"Sosyal medyanın hiçbir alanı bizim işimizden daha fazla öneme sahip değildir"

Bingöl'de düzenlenen panelde konuşan Genel Başkan Yardımcımız Erdal Elibüyük, "Sosyal medyanın hiçbir alanı bizim işimizden, evimizden ve çocuklarımızdan daha fazla öneme sahip değildir" dedi.

2018-03-26 18:49:20 / ETKİNLİKLER / Küçült | Büyüt

Bingöl Belediye Kültür Merkezi'nde 'Türkiye sorunlarına HÜDA PAR'ın Çözümleri' konulu panel düzenlendi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan panele Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Erdal Elibüyük, Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Eyüp Yanaç ve GİK üyemiz Şeyhmus Tanrıkulu konuşmacı olarak katıldı.

‘Siyaset ve Medya’ konulu bir sunum yapan Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Erdal Elibüyük, medyanın önemli bir güç olduğunu belirterek, medyanın geçmişten günümüze kadar ekonomik ve siyasete yön veren önemli bir alan olduğunu gördüklerini söyledi.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde medyanın 4’üncü güç olarak değil de aslında birinci güç olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Elibüyük, "Zira medya, toplumu şekillendiren, iktidarlara ayar veren ve hakikaten bu noktada belki dünya üzerindeki gelişmeleri yönlendirmede çok önemli bir göreve sahip." dedi.

Elibüyük, "Türkiye, her 10 yılda bir darbeler yaşayan bir ülke olarak medyanın gücünü iliklerine kadar hissetmiş. Türkiye’nin darbeler tarihinde medya, siyasi, yargı ayağına çok fazla dokunulmamış. Bugün medya ayağını konuşacağız. Zira her 10 yılda bir darbe yaşanmış bir ülkede medya çok önemli bir aktördür. Algılarla gerçekler birbirinden farklıdır ve bu toplum hep algılar üzerinden yönetiliyor. Algılarla yönetildiği için de algı oluşturmada da en büyük ayak medyadır." ifadelerini kullandı.

Son zamanlarda medya gücünün, sosyal medyaya kaydığını anlatan Elibüyük, "Bugün Türkiye’de gazete okuma sayısı veyahut işte televizyon izleme oranı sosyal medyaya göre daha düşüktür. Dünya üzerinde 5 milyara yakın soysal medya kullanıcısının olduğu istatistiklerle ifade ediliyor. Bunlar arasında Facebook, Twitter ve diğer sosyal medya ağları çok yoğun bir şekilde kullanılıyor. Arap baharının sosyal medyayla etkisini gördük. Yine gezi olaylarında biz sosyal medyanın etkisini gördük. Belki de en önemli ayağı da 15 Temmuz’da sosyal medyanın gücünü ve etkisini gördük. 'Darbe girişimini nasıl öğrendiniz?' şeklinde bir çalışma yapılıyor. Büyük bir kesim, yani rakamsal olarak yüzde 80’e yakını, sosyal medya üzerinden öğrendiğini söylüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medyanın tehlikelerine işaret eden Elibüyük, "Sosyal medyanın hiçbir alanı bizim işimizden, evimizden ve çocuklarımızdan daha fazla öneme sahip değildir. Yani eğer sosyal medyaya ayırdığımız vakit çocuklarımıza, evdeki ortama ayırmamız gereken vakitten fazla ise bu alanda ibadetlerimizin yapmamız gereken sorumluluklarımızın önüne geçmişse bence burada durup düşünmemiz gerekiyor." diye konuştu.

'İktisadi meselelere bakış açısı' konulu sunumunu yapan Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Eyüp Yanaç ise insan ve adalet temelli anlayışın,  çıkış ve programlarının aynı zamanda bütün dünyadaki sorunlara bir çözüm olduğunu söyledi.

"Dünyadaki çatışmaların temeli adaletten uzak sürdürülen politikalardır"

Yanaç, şunları söyledi: "Birçok yerde gördüğümüz, şahit olduğumuz silaha yansır veya yansımaz, çeşitli çatışmaların temelinde insana dayanmayan adaletten uzak sürdürülen politikalar yüzündendir. Değerlerimize uygun bir iktisadi düşünce, sistem, eğitim modelinin geliştirilmesi lazım. Ne tür sıkıntılar var ekonomik olarak? Arkadaşlar en önemli sıkıntılarımızdan bir tanesi işsizlik, enflasyon, cari açık, gelir adaletsizliği, bölgeler arasındaki değişmişlik farkı sorunudur. İnsanı merkeze almayan yani elit olanlara, çeşitli kartellere çalışan sistem sorunudur. Biz bunlardan şikayetçiyiz, bunların gözden geçirilmesi lazım, var olan sorunların tedricen halledilmesi lazım." dedi.  

"İstihdamı sağlamayan bir büyüme insani ve adil değildir"

Yanaç, "İstihdamı sağlamayan bir büyüme insani ve adil değildir. Bir büyümenin hissedilmesi lazım, büyümenin mutlaka işsizliği düşürmesi lazım. Hükümetin, '2018'de işsizlik tek haneye düşecek' şeklinde bir sözü vardı. 3’üncü aydayız var mı? Hâlâ yok. Şu anda hâlâ çift rakamlıdır, enflasyon da çift rakamlıdır."

İşsizliğin özellikle bölgede çok büyük sorun olduğunu vurgulayan Yanaç, "Türkiye’de yüzde 10 küsur bir işsizlik var. Bugün gerçek işsizlik değeri yüzde 16 civarında; gençlerde resmi olarak yüzde 19-20 küsur civarındadır. Gerçek genç işsiz oranı yüzde 40 civarındadır. Bu bölgede işsizlik Türkiye ortalamasının 2 katıdır. Bölgeler arasında ki gelişmişlik farkı çok fazladır. Avrupa’da yüzde 1,8 iken, Türkiye’de yüzde 4 tür. Yani bir bölge diğer bir bölgeye karşı gelişmişlik katsayısı yani 4 katı fazladır. Bunlara çözüm üretilmesi lazım, bunlara çözüm üretilmezse bunlar sosyal problemlere, sosyal sorunlara sebep olur. Bizim gençlerimiz, insanımız değerlidir; biz bu değeri kaybedemeyiz. Bizim bu insanı kendi evinde, memleketinde, ilçesinde, köyünde tutmamız lazım. Bunlara ilişkin doğru politikalar üretmemiz lazım. Üretilmiyor maalesef. Halen insanımız göç ediyor." diye konuştu.

"Bu davaya hizmet etmekle biz mükellefiz"

GİK üyemiz Şeyhmus Tanrıkulu ise paneldeki sunumunda partimizin amaç ve gayelerinden söz etti.

6 yıldır siyaset alanında çaba ve gayret içerisinde olduklarını vurgulayan Tanrıkulu, "Türkiye en başta olmak üzere İslam ümmetinin ve hatta insanlığın sorunlarına çözümler üretiyorsak, insani ve İslami olarak yaklaşıyorsak, bu değerlerimizi toplumun her kesimine götürmek zorundayız. Bugün bu ilkelerden uzak veya halkımız ile bizim aramıza bu ilkelerin bilinmesi, tanınması, kabul edilmesi arasına girmek isteyenler var, algı operasyonu yapmak isteyenler var. Dolayısıyla bizim çok çaba ve gayret içerisine girip çok çalışmamız lazım. Burada bu çalışmayı yaparken yani sadece belli bir kesim değil, 50-60 yaş olan bir kardeşimiz de 15 yaşında bulunan bir çocuğumuz da aynı şekilde çaba ve gayret içerisinde olmalıdır. Bu davaya hizmet etmekle biz mükellefiz. Bu davayı yani İslam medeniyetini tekrar eski şanlı günlerine döndürmemiz lazım." dedi.

"Birinci önceliğimiz bu ülkede adaletin yeniden tesis edilmesini sağlamaktır"

Adaletin rafa kardırıldığı bu ülkede yaşayan 80 milyon insanın direk ve dolaylı olarak haksızlıklara uğradıklarını ve her gelen hükümetin bir şekilde bu haksızlıkları devam ettirdiğini söyleyen Tanrıkulu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dolayısıyla 80 milyon insana adaletin yeniden tesis edilmesini, HÜDA PAR olarak birinci önceliğimiz olarak açıkladık. Evet, bizim birinci önceliğimiz bu ülkede adaletin yeniden tesis edilmesini sağlamaktır. Oysaki bu ülkenin gerçekten barış içerisinde, huzur içerisinde yaşanabilirliğini sağlamak gerekiyor. Bunun adımları atılması gerekiyor. Bunun için de HÜDA PAR’ın parti programındaki temel ilkelerine gerçekten ihtiyaç var. Ve bugüne kadar yapmış olduğumuz açıklamalarda var olan sorunlara getirmiş olduğumuz çözümlere ve buna benzer durumlarda hep haklı çıktık. Bizim görevimiz anlatmaktır, tebliğ etmektir; bizim görevimiz partimize davet etmektir. Biz bunu yaptıktan sonra Allah takdir ederse insanlar gönüllerini bize açar, desteklerini de bize açar. Ama biz kendi görevimizi mutlaka aksatmadan, gevşeklik göstermeden yerine getirmemiz gerekiyor."

BİNGÖL İL BAŞKANLIĞI

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI