​"Değişmesi teklif edilmez olan tek madde 'adalet' olmalıdır"

Adıyaman İl Teşkilatımızın 2’nci Olağan Kongresinde konuşan Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Yavuz, değiştirilmesi teklif edilemeyecek tek maddenin "adalet" olması gerektiğini vurguladı.

Adıyaman İl Teşkilatımızın 2'nci Olağan Kongresi Belediye Konferans Salonu'nda Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Yavuz'un katılımıyla gerçekleşti.  

Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından divan kurulu oluşturuldu. Divan kurulu, mali raporu ve faaliyet raporunu üyelere sunarak ibra etti. Yapılan oylama sonucunda Adıyaman İl Başkanlığımıza Mehmet Demir getirildi.

Kongreye katılan Genel Başkan Yardımcımız Yavuz, adaletin önemine vurgu yaparak, değişmeyecek tek maddenin "adalet" olması gerektiğini belirtti.

Siyasete güvenin önemine dikkat çeken Yavuz, "Siyaset peygamberlik mesleğidir. Peygamberler Allah adına hilafet görevini üstlenmişler, insanları idare etmeye talip olmuşlar, insanlığa hakkı, adaleti, merhameti ve emniyeti getirmişler. Siyaset ile uğraşan her insan, hele hele Müslüman olduğunu ifade ediyorsa dikkat etmesi gereken en önemli husus insanların kendisine olan güvenini sağlamaktır. Bu halkın vergilerinden alınmış, alın teri ile oluşturulmuş hazinelerinin başına geldiğinde eğer hiç kimsenin kafasında, yerelde ya da Türkiye idaresinde 'tamam emin ellerdeyiz, Herhangi bir yolsuzluk, hırsızlık olmaz, ihaleye fesat karıştırılma olmaz.' deniliyorsa o zaman o siyasi partinin temiz olduğunu, helal olduğunu bu halkı idare edecek salahiyete sahip olduğunu hep beraber söyleyebiliriz. Ama halkın gözünde ve kafasında 'bunlar da bu konularda sıkıntılıdırlar, bunların yereldeki temsilcileri de hakkaniyete ve adalete uygun olmayan hareketlerde bulunuyorlar. Bunlar da kendilerini ve yandaşlarını kayırıyorlar.' diye bir anlayış var ise maalesef siyaset ile hedeflenmek istenen şey yerine gelmemiş, bir boşluk oluşmuş demektir. Siyaset ve hayat boşluk kabul edemeyeceği için bu boşluğun mutlaka doldurulması gerekiyor. Onun için 'dürüst siyaset, gerçek adalet' diyoruz." ifadelerini kullandı.

"Irk üstünlüğü düşüncesi kaos doğurur"

"Allah’ın katında insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler." diyen Yavuz, ırkın ön plana çıkarılarak yapılacak olan siyasetin iyi sonuçlar doğurmayacağını söyleyerek şöyle konuştu:

"Eğer siyaset bir kesimi ya da bir grubu üstün hale getirir ise ya da şimdilerde yapıldığı gibi bir kavmin üstünlüğünü, bir ırkın üstünlüğünü esas alacak tehlikeli adımlar atarsa memlekette kaos, anarşi, istikrarsızlık olur. İnsanlar kendilerini ötekileştirilmiş hissederler. Oysaki Allah adına hilafet görevini üstelenmiş olan bir insanın şu hakikati çok iyi bilmesi lazım. İnsanlar bir tarağın dişleri gibi eşittirler. Türk’ün Kürt’e bir üstünlüğü yoktur. Arap’ın Acem’e bir üstünlüğü yoktur. Bu anlayışın zedelenmemesi lazım. Mevcut sistem kurulurken laikçiliği ve Türkçülüğü esas aldı. Yaşadığımız bütün sıkıntılar bunun sonucudur. Yani bu sistem, hali hazırdaki anayasal sistem, maalesef bu halkın dili ile ve dini ile kavga etti. Bu memlekette yaşayan çok farklı çeşitlilikleri yok saydı, tek bir anlayışı esas almaya çalıştı. Lâikçilik üzerinden çok tuhaf yaklaşımlarla maalesef bir din düşmanlığı yaparken Türkçülük üzerinden dil düşmanlığı yaptı. Gelen süreçler içerisinde bunlardan mağdur olduklarına şahit olduğumuz ve bu mağduriyetleri ortadan kaldıracağı vaadiyle bu halktan oy alan insanların bu sorunları ortadan kaldırmasını beklerken onlarında maalesef bu sistemi daha da tahkim etmek için adımlar atıyor. Evet, mevcut anayasal sistemimiz içerisinde mecliste Kürtçe konuşulduğu zaman, Türkçe’nin dışında başka bir dille konuştuğu zaman sistem onu tanımıyor. Meclisin tutanaklarına bilinmeyen bir dil olarak geçiyor."

"Kendi memleketinde en az 15 milyon Kürt'ün dilini 'bilinmeyen dil' olarak tanımlarsan ne olur?" diye soran Yavuz, emperyalist devletlerin dili kendi çıkarları doğrultusunda kullanmasına fırsat verilmemesi gerektiğini belirtti.

Yavuz, "Bu toprakların üzerinde hesapları olan başını ABD’nin çektiği emperyalist devletler 12 bin kilometreden bağırır; derki 'kim demiş senin dilin yok diye, senin dilin şerefli bir dildir, sen şerefli bir kavimsin, sana devlet vereceğim. Bak senin sistemin seni kabul etmiyor, seni yok sayıyor, senin dilini kabul etmiyor.' der. İşte Afrin gibi bir sonucu ortaya çıkarır." diye konuştu.

Çözüm süreci boyunca devletin birçok gerçeği görmezden geldiğini ifade eden Yavuz, "2 buçuk yıl süren çözüm sürecinde devlet maalesef bir akıl tutulması ile meydanı silahlı gruplara bıraktı. 'Biz devlet ile anlaşmışız' diyerek bizim gençlerimizi, -Diyarbakır’dan, Mardin’den, Bitlis’ten, Adıyaman’dan, Urfa’dan- bu halkın evlatlarını dağlara çıkararak Suriye’nin Kürdistan bölgesinde üzülerek belirteyim ABD’nin emrine girer hale getirdiler. Peki, bu insanların canını, malını korumakla görevli olan devlet neredeydi? Üzülerek belirteyim devlet bunlara seyirci kaldı." şeklinde konuştu.

"Değiştirilmesi teklif edilemeyecek tek madde adalettir"

"İnsanların kafalarında hâlâ siyaset kurumuna yönelik bir emniyet ve güven yok. Neden yok?" diye soran Yavuz konuşmasının devamında şunları kaydetti:

"İnsanlar, acaba benim milletvekili olarak gönderdiğim temsilciler, Bakanlar Kurulunu oluşturan kabine, siyasi mekanizma benim hakkımı gözetiyor mu gözetmiyor mu? Bundan emin değil, emniyeti kaybetmişiz. İnsanlar birbirilerine olan güvenlerini kaybetmişlerdir. Bizler HÜDA PAR olarak atılan bu yanlış adımlar karşısında sesimizi yükseltiyor, eleştiriyoruz. Anayasa’da bir madde var, 'değiştirilmez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez' diye bazı ilkelerden bahseder. Bize göre değiştirilmemesi gereken veya değişmesi teklif edilmez olan tek madde adalet olmalıdır. Adalet asla değiştirilemez, hiçbir şeye kurban edilmez, siyasi menfaatlere feda edilemez. Bu memleketin çocukları olarak nesillerimize güvenilir bir gelecek bırakma adına -hoşumuza gitse de gitmese de- aleyhimize olsa da biz adaletten hiç ayrılmamak zorundayız."

"HÜDA PAR’ın ilkelerini benimsemiş herkesi bekliyoruz"

Partimizin memleket ve insanlık için taşıdığı kaygıları kendine dert edinmiş olan herkese ellerini uzatıp onlarla birlikte siyaset yapmak istediklerini belirten Yavuz, "İnsanlara yalan söylemeyecek, iftira atmayacak, basit bir dünyalık menfaat bir milletvekilliği ya da siyasi bir gelecek adına asla dürüstlükten ayrılmayacak, adaleti her şeyin üzerinde tutacak bütün inançlı insanları HÜDA PAR’da siyaset yapmaya davet ediyoruz. İnsanlar kandırıldıklarını, aldatıldıkları düşünüyor. Siyasetten beklentilerinin yerine gelmediğini düşünüyor. Bu boşluğun bir şekilde doldurulması gerekiyor. İşte bizler hasbelkader bu siyasi boşluğu doldurmak adına siyasi arenaya çıkmışız. Buna inanmış olan herkese aidiyeti ve milleti ne olursa olsun, mensubiyeti ne olursa olsun 'evet ben de bu sıkıntıları görüyorum çocuklarıma helal rızık ve helal bir gelecek bırakmak istiyorum.' diyen herkese elimizi uzatıyor, gönlümüzü açıyor ve onları HÜDA PAR’a davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Daha sonra eski İl Başkanımız Ali Çelik ise yaptığı konuşmada 5 yıl boyunca kendisini yalnız bırakmayan ilçe başkanlarına ve il idare kuruluna teşekkür etti.

Çelik, "Ülkemizin dar boğazlardan geçtiği günlerde şahsi menfaatlerimizi bir yana bırakarak halkımızın maslahatı için meydanlarda hakkı haykırdı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde henüz hiçbir resmî açıklama olmadan tüm üye ve gönüllülerimiz ile ülke genelinde sokaklara çıkarak darbecilere karşı tek yürek olmaya çağrıda bulunduk. İstanbul il teşkilatındaki bir kardeşimiz darbecilere karşı verdiği mücadelede şehit olmuştur." dedi.

ADIYAMAN İL BAŞKANLIĞI