“Dindar insanlara yönelik cadı avı başlatıldı”

28 Şubat dolayısıyla düzenlenen basın açıklamasının ardından konuşan Bingöl İl Başkanımız Hamdullah Tasalı, 28 Şubat darbe mağdurların halen cezaevinde olduğuna dikkat çekti.

/ ETKİNLİKLER / Küçült | Büyüt

Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu tarafından 28 Şubat darbesinin yıl dönümü nedeniyle düzenlenen basın açıklamasında konuşan Tasalı, FETÖ’cü darbecilerle mücadele edildiği gibi,28 Şubat darbecileriyle de cesurca ve kesintisiz bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

Tasalı; "Meşum 28 Şubat post modern askeri darbe demokratik, laik rejimi kollama ve kurtarma saikiyle yapılmış bir 'terör' girişimidir. Kendilerini devletin ve rejimin sahibi gören Laik Kemalist zorbalar, dış güçlerin-ABD- desteği ile bu darbeyi yapmışlardır. Bu hain 'asker üniformalı terör' girişimi İslam ve İslami değerlerle topyekûn bir mücadele sürecidir. Söz konusu bu güne kadar darbecilerden hesap sorulmadığı için, yeni darbelere neden olmuş ve darbecileri cesaretlendirmiştir. Dış güçlerin desteğiyle yapılan bu darbe sürecinde;  dindar insanlara yönelik cadı avı başlatılmış, binlercesi Batı Çalışma Gurubunca fişlenmiş, çalıştığı işinden atılmış, işyeri kapatılmış, başörtülü ve sakallı oldukları için binlerce öğrenci okullardan atılmış, dindar kişilerin sahip oldukları özel ve tüzel kurumlara el konulmuş, yüzlerce ilahiyat fakültesi, imam hatip okulu ve Kuran Kursuna kilit vurulmuştur. Kitaplar yasaklanmıştır. Camilerde elifba dersleri alan gençler derdest edilmiştir. Rejim muhalifi diye dindar kişilere kumpaslarla, sahte belgelerle işkenceler yapılmış, haksız yere yüzlercesi müebbet hapse mahkûm edilmiştir. Binlercesi işkenceler sonucunda sakat bırakılmıştır." dedi.

"FETÖ’cü darbecilerle mücadele edildiği gibi,28 Şubat darbecileriyle de cesurca ve kesintisiz bir şekilde mücadele edilmesi gerekir"

FETÖ’cü darbecilerle mücadele edildiği gibi, 28 Şubat darbecileriyle de cesurca ve kesintisiz bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden Tasalı, "Zira darbecilerin gadrine uğrayan dindarların mağduriyetleri hâlâ devam ediyor. Bu mağduriyetlerin acilen giderilmesi gerekir. Başta hükümet olmak üzere herkes darbecilerden şikâyetçi ancak darbecilerden kimsenin hesap sorduğu yok. Bilakis hükümet 23 Eylül 2012 yılında yürürlüğe koyduğu 'bireysel başvuru hakkı' yasası ile adeta darbecileri ödüllendirmiş, aklamıştır. Söz konusu yasadan darbe mağdurları ne yazık ki faydalanmamaktadır. Çünkü çıkarılan yasa ile 2012 yılı öncesi tutkulular için bireysel başvuru hakkı tanımıyor. Türkiye 28 Şubat post modern darbecilerini koruma utancından biran önce kurtulmalıdır. Devletin FETÖ’leştiği FETÖ’nün devletleştiği zamanlarda mağdur edilen ailelerin dramı devam ediyor. FETÖ ve darbecilerle mücadele edilecekse ilk adım olarak bu mazlumların/mağdurların haklarının iade edilmesi gerekir. Bunun için İlk olarak mağdur ettikleri kişiler-ki hala-cezaevindeler derhâl özgürlüklerine kavuşturulmalı, itibarları iade edilmeli, kendilerinden ve ailelerinden özür dilenmelidir. Bunca yıldır çektikleri acıların bir nebze olsun hafiflemesi için maddi ve manevi zararları tazmin edilmelidir. Zarara uğrattıkları kişilerin-mağdurların- özel ve tüzel kurumsal zararları karşılanmalı, darbecilerin mal varlıklarına el konulmalı, devlet hazinesine devredilmeli, mağdurlara verilecek tazminatlar buradan karşılanmalıdır. Darbeciler yargı önüne çıkarılmalı kendilerinden hesap sorulmalıdır. Aksi halde ülkede darbeler bitmeyecek, yenileri gelecektir. Zira hesabı sorulmayan her suçlu daha bir azgınlaşacaktır." diye konuştu.

BİNGÖL İL BAŞKANLIĞI

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI