“Arabulucusu şeytan olan bir kavga son bulmaz”

Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Afrin'de yaşanan gelişmelerin, ABD'den kimseye müttefik olamayacağını bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, “Arabulucusu şeytan olan bir kavga son bulmaz” dedi.

/ GENEL BAŞKAN / Küçült | Büyüt

Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Doğruhaber Gazetesine verdiği röportajda son Afrin operasyonunu değerlendirdi.

Gelişmelerin, ABD’nin gerçek yüzünü ortaya çıkardığını ve ABD'den kimseye müttefik olmayacağının bir kez daha ortaya çıktığını belirten Yapıcıoğlu, Rusya'nın da ABD'den farksız, aynı emperyal uygulamalarla hareket ettiğinin altını çizdi.

 “Türkiye'nin ABD'yi stratejik ortak görmesi baştan beri hatadır”

Amerika'nın bölgede var olan bütün etnik ve dini grupları birbirine kırdırmaya çalıştığını belirten Yapıcıoğlu, “Bu konuda Türkiye baştan beri hata yapıyor. ABD'ye seslenilirken bu yaptığınız müttefiklik hukukuna sığmaz gibi söylemlerle serzenişte bulunuluyor. ABD kâğıt üstünde müttefik olabilir veya arada gönül almak için Türkiye'nin hoşuna gidecek açıklamalarda bulunabilir. Fakat Türkiye'nin ABD'yi stratejik ortak görmesi baştan beri hatadır. Amerika şeytandır ve şeytanlık yapmaya da devam edecektir. Arabulucusu şeytan olan bir kavga son bulmaz, aksine gittikçe kızışır. Amerika'nın politikası bölgede var olan bütün etnik veya dini grupları bir şekilde birbirine kırdırmaktır. Tıpkı siyonizm anlayışı gibi, benim etrafım ne kadar karışıksa o kadar güvende olurum anlayışıyla hareket ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ABD tarafından afrin harekâtına zorlanmıştır”

İlk günden beri ABD'nin bölgede PKK/PYD'ye bir devlet kurdurtacağı fikrinde olmadığını ifade eden Yapıcıoğlu, “Dolasıyla Amerika şunu sattı, bunu aldı anlayışı da bana çok sağlıklı gelmiyor. Amerika olabildiğince ortalığı karıştırmaya yönelik bir politika izliyor. Mesela PYD'ye verdiği silahların seri numaralarını da Türkiye'ye verdi. Buradan net görüyoruz ki Türkiye'nin sinir uçlarına dokunarak ‘bakın durum ciddi, ben silah veriyorum bu da kanıtı' şeklinde oldu ve Türkiye'yi o tarafa çekmeye çalıştı. Türkiye bu anlamda ABD tarafından Afrin harekâtına zorlanmıştır. Kanaatimce bunu bilinçli bir şekilde yaptı. Operasyon konusunda ‘Türkiye'nin ciddiyeti Amerika'ya geri adım attırdı' gibi yorumlara katılmıyorum. Çünkü sürece baktığımız zaman, ABD işin bu noktaya gelmesi için çok çaba sarf etmiştir. Orada zarar görme ihtimali olan sivil halk üzerinden kaotik bir ortam oluşturmak istiyor. Halk, ABD ile birlikte hareket eden silahlı unsurlardan ayrı tutulmalı ve zarar görmemesi için azami dikkat sarf edilmelidir” şeklinde konuştu.

“Emperyal devletler bizi birbirimize düşürüyor”

“Emperyal devletlerin aramıza fitne sokarak bizi birbirimize düşürdü” diyen Genel Başkanımız, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim değerlendirmemiz bu konuda şudur; coğrafyamızda bir takım sorunlar olabilir. Bu sorunların nedenleri arasında çok şey sıralayabiliriz, ama bu sorunlar bizim iç sorunlarımızdır. Bu sorunları emperyalistlere havale etmeden kendi içimizde çözmek gibi bir zorunluluğumuz var. Bizim bu coğrafyada geçmişte pratize edilmiş bir metodumuz ve inancımız var. Eğer biz bu inancın gereğini yerine getirirsek, bu bölgede yaşayan bütün halklar geçmişte olduğu gibi, bugünde kardeşçe yaşayabilirler. Başta ABD olmak üzere emperyal devletler sorunlarımızı bu şekilde çözmemizi istemiyorlar. Sürekli bizim farklılıklarımıza büyüteç tutmak suretiyle aramıza fitne sokarak bizi birbirimize düşürüyorlar. Bu söylemlerimi Rusya için de söylüyorum. Çünkü biliyoruz ki Yahudi ve Hristiyanlar için biz onların inancına uymadıkça onlar bizden razı olmazlar. İlahi kelam bizi bu şekilde ikaz ederken bizim onlarla dost ve müttefik olmamız doğru olmaz. Özet olarak bu bölgede yaşayan bütün halklar birbirlerinin hukuklarına riayet etmediği müddetçe kaotik hal son bulmayacaktır. PYD'ye ilişkin de bir şeyler söylemek gerekir. Suriye'deki karışıklıklar başladığında ilk başta maaşlarını ve silahlarının Esed'den alarak onlar adına bir bölgeyi kontrol altında tutup muhaliflere karşı savaşma pozisyonundaydı. Sonra Amerika'ya yanaştı. Amerika kendilerine silahlar verince ve ‘bunlar benim kara gücümdür' şeklinde açıklamalar yapınca, onlar, şeklinde yorumladılar. Küresel aktörler tarafından muhatap alındıklarını ve ‘uluslararası bir aktör' haline gelerek meşruiyet zemini bulduklarını zannettiler.” 

“Bu işin müsebbipleri; Amerika ve PKK'dir”

Afrin'de yaşananların baş müsebbiplerinin Amerika ve PKK olduğunu belirten Yapıcıoğlu, son olarak şunları kaydetti:

“Bir tarafta bir örgüt, bir tarafta bir devlet varken, Amerika'nın, onların safında yer alacağı, sonuna kadar onları destekleyeceği gibi bir yanlış hesap içerisine girdiler. Ve bu şekilde pervasız hareketleriyle onlar da bir anlamda Türkiye'yi Afrin'e davet ettiler. Hem hareketleri ve hem de söylemleriyle. Bu, işin bir boyutudur. Bir diğeri de, şimdi Kürtler adına hareket ettiklerini veya Kürtleri temsil ettiklerini söylüyorlar. Ama Afrin başta olmak üzere kanton ilan ettikleri diğer bölgelerde diğer Kürt grupları da dahil kendilerine tabi olmayanları oradan çıkarıp kendi ideolojilerini orada hakim kılmak için despotik bir yönetim gösterdiler. Yani bu işin müsebbiplerinin başında Amerika geliyorsa ikincisi sırada da PKK geliyor. Bu işin baş sorumluları bu ikisidir. Ama neticede ortalığın karışması, bölgenin istikrarsızlaştırılması ve insansızlaştırılması, uluslararası siyonist projenin bir parçasıdır. Ve her çatışma onları, hedeflerine biraz daha yaklaştıracak diye inanıyorlar.”

HÜDA PAR GENEL MERKEZİ

Sistem "AÇIK BETA" Modundadır.

FORM BİLGİLERİNİ DOLDURUNUZ.

YUKARI