu toplantının İslam Birliğine giden yolda yeni bir başlangıç ve ABD’nin şer gibi görünen bu kararının İslam Ümmeti’nin Kudüs-ü Şerif’in etrafında birleşmesine vesile olmasını  diliyoruz.

HÜDA PAR

DIŞ İLİŞKİLER BAŞKANLIĞI