Malatya İl Başkanlığımızda görev değişimi

Malatya Teşkilatımızın 1. Olağan Kongresinde konuşan GİK üyemiz Şeyhmus Tanrıkulu, dinine, mezhebine, diline bakmaksızın insanı siyasetlerinin merkezine alarak adaletin tesis edilmesi gerektiğine inandıklarını söyledi.

/ KONGRELER / Küçült | Büyüt

Malatya il Teşkilatımız 1’nci olağan kongresini GİK Üyemiz Şeyhmus Tanrıkulu’nun katılımıyla gerçekleştirdi.

Üye ve delegelerimizin katıldığı kongrede, il başkanlığına seçilen M. İlker Dönmezer, ümmetin birliği ve vahdeti için çaba sarf edeceklerini belirtti.

Parti binasında bulunan konferans salonunda gerçekleştirilen kongreye GİK Üyemiz Şeyhmus Tanrıkulu, ilçe başkanlarımız, STK temsilcileri, partililer, delegeler, basın mensupları ve halk katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan kongrede yoklama yapıldıktan sonra Divan Başkanlığı seçimi yapıldı. Divan’ın oluşmasının ardından mali ve faaliyet raporu okundu.

"İnsanı dinine mezhebine diline bakmaksızın siyasetimizin merkezine  aldık" 

Yapılan kongrenin hayırlara vesile olmasını temenni eden GİK Üyemiz Şeyhmus Tanrıkulu, kongrelerde ana tema olarak ‘Önce İnsan Öncelik Adalet’ dediklerini ifade ederek, "Bunun sebebi kâinat ve içindekiler ve de insanlık ancak adalet ve insan merkezli olursa huzur ve saadet bulur, kurtuluşa erer. Eğer bunun zıddı olursa, yeryüzü bir kaosla karşı karşıya kalacak, milyonlarca insanın hayatına mal olacaktır. Bundan dolayı, önce insan diyoruz. İnsanı, siyasetimizin merkezine alarak dinine, mezhebine, diline bakmaksızın kendisi için adaletin tesis edilmesi gerektiğine inandık ve bunu dile getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

"Sorunlarımıza emperyalist ülkeleri müdahil etmeyin!"

"Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik istiyorsak, kardeşlik ve huzur istiyorsak İslam’ın emirlerine sarılmamız lazım." diyen Tanrıkulu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunun için de İslam ülkelerinin kendilerini bir kez daha gözden geçirmeleri gerekiyor. İslam âleminde bugün yaşanmakta olan sorunlar bizim sorunlarımızdır ve kendi aramızda konuşarak hal etmemiz gereken sorunlardır. Bu sorunları uluslararası güçlerin müdahil olduğu bir alan olmaktan çıkarmamız gerekir. Bu kardeşliğin oluşturulması gerektiği hep konuşuluyor, ancak pratikte adımların atıldığını hiç görmedik. Bir örnek vermek gerekirse; Cumhuriyet’in kuruluş döneminde, İngilizlere, Fransızlara, İtalyanlara karşı Müslüman kardeşleri Türklerle omuz omuza savaşan Kürtler, cumhuriyetin kuruluşu sonrasında inkâr edildiler, asimile edildiler, katledildiler. Bu yaşananlar sonrası ortaya çıkan ve adına Kürt Meselesi dediğimiz bölgesel-uluslararası bir mesele haline getirildi. HÜDA PAR olarak diyoruz ki; sorunlarımıza emperyalist ülkeleri müdahil etmeyin! Siz eğer bu sorunları ABD’nin çözmesini bekliyorsanız, Rusya’nın çözmesini bekliyorsanız daha çok beklersiniz. Emperyalist ülkelerin girdiği ülkelerde kan ve gözyaşından başka bir şey olmamıştır ve bu emperyalistler bunun devam etmesi için fitne ve fesat çıkarmaya devam edeceklerdir. Bundan dolayı ABD gibi ülkelerin müttefik olarak görülmesinden artık vazgeçilmesi gerekiyor. Stratejik müttefik diye bir şey olmaz. ABD’nin tek bir müttefiki var o da siyonist israil terör devletidir ve ABD’nin kendi çıkarlarıdır. Kendi çıkarı dışında bütün insanları kurban edecek kadar vahşi ve barbar bir düşünceye sahip olan ABD,  tek bir atom bombası yüzbinlerce insanı katledebilmiştir. Bunu tarihten biliyoruz. Bunlardan ders almamız lazım. Bugün Suriye meselesinde olduğu gibi söz de barışı sağlamak için emperyalist ülkeler davet edildi. Suriye de taş üstün de taş kalmadı. Bir milyona yakın insan hayatını kaybetti."  

"Kardeşlik hukukunu pratize etmemiz lazım"

Tüm bu sorunların çözümünün ancak İslam’ın adalet prensibi ve kardeşliğin esas alınmasıyla çözüme kavuşabileceğini belirten Tanrıkulu, "Bu görmezden gelindiği müddetçe kan ve gözyaşı akmaya devam edecektir.  Bundan dolayı İslam ümmetinin bireyleri ve farklı etnik ve mezhepler arasında birlik- beraberlik istiyorsak, kardeşlik istiyorsak; kardeşlik hukukunu pratize etmemiz lazım ve adalet ilkesini ana gaye haline getirmemiz gerekir. ” dedi.

"Bu ilkeler görmezden gelinerek sorunlar çözülemez"

15 Temmuz darbe girişiminde darbeye karşı duranların ülkenin Müslüman halkı olduğunu ve bu halkın "Allah-u Ekber" nidaları ile darbeye karşı direndiklerini, canlarını verdiklerini belirten Tanrıkulu, ülkede birliği sağlayabilecek yegâne gücün İslami hükümler ve ilkeler olduğunu söyledi.

Tanrıkulu, "Bu ilkeler görmezden gelinerek sorunlar çözülemez.  Birlikte yaşayan milletimiz, huzur içerisinde, kardeşlik içerisinde yaşamak istiyor. Bunun için geçmiş hükümetlerin aksattığı bazı iyileştirmeler yapılmış olabilir. Ama bunlar yeterli değil. İki adım da bu sorunlar halledilir. Bir; Temel insan hak ve hürriyetlerinin sağlanması. İki; Etnik kimlik ve inanç hürriyetlerinin anayasal güvence altına alınması. Böylece,  ülke eskiden olduğu gibi bölgesel ve küresel bir güç haline gelebilir. Ama siz bu sorunları halletmezseniz, değil emperyalist ülkelerle karşı karşıya kalmak, beka sorunu ile karşı karşıya kalırsınız.” ifadelerini kullandı.

"Ehli vicdan sahibi bunu kabul edemez"

FETÖ’nün kumpasları sonucu cezaevlerinde bulunan mağdurlara yeniden yargılanma yolunun açılması çağrısında bulunan Tanrıkulu, cezaevlerinde 15-20 yıldır tutulan mağdur mahkûmların ceza almalarını sağlayan hâkim ve savcıların da terör örgütü üyesi suçlamasıyla cezaevlerinde bulunduğunun unutulmaması gerektiğini altını çizdi.

Tanrıkulu, "Tüm bunlara rağmen hala bu insanlara yeniden yargılanma yolu açılmıyor. Hükümet bunu ısrarla görmezden geliyor. Ehli vicdan sahibi bunu kabul edemez." dedi.

"OHAL uygulaması artık halkımıza, insanlarımıza zarar vermeye başlamıştır"

Güvenlik soruşturmalarının açtığı mağduriyetlere de değinen Tanrıkulu, sözlerine şöyle devam etti:

Olağanüstü hal nedeniyle güvenlik soruşturmaları adı altında insanlar mağdur ediliyor. 15-20 yıl önce 3 gün gözaltında kalanlar bugün çeşitli bahanelerle işlerinden atılıyor. Hangi mantıkla? Amerika uşağı FETÖ’nün oluşturduğu devlet hafızası ile. 20 yıl önce FETÖ tarafından oluşturulan devlet hafızası üzerinden insanlar işlerinden atılıyor, yeni bir mağduriyet oluşturuluyor. Bu da gösteriyor ki, OHAL uygulaması artık halkımıza, insanlarımıza zarar vermeye başlamıştır. OHAL ilan edildiği zaman darbecilere karşı kullanılacağı söylenmişti. Zamanla halkta bundan etkilenmeye başladı. Dolayısıyla hükümet OHAL’i bir kez daha gözden geçirmelidir.  OHAL olmadan devlet terörle, darbecilerle mücadele edemez mantığını reddediyoruz."  

Program yapılan seçimlerin ardından Malatya İl Başkanlığına seçilen M. İlker Dönmezer’in teşekkür konuşması ile sona erdi.

MALATYA İL BAŞKANLIĞI

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI